T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1797
Karar No : 2024/3109
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/4258, K:2022/6362 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının TÜBİTAK 2211/A Genel Yurtiçi Doktora Burs Programı'nın 2019 yılı 3. dönemi için yapmış olduğu burs başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlem ile; bu işleme dayanak olarak gösterilen TÜBİTAK Bilim Kurulunun "Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan kişiler TÜBİTAK desteklerinden yararlanamazlar" şeklindeki ... tarih ve ... sayılı TÜBİTAK Bilim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/4258, K:2022/6362 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları kabul edilmemiş,
278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 2. maddesi, söz konusu düzenlemeye dayanılarak hazırlanan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine ilişkin Usul ve Esaslar'ın 'Amaç ve kapsam' başlıklı 1. maddesi, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesi, "Değerlendirme ve destek" başlıklı 6. maddesine yer verilerek;
278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, TÜBİTAK’ın görevleri arasında, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek ve bu amaçla burslar vereceğinin sayıldığı;
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini özendirmek, desteklemek, koordine etmek, yürütmek; bilim ve teknoloji kültürünün geliştirilmesinde öncülük yapmak amacıyla kurulan bir kamu kurumu olduğu, dolayısıyla kamu kurumu olan ve kısaltılmış adı ile TÜBİTAK olarak adlandırılan kurumun, kamu kaynağından aktarılacak olan bursların yine kamu menfaati amacıyla kullanılmasını sağlamanın temel görevlerinden biri olduğu;
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine ilişkin Usul ve Esaslar'ın 6. maddesinde de, kuruma yapılan burs başvurularının ön incelemeye alınacağı, desteklenecek başvuruların da Başkanlık onayıyla kesinleşeceğinin düzenlendiği, getirilen düzenlemenin incelenmesinden, burs başvurularının ön inceleme aşamasında değerlendirileceği, ön incelemeyi geçen destek başvurularının, başvurulan programın niteliğine uygun olarak değerlendirmeden geçeceğinin belirtildiği görülmektedir.
Burs başvurularının değerlendirme aşamalarından olan ön inceleme aşaması için, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim Kurulu kararı ile Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzeni ve temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik menfur 15 Temmuz 2016 silahlı darbe teşebbüsünün ardından Anayasa'nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile yapılan düzenlemeler çerçevesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen gerçek ve tüzel kişiler ile Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler ile doğrudan veya anılan Kanun Hükmünde Kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılan gerçek kişilerin herhangi bir TÜBİTAK desteğine ve herhangi bir proje, etkinlik, yayın, burs ve sair desteklere başvurularının kabul edilemeyeceğine ilişkin karar alındığı;
Davacı tarafından yapılan burs başvurusunun da bu karar doğrultusunda kabul edilmemesi üzerine, alınan kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek, burs başvurusunun reddine dair işlem ile birlikte dayanağı olan bu kararın iptalinin istenildiği;
Davalı tarafından verilen savunma dilekçelerinde, TÜBİTAK Bilim Kurulunun kurumun en üst karar organı olduğu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası alınan Olağanüstü Hal kararı sonrasında, bu sürece ilişkin olarak kendilerinin de kurum olarak birtakım önlemler almalarının zaruri olması sebebiyle, çıkarılan Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararnamelerinin de amacına uygun olarak TÜBİTAK Bilim Kurulunun Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik ile tanınan düzenleyici işlem yapma yetkisi kapsamında, terör örgütleriyle irtibatı veya iltisakı olduğu gerekçesiyle Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin burs başvurularının kabul edilemeyeceğine ilişkin karar alındığı, böyle bir karar alınmaması durumunda Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile getirilen önlemlerin içerik ve amacına aykırı olarak bu kişilere burs verilmesinin, kamu kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılması gerekliliğine ilişkin ilkeye aykırı olacağından, bu yönde karar alındığının belirtildiği;
Ülkemizde yaşanan 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasların belirlendiği, bu kapsamda, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen gerçek kişilerin kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği;
Davalı idarenin bir kamu kurumu olduğu ve vermiş olduğu bursların da kamu yararına uygun olarak vermesi gerektiğinin kuşkusuz olduğu; söz konusu bursların tek amacının, öğrenim gören veya öğrenim sonrası araştırma yapan kişileri maddi yönden desteklemek olmayıp, yapılan bu bilimsel araştırmaların sonrasında yine kamunun menfaatine uygun bir şekilde kullanılmasını sağlamak olduğu, dolayısıyla burs başvurularının bu kapsamda değerlendirilmesi amacıyla davalı idarece Olağanüstü Hal kapsamında alınan Kanun Hükmünde Kararnamelerin amacı da göz önüne bulundurularak söz konusu kararın alındığı ve alınan kararın amacının da kamu kaynaklarının doğru ve verimli bir şekilde uygun kişilere aktarılarak kullanılması olduğu;
Bu durumda, üst hukuk normları ile idareye verilen takdir yetkisi kapsamında alınan karara dayanılarak, Olağanüstü Hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin olarak kamu görevinden çıkarılan davacının burs başvurusunun kabul edilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacı tarafından, Olağanüstü Hal kapsamında alınan Kanun Hükmünde Kararnamelerde, terör örgütleriyle irtibatı veya iltisakı bulanan kişilere TÜBİTAK bursu verilemeyeceğine ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle alınan kararın kanuni dayanağı bulunmadığı ileri sürülmüşse de, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinde kazuistik bir şekilde her hususun düzenlenmesi gerekmeyeceği, davalı idarelere verilen düzenleyici işlem yapma yetkisi kapsamında, bu kanun hükmünde kararnamelerin amacı göz önüne alınarak yine kendi mevzuatlarınca kendilerine verilen düzenleme yapma yetkisi kapsamında buna ilişkin karar alınabileceğinin açık olduğu, dava konusu edilen kararın da bu yönde alındığı görüldüğünden, davacının bu iddiasının hukuken kabulünün mümkün olmadığı;
Diğer yandan, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla veya bu karara karşı idari yargıda açacağı dava sonucunda, davacının terör örgütlerine üyeliği, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı gerekçesiyle verilecek iptal kararı sonrası, davalı idarece bu husus göz önüne alınarak davacının burs başvurusunun yeniden değerlendirmesinde hukuken bir engel olmadığı ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu Bilim Kurulu kararının Kurumun internet sitesinde duyurulmadığı ve davacıya tebliğ edilmediği, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin hiçbirinde kamu görevinden çıkarılan kişilere eğitimleri nedeniyle kamu kurumundan burs verilmesinin yasak olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, davalı idarenin kendi mevzuatında ve burs şartnamesinde de bu yönde bir düzenlemenin bulunmadığı, eğitim ve mülkiyet haklarının engellendiği, eşitlik ve aynı suçtan iki ceza olmayacağı ilkelerine, ayrımcılık yasağına ve masumiyet karinesine aykırı işlem tesis edildiği, adli yardım talepleri kabul edilmesine karşın aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2020/4258, K:2022/6362 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 04/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.