T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1888
Karar No : 2023/3162
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2017/8047, K:2022/7366 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının 3 ay görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... TEDBİR... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun... tarih ve... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2017/8047, K:2022/7366 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve... sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 1 yıl 9 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17/06/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı", "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ile Ceza Mahkemesi kararında yapılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının "..." ID numarasıyla bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları ile davacının kendi beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına, sınavlara örgütün hakimlik-savcılık sınavı çalışma evlerinde hazırlandığına, hakim adayı iken örgüte ait staj evinde kaldığına, örgüte ait mülakat evinin takibini yaptığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile lise döneminde örgüte müzahir okula gittiğine, Zaman ve Sızıntı dergisi aboneliğinin bulunduğuna, üniversite döneminde örgüte ait evde kaldığına, sınavlara örgütün hakimlik-savcılık sınavı çalışma evlerinde hazırlandığına, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına, ByLock yüklediğine ve diğer hususlara yönelik kendi beyanının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği,
Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... TEDBİR... sayılı görevden uzaklaştırma kararı yönünden;
Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası, 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33. maddesinin 5. fıkrası, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin birlikte incelenmesinden, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun veya Dairelerinin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının ise yargı denetimi dışında olduğunun anlaşıldığı,
Bu durumda, davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu işleminin, anılan mevzuat gereği dava konusu edilmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından bu işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle,
Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve... sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ...tarih ve... sayılı kararı ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi istemi yönünden davanın reddine, davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve...TEDBİR... sayılı kararı yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hiçbir soruşturma yapılmadan ve savunması alınmadan görevden uzaklaştırılmasının, AİHS'in 6. maddesi ile Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olduğu, öngörülebilirlik, suç ve cezaların şahsiliği, eşitlik, şeffaflık ve güvenilebilirlik ilkeleri ihlal edildiğinden, dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu; 17/25 Aralık olayları olarak bilinen süreç öncesi herkes gibi kendisinin de bu yapı ile zaman zaman irtibat kurmuşsa da 2014 yılından itibaren bu yapı ile irtibatını tamamen kopardığı, tüm cezai ve idari soruşturmaların da bu durumu ispatladığı; bilmediği ve nihai amacını herkes gibi anlamadığı bir yapı ve hiçbir bilgisi ve haberi olmadan yapılan darbe teşebbüsü nedeniyle meslekten çıkarılmasının usulsüz ve hukuka aykırı olduğu; FETÖ/PDY yapılanmasının kamuoyunda cemaat olarak bilinip algılandığı ve alenen kriminalize olmadığı bir dönemde evlerde kaldığı, dini toplantılara katıldığı ancak sonrasında örgüt içinde herhangi bir faaliyette bulunmadığı; darbe teşebbüsü sonrasında FETÖ/PDY mensubu olduğu gerekçesiyle yargılanan sanıkların çok büyük çoğunluğunda tanıklık yaparak maddi gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sağladığı, yargılandığı davadaki samimi beyanları ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamasının da suç işleme kastı ile hareket etmediğini ortaya koyduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 19/10/2022 tarih ve E:2017/8047, K:2022/7366 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 20/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.