T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2019
Karar No : 2025/736
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/6863, K:2022/4540 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "tabip veya uzman tabip" ibaresinin ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 19/10/2015 tarih ve 3624 sayılı "Botoks-Dermal Dolgu" konulu Genelgesinin “diş hekimlerinin yetki alanına ilişkin kısmının” eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/6863, K:2022/4540 sayılı kararıyla;
Anayasanın 56. ve 124. maddeleri, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatların Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1., 3., 8. ve 29. maddeleri, 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik ekinde yer alan "tabip ve uzman tabip" ve "diş tabibi ve uzman diş tabibi" iş ve görev tanımları ile 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmi Gazete'de Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 2., 4., 5., 39., Geçici 4. ve Geçici 5. maddelerine atıfta bulunularak,
Danıştay Onuncu Dairesinin 05/02/2008 tarih ve E:2005/7831, K:2008/403 sayılı, 07/11/2006 tarih ve E:2004/13345, K:2006/6302 sayılı kararlarıyla, Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin büyük ölçüde iptal edildiği, her ne kadar anılan ilk karar, davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/10/2009 tarih ve E:2008/1199, K:2009/1816 sayılı kararıyla bozulmuş ise de, bozma kararı verilmeden önce davalı idarece uygulanabilme olanağı kalmayan sözü geçen Yönetmelik yürürlükten kaldırılarak iptal kararlarındaki gerekçeler dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin yürürlüğe konulduğu ve geçiş maddesi olarak geçici 4. maddenin düzenlendiği, anılan maddenin dava konusu 4. fıkrasında, 39. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'te sayılan tıbbî işlemlerin tamamının, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak, unvanlarda "estetik" veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütüleceğinin öngörüldüğü,
Bu çerçevede, botoks işleminin tıbbi bir girişim olduğu ve ülkemizde bu işlemlerin yüz bölgesinde uygulanmasına ilişkin eğitimin Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ile Dermatoloji, yeni adıyla Deri ve Zührevi Hastalıklar uzmanlık eğitimi içinde verildiği, bununla birlikte Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin geçici 4. maddesi uyarınca, bu Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında medikal estetik sertifikası almış hekimlerin de, istisnai olarak Yönetmelik yürürlükte iken kazandıkları haklarının devam ettiği ve sertifikaya bağlı tıbbi işlemleri bu hakları çerçevesinde yapabilecekleri,
Diş tabibi olan davacı tarafından, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "tabip veya uzman tabip" ibaresinin ve "Botoks-Dermal Dolgu" konulu dava konusu Genelge'nin “diş hekimlerinin yetki alanına ilişkin kısmının” eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmekte ise de; mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ve dava konusu Yönetmeliğin geçici 4. maddesinin 4. fıkrası kapsamında olmayan, diş, diş eti, ağız ve çene bölgesine yönelik tedavi amaçlı müdahalelere ve bu bağlamda diş tabiplerine dava konusu düzenlemede yer verilmemiş olmasının, düzenlemeyi hukuka aykırı kılmayacağı, diş hekimlerinin ilgili mevzuatta öngörülen görev ve yetkilerine de bir halel getirmeyeceği,
Buna göre, yargı kararlarının gerekçeleri ve aktarılan mevzuat hükümleri doğrultusunda düzenleme getiren, yargı kararıyla saptanmış hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaya ve faaliyetlerin mevzuat hükümlerine uygun hale getirilmesine yönelik bulunan dava konusu Yönetmelik kuralı ile buna uygun olarak çıkarılan ve diş hekimlerinin yetki alanına bu kapsamda müdahale de içermeyen Genelge'de hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan, davacı tarafından, Yönetmeliğin geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “tabip veya uzman tabip” ibaresinin “tabip, uzman tabip ve/veya diş tabibi” şeklinde değiştirilmesi gerektiği, Genelge'nin ağız ve çene cerrahisi ile buna bağlı gelişen hastalıkların tedavisinde botoks-dermal dolgu, hyaluronik asit gibi ilaçların kullanımını engellediği ve dolayısıyla diş tabiplerinin uzmanlık yetkisinde bulunan bölgelerde tedavi haklarının sınırlandırıldığı ileri sürülmekte ise de; yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğin yalnızca güzellik ve/veya estetik amaçlı işlemlere ve buna yönelik sertifikalara ilişkin usul ve esasları düzenlemesi karşısında, dava konusu Yönetmelikte, 1219 sayılı Kanun ve ilgili mevuzat kapsamında diş hekimlerine tanınan hakların kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, diş tabipleri yönünden uyum/geçiş yapılmasını gerektiren bir durumun da bulunmadığı anlaşıldığından, hukuki dayanaktan yoksun iddialara itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerin, ağız ve çene cerrahisi ile buna bağlı gelişen hastalıkların tedavisinde botoks-dermal dolgu, hyaluronik asit gibi ilaçların kullanımını engellediği ve dolayısıyla diş tabiplerinin uzmanlık yetkisinde bulunan bölgelerde (ağız ve çene bölgesi, diş ve diş eti) tedavi haklarının sınırlandırdığı, diş tabiplerinin söz konusu medikal ilaçları estetik amaçlı değil, tedavi amacıyla kullandıkları, ağız ve çene bölgesi, diş, diş eti ile bunlara bağlı dokularda hastalıkları önlemek, tanı koymak, tedavi etmek hususlarının diş tabiplerine kanun ile tanınmış bir hak olduğu, diş tabibinin yetki sahasına giren bölgelerde meydana gelen hastalıkların önlenmesi amacıyla yapacağı tedavi esnasında modern tıp çerçevesinde kullanımı onaylanmış olan tüm medikal ilaçları ve tedavi yöntemlerini kullanmasının serbest olduğu, dava konusu düzenlemelerde botoks ve dermal dolgunun, medikal ilaç olduğu ve tedavi amacıyla kullanılacağının dikkate alınmayarak diş tabiplerinin yetki sahasının göz ardı edildiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 18/10/2022 tarih ve E:2019/6863, K:2022/4540 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcı ile mükerrer yatırıldığı tespit edilen ...-TL temyiz başvuru harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 27/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.