T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1540
Karar No : 2023/3221
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
.
VEKİLİ : Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4371, K:2022/5064 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4371, K:2022/5064 sayılı kararıyla;
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin 19/02/2020 tarihinde, Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinin ise 08/02/2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olduğu; anılan düzenleyici işlemlerin ilgili maddelerinin vegan yaşam biçimine uygun olarak bitkisel temelli gıda maddelerinin üretimi, ithalatı ve ihracatıyla iştigal olan firmaların aleyhine uygulanması neticesinde idari yaptırımlara maruz kaldıkları, üreticilerin üretime devam etme iradelerinin ortadan kaldırıldığı, dolayısıyla tüketicilerin de vegan ürünlere erişiminin engellenmesine neden olunduğu ileri sürülerek iptali istemiyle Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına 29/06/2022 tarihinde giren dilekçeyle bakılan davanın açıldığının görüldüğü,
Dairelerinin 06/07/2022 tarihli ara kararında; dava dilekçesinde ve ekinde dava açma süresini başlatacak nitelikteki bir uygulama işleminin ve bu işlemin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiğine dair bir bilgi ve belgenin yer almadığının görüldüğü; bu sebeple iptali istenilen düzenleyici işlemin davacı Dernek açısından uygulanması niteliğinde olan uygulama işleminin bulunup bulunmadığının, bulunması halinde bu uygulama işleminin hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir belgelerin asıllarının veya onaylı suretlerinin istenilmesine karar verildiği; davacı vekili tarafından ara karara cevaben verilen dilekçede, bitki temelli üretimler yapan firmalara para cezasının kesilmesine dayanak olan ve tüketicilerin, vegan bireylerin, dernek üyelerinin vegan peynirlere erişimine engel olan Yönetmelik ve Tebliğ hükümlerinin menfaatlerini zedelediği, doğrudan Dernekleri adına yürütülen bir uygulama işleminin varlığının işbu davanın açılması şartı olmadığı ve bu nedenle düzenleyici işlemin tebliğ yoluyla öğrenilmesinin de usuli açıdan gerekli olmadığı, davaya konu iptali istenen Yönetmelik ve Tebliğ hükümlerinin etkisi devam eden işlemler niteliğinde olduğu ve söz konusu hükümlere dayalı olarak idari para cezalarının kesilmeye devam ettiği belirtilerek, Dernekleri adına tesis edilmiş herhangi bir uygulama işleminin ibraz edilmediği,
Bu durumda; düzenleyici işlem niteliğindeki dava konusu Yönetmeliğin 19/02/2020 tarihinde, Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin ise 08/02/2015 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlandığı ve anılan tarihlerde yürürlüğe girdiği, Yönetmeliğin ve Tebliğ'in uygulanması suretiyle davacı Dernek hakkında tesis edilmiş bireysel bir işlemin de (uygulama işleminin) bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu Yönetmelik ve Tebliğ'in Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihleri izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi geçirildikten sonra, ilk olarak 29/06/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı ve davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uygulama işleminden doğrudan işlemin gerçekleştirildiği tarafın etkileneceği ve 60 günlük süre sonrasında sadece uygulamanın tarafının dava açabileceği yönündeki değerlendirmenin hak arama özgürlüğü ile ulaşılmak istenen amaca ters düşeceği, hak arama özgürlüğünün ciddi anlamda kısıtlanması anlamına gelen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalının duruşma isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yerinde olmadığı kanaatine varılarak gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2022/4371, K:2022/5064 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy