T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1735
Karar No : 2023/3350
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İskilip Belediye Başkanlığı bünyesinde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde görev yapan davacının sözleşmesinin 2017 yılı için yenilenmeyeceğine dair tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve sosyal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla;
Mevzuatta, sözleşmeli personelin hizmet sözleşmesinin hangi hallerde yenilenmeyeceği açıkça düzenlenmemiş ise de, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket edilmesi ve/veya idarece personel istihdamına olanak tanıyan işin veya şartların ortadan kalkması halinde kurumlarınca sözleşme tek taraflı olarak feshedilebileceği gibi personelin sözleşmesinin yenilenmeyebileceğinin açık olduğu,
Bakılan olayda, yürüttüğü hizmeti en iyi şekilde tespit ve uygulama imkanı olan idarenin 2014 yılından itibaren ihtiyaçları doğrultusunda ve sahip olduğu takdir yetkisi çerçevesinde sözleşmeli olarak istihdam ettiği davacının görev tanımına uygun işte görevlendirecek personele artık ihtiyacının kalmaması, yerine başkaca bir personel istihdamı yoluna gidilmemiş olması ve aynı zamanda sahip olduğu takdir yetkisini öznel sebeplere dayanarak kullandığı yönünde bir iddia veya somut bir durumun dosya içeriğinde bulunmadığı görüldüğünden, kadro ve ihtiyaç durumu ile hizmet gerekleri çerçevesinde tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2019/829 K:2022/5391 sayılı kararıyla;
Sözleşme süresi sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu gibi, haklı nedenlerin bulunması durumunda sözleşmeli personelin sözleşme süresi dolmadan sözleşmelerinin feshedilebilmesi mümkün ise de; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum sebebiyle yenilememenin veya feshin haklı sebeplere dayanması gerektiği, bu sebeplerin davalı idare tarafından yargı denetimine imkan verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerektiği,
İdarelerin sözleşmeli personel istihdamı konusunda takdir yetkileri bulunmakta ise de, bu yetkinin sınırsız, soyut ve mutlak nitelikte olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği,
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin hukuken kabul edilebilir bir nedene dayanmadığı, davacının görevinde yetersiz veya başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı hususları gözönüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 01/02/2010 tarihinde taşeron firma işçisi olarak davalı idare bünyesinde işe başladığı ve satın alma biriminde görev yaptığı, 15/01/2014 tarihinden itibaren sözleşmeli personel olarak göreve devam ettiği, belediyenin kimsesiz ve yaşlılar için kurulmuş bakımevinde hiçbir zaman görev almadığı, ayrıca sözleşmesinin yenilenmemesinden sonra davalı idarenin sözleşmeli personel olarak çalışmak üzere üç adet inşaat teknisyeni kadrosu açtığı, ancak alınan kişilerden birinin satın alma, diğer ikisinin zabıta amirliğinde görev yaptığı, sözleşmesinin yenilenmemesinin temel sebebinin satın alma biriminde görev yaparken malzeme alımı yapılan firmanın fiyatlarının piyasanın üstünde olduğu hususunu Belediye Başkanlığı makamına bildirince, anılan firmanın Belediye Encümeni üyelerinden birinin ortağı olması nedeniyle siyasi saikle önce zabıta sekreteri olarak görevlendirildiği, sonrasında da sözleşmesinin yenilenmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinde; "... Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. ... Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendinde; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda açık metnine yer verilen mevzuatta, sözleşmeli personelin hizmet sözleşmesinin hangi hallerde yenilenmeyeceği hususu açıkça düzenlenmemiş ise de, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket edilmesi halinde kurumlarınca sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilebilecek olan sözleşmeli personelin, yine hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı davranması ve bu durumun idarece somut bilgi ve belgeye dayalı olarak kanıtlanabildiği durumlarda ilgili personelin sözleşmesinin yenilenmeyebileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, sağlık memuru kadrosu karşılık gösterilmek suretiyle 5393 sayılı Yasanın 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak çalıştırılmak üzere 15/01/2014 tarihinde sözleşme imzaladığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde satın alma servisinde görevlendirildiği, 2015 yılında sözleşmesinin aynı koşullarla yenilendiği, 13/07/2015 tarihi itibarıyla zabıta sekreteri olarak görevlendirildiği, 2016 yılında da sözleşmesinin aynı koşullarla yenilendiği, sonrasında hizmet sözleşmesinin süresinin sona ermesi ve 2017 yılı için yenilenmeyeceğinin bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davalı idare tarafından, sağlık memuru olan davacının unvanına uygun çalışma yeri bulunmadığı gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmediği belirtilmiş ise de; davacının 3 yıllık sözleşme süresi içinde sağlık memuru olarak hiç görev yapmadığı, satın alma memuru ve zabıta sekreteri görevlerinde istihdam edildiği dikkate alındığında, söz konusu iddiaya itibar edilemeyeceği, öte yandan 5393 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personelin kamu görevlisi olması sebebiyle sözleşmesinin feshedilmesinin objektif nedenlere bağlı olduğu halde, davalı idarece davacının, yaptığı görevlerde başarısız veya yetersiz olduğu ya da disiplinsiz davranışlarının tespit edildiğinin, veyahut son görevi itibarıyla hizmetine ihtiyaç duyulmadığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, bu itibarla, davacının fiilen yaptığı görevin değil de, sözleşmesinde belirtilen ve hiçbir şekilde fiili olarak yapmadığı sağlık memurluğu unvanı esas alınarak ihtiyaç değerlendirmesi yapılmasında ve bu suretle sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy