T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2040
Karar No : 2023/3278
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulunun 2015/2 sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 03/07/2019 tarih ve E:2016/6614, K:2019/4481 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak; Mahkemelerinin 07/11/2019 tarihli ara kararına davalı idarece verilen ...tarih ve ... sayılı cevap ile davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı sebebiyle 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarıldığı, UYAP kayıtları incelendiğinde ise davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin, kural olarak söz konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması esas ise de, dava konusu edilen işlemlerin niteliğine göre idari işlemin tesis edildiği tarihten önceki dönemi ilgilendirmesi koşuluyla yargılama sürecinde veya daha sonra ortaya çıkan tüm bilgi ve belgelerin işlemin hukuka uygunluk denetimi değerlendirmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği, bu itibarla anılan ara kararı ile dava dosyasında yer alan, komiser yardımcısı olan davacıyla 2015 yılı rütbe terfi döneminde komiser rütbesine terfi eden personel sayısı sorularak, davacıyla komiser rütbesine terfi eden diğer personelin katıldığı yazılı-sözlü sınav ve yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim sonunda yapılan sınav notlarına ilişkin bilgiler ile haklarında yürütülen adli-idari soruşturma bilgilerini gösterir bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine davalı idarece verilen cevap ekindeki listenin incelenmesi sonucunda; bir bütün olarak tüm liyakat koşullarının (örneğin terfi listesinde yer verilmeyen uyarma-kınama-aylıktan kesme cezalarının, yazılı-sözlü sınav ve yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim sonunda yapılan sınav notlarına ilişkin bilgilerin ve adli-idari soruşturma bilgilerinin) araştırılması neticesinde bu koşullar ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan yargılamada verilen ceza ve dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, kıdem dikkate alınmaksızın terfi listesinde yer alıp terfi eden tüm personele kıyasla davacı açısından eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulandığı sonucuna varıldığı; ayrıca dava konusu işlemin hukuka aykırılığının tespit edilememesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini isteminin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 17/02/2022 tarih ve E:2021/3208, K:2022/640 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Merkez Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmakta ise de, gelinen aşamada meydana gelen yeni hukuki durumlar itibarıyla davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik kapsamında cezalandırıldığı; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı ile reddedildiği; anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla anılan mahkumiyet kararının onandığı, bunun yanında davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına sebep olarak gösterilen fiillerin işlem tarihinden önceki dönemleri kapsayabileceği ve bu hususun 2015 yılı terfi dönemindeki liyakat durumunu etkileyebileceğinin dikkate alınması gerektiği; bu durumda, mevcut listedeki personelin rütbe terfiine ilişkin olarak kararda değinilen hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle davacının durumunun davalı idare tarafından liyakat yönünden "yeniden" değerlendirilmesi gerektiği açık olduğundan, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği; ayrıca, verilen bu kararın davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu da doğurmayacağı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.