T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1739
Karar No : 2023/3206
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
.
VEKİLİ : Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2021/2636, K:2022/4761 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 05/11/2013 tarih ve 28812 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 3. maddelerinin, 07/08/1988 tarih ve 19892 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği"nin 6. maddesinde yer alan Devlet Nişanı, Cumhuriyet Nişanı, Liyakat Nişanı kısımlarında "T.C." ve "Atatürk kabartması" ibarelerine yer verilmeksizin eksik düzenleme yapıldığından bahisle iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2016 tarih ve E:2013/7265, K:2016/2356 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2021 tarih ve E:2019/639, K:2021/196 sayılı kararıyla kısmen bozulması üzerine bozma kararına uyularak Danıştay Onuncu Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2021/2636, K:2022/4761 sayılı kararıyla;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat" a yer verilerek, dava konusu Yönetmeliğin 1. ve 3. maddelerinin, Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği'nin 6. maddesinde yer alan Devlet Nişanına ilişkin kısmında "Atatürk Kabartması"na yer verilmemesi yönünden yaptığı incelemede;
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden 2933 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, madalya ve nişanların ebat, biçim ve özelliklerinin Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği ve bu düzenleme yapma yetkisinin içeriği yönünden anılan Kanun'da herhangi bir sınır getirilmediği,
Takdir yetkisinin, temel amacının faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlandığı; düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisinin söz konusu olduğu; bu çerçevede, 2933 sayılı Kanun uyarınca, somut uyuşmazlık yönünden idareye geniş bir takdir yetkisi tanındığı,
Somut uyuşmazlıkta, devlet nişanlarının biçimini düzenleyici işlemle belirleme konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin üst normların çizdiği sınırlar içerisinde kullanıp kullanmadığının ortaya konulması gerektiği; diğer ülke uygulamalarına da bakıldığında, Devlet Nişanlarının milli, tarihi ve kültürel semboller üzerinden uluslararası düzeyde temsiliyetin sağlanarak tasarlandığı ve ekseriyetle bu temsiliyetin "hilal, haç" gibi dini semboller ile "bayrak, defne ve zeytin dalı" gibi milli ve kültürel semboller kullanılarak yapıldığının anlaşıldığı; bu çerçevede, nişanların biçimini belirleme konusunda idareye tanınan geniş takdir yetkisinin Devletimizin ve Milletimizin milli, tarihi ve kültürel sembollerinden biri veya birkaçının birlikte tercih edilerek kullanılabileceği sonucuna ulaşıldığı,
Temel felsefesi ile devletin kurucu değerlerinin belirlendiği Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Başlangıç" kısmında, Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasanın, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılapları doğrultusunda Türk Milleti tarafından Türk evlatlarının emanetine tevdi edildiğinin kabul edildiği; 2. maddesinde de, Türkiye Cumhuriyetinin Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğunun hükme bağlandığı; bu kapsamda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılaplarının Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dayanak ve niteliklerinden olduğu, bu haliyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Devlet ve Milletimizin kültürel ve milli değerlerinin arasında yer aldığı hususunun açık olduğu; bununla birlikte, Devlet Nişanlarının biçiminin belirlenmesi konusunda milli, tarihi ve kültürel değerleri temsil eden farklı sembollerden hangisi ya da hangilerinin tercih edileceği konusunun idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, idari yargı mercilerinin idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belirli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermelerinin hukuken olanaklı olmadığı; başka bir ifadeyle, nişanlarda kullanılan milli, tarihi ve kültürel sembollerden Atatürk silueti, Türk Bayrağı veya on altı büyük Türk Devletini temsil eden motiflerin birlikte veya tek başına kullanılmasının tercih edilmesinin, dava konusu Yönetmelik hükümlerini hukuken sakatlayacak nitelikte bulunmadığı,
Aynı şekilde, Devlet Nişanlarının ilk halinde olduğu gibi, dava konusu Yönetmelik ile Devlet Nişanlarında milli, tarihi ve kültürel sembollerden bir başka motifin tercih edilmesi de dayanak Kanun'un tanıdığı yetkinin kullanılması anlamını taşıdığı; bu bağlamda, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde Devlet Nişanlarına yönelik tercih edilen motiflerin milli, kültürel ve tarihi nitelikte bulunduğu gözetildiğinde, bu hususta idareye tanınan takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanıldığı sonucuna ulaşıldığı,
Bu itibarla, 2933 sayılı Kanun'un verdiği takdir yetkisine istinaden yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelik hükümlerinde eksiklik ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesi ve kurucusunun Atatürk olduğu, sınırlı sayıdaki yabancı kişilere hizmetleri karşılığında verilen nişanlardan Türkiye Cumhuriyeti kısaltmasının Atatürk kabartmalarının çıkarılmasının hiçbir izahının bulunmadığı, dünyanın her yerinde bu tür nişanların ülke kurucusunun adı, kabartması, ülke adını içerir şekilde düzenlenerek verildiği, ülkenin itibarını göstermek üzere ilgililere en üst düzeyde takdim edildiği, menşei ve önemi bakımından ilgilisine gurur veren bu tür nişanların verilen ülkeyi tanımlamasının, bütünü ile temsil etmesinin zorunluluk içerdiği, bu bağlamda yönetim biçiminin isim olarak ifade edilmesinin, devleti büyük meşakkatler içerisinde bağımsızlığa kavuşturan devlet kurucusunun kabartmasının nişanlarda bulunmasının hiçbir kimseye zararı bulunmadığı, ayrıca; idari işlemin unsurları bakımından yapılan düzenleme ile, neyin amaçlandığının kamu hizmetine ne gibi bir faydanın öngörüldüğünün anlaşılamadığı, hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2021 tarih ve E:2019/639, K:2021/196 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 26/10/2022 tarih ve E:2021/2636, K:2022/4761 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy