T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1786
Karar No : 2024/3298
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/02/2023 tarih ve E:2022/2706, K:2023/579 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Erzurum Polis Meslek Yüksekokuluna geçici kaydı yapılan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlem ile anılan işlemin dayanağı olan 06/06/2015 tarih ve 29378 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Polis Meslek Yüksekokulları Giriş Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi" ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/02/2023 tarih ve E:2022/2706, K:2023/579 sayılı kararıyla;
Danıştay Sekizinci Dairesince verilen davanın reddine yönelik 10/06/2019 tarih ve E:2015/14454, K:2019/5421 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2021 tarih ve E:2019/2543, K:2021/1849 sayılı kararıyla düzenleyici işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının gerekçeli onanmasına, bireysel işleme ilişkin kısma yönelik davanın reddi kararının ise bozulmasına karar verilmesi üzerine bozma kararına uyularak,
Bireysel işlem yönünden;
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının on sekiz yaşından küçükken işlediği suçun kayıtlarının davalı idarece yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması sonucunda temin edildiği ve bu kayıtlar dikkate alınmak suretiyle davacının ilişiğinin kesilmesi yönünde işlem tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Kamu görevlilerinin sadakat, tarafsızlık ve devlete bağlılık yükümlülüğü çerçevesinde devleti temsil eden ve millî güvenlik bakımından hassasiyet içeren bazı kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından daha sıkı nitelikler aranması ve birtakım sınırlamaların getirilmesinin doğal olduğu, bu şekilde aranan nitelikler ve kanunlarda öngörülen kısıtlamaların, kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yönelik olduğu,
Dolayısıyla idarenin, millî güvenlik açısından önem arz eden kadrolara atanacak kişilerin tabi olacağı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusunda kanunla temel çerçeveyi ortaya koyan kurallar getirmesinin mümkün olduğu,
Bununla birlikte, bu alanda yapılan düzenlemelerin, Anayasa ve diğer kanuni düzenlemelerle çelişmemesi, diğer düzenlemelerde gözetilen amaçları ortadan kaldırır nitelikte de olmaması gerektiği,
Yukarıda ifade edildiği şekilde yasama organınca 7315 sayılı Kanun ile güvenlik soruşturması konusunda temel çerçeveyi belirleyen kuralların öngörüldüğü, ancak anılan Kanun'da on sekiz yaşından küçükken işlenen suçlara dair kayıtların güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep olup olmayacağı konusunda belirleme yapılmadığının anlaşıldığı,
Öte yandan, Anayasa'nın 10, 41, 58, 61 ve 141. maddelerinde; devletin çocukların korunması, topluma kazandırılması ve yargılanmalarının özel kurallara tabi tutulması konularında gerekli tedbirleri alacağı, teşkilat ve tesisleri kuracağı belirtilmek suretiyle bazı pozitif yükümlülüklerin öngörüldüğü,
Devletin çocukların korunması ile ilgili bahsedilen pozitif yükümlülükleri kapsamında hukukumuzda bazı kanuni düzenlemelere yer verildiği, bunlardan birinin de çocukların işledikleri bir suç nedeniyle kamu görevlerinden sürekli olarak yasaklanamayacaklarını öngören kanunî düzenleme olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde, kasten işlediği bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmuş ve fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanların sürekli bir kamu görevini üstlenmekten mahrum bırakılamayacaklarının ifade edildiği,
Aynı şekilde 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 3. fıkrasında, on sekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının, ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hakim veya mahkemelerce istenebileceğinin düzenlendiği, 5352 sayılı Kanun'un anılan hükmünün 7315 sayılı Kanun hükümlerine göre on sekiz yaşından küçükler bakımından getirilmiş bir özel hüküm olup buna göre on sekiz yaşından küçükken işlenen suçlara ait kayıtların, idari makamlara bildirilmesinin hukuken mümkün olmadığı,
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; davacının on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın, 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hükme aykırı şekilde idari makamlara verilmiş olduğu anlaşıldığından, anılan Kanun hükmüne aykırı şekilde elde edilen bilgi ve belgelere dayalı olarak yapılan güvenlik soruşturması üzerine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, ... Polis Meslek Yüksekokuluna geçici kaydı yapılan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda yaralama suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin görülmesi üzerine, polis meslek yüksekokulu öğrenciliği için aranan şartları taşımadığı anlaşıldığından ilişiğinin kesilmesine karar verildiği, bu itibarla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2021 tarih ve E:2019/2543, K:2021/1849 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu bireysel işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 15/02/2023 tarih ve E:2022/2706, K:2023/579 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 09/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.