T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2140
Karar No : 2025/154
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Polis memuru olan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin... tarih ve... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptaline ve bu işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük ve maddi hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; adli vakadan dolayı yakalanan şüpheli E.U. isimli şahsın, polis aracına, üzerinde bulunan ruhsatsız silahı sakladığı, davacı ve birlikte görev yaptığı C.D. isimli polis memurunun, şüpheliyi yakalayan ekip aracından silahı gizlice aldıkları ve durumu, bahsedilen ekipte görev yapan polis memurlarına bildirmedikleri gibi amirlerine de bildirmedikleri, silahın aynı gece yapılan polis baskını neticesinde C.D. isimli polis memurunun evinde bulunduğu anlaşıldığından suç soruşturmasını engelleyecek ya da geciktirmek suretiyle sanığa yarar sağlayacak şekilde görevini kötüye kullandığı anlaşılan davacının, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın dayandığı gerekçenin usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2021/16674, K:2023/2476 sayılı kararıyla; disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesinin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil dengenin “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırıldığı ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkelerinin oluşturduğu; “elverişlilik ilkesi”nin, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi”nin, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi”nin ise, öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade ettiği; olayda, davacının dava konusu disiplin cezasına dayanak fiille ilgili "kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık, görevi kötüye kullanma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" suçlarını işlediğinden bahisle yapılan yargılama neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla, "araçtaki silahı elde eden sanıklar C. ve ... kendi savunmalarına göre silahın elde edilmesini kendilerinin bir icraatı olarak göstermek amacıyla ilerleyen saat göz önüne alınarak ertesi gün işleme koymak amacıyla yanlarına aldıkları, sanıkların bu haliyle eylemlerinin bir bütün olarak TCK 257 madde kapsamında görevin gereklerine aykırı davranmak suretiyle kamunun zararına neden olmak şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, olayda kişilerin mağduriyetinin bulunmadığı, sanıkların diğer sanık E.U.'dan bir menfaat sağladıklarının belirlenemediği, bu haliyle sanıklar C.D. ve ...'in eylemlerinin görevinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstererek TCK 257/2 madde kapsamında kamunun zararına neden oldukları, cezalandırılmaları gerektiği" gerekçesiyle, görevi yapmakta ihmal ve gecikme göstermek suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediğinden bahisle 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, üzerine atılı diğer suçlardan ise beraatine karar verildiği ve bu kararın itiraz ve istinaf edilmeden kesinleştiği; idari soruşturma kapsamında ifadeleri alınan ve şüpheli E.U.'yu yakalayan ekipte görev yapan polis memuru M.G.'nin ifadesinde, davacı ile C.D. isimli polis memurunun olay günü yanlarına geldiği, samimiyetlerinin olmadığı, davacının oturdukları masada bulunan tüm eşyaları bir kenara yığdığı ve sonra bir şey unuttuğunu ifade ederek masadan ayrıldığı, bu arada masadan anahtar aldığı, döndüğünde ekip aracının anahtarı olduğunu farkettiği, ancak yanlışlıkla almış olduğunu düşündüğü, polis memuru S.Y.'nin ifadesinde de, K. ... isimli işyerinde oturdukları esnada davacı ile C.D. isimli polis memurunun birlikte yanlarına geldikleri, samimiyetlerinin olmadığı, silahtan konuşulmadığı, kendi ekip araçlarının anahtarının davacı tarafından alındığını fark etmediğini, daha sonra güvenlik kameralarının izlenmesi neticesinde olayın farkına varıldığı yönünde beyanda bulunduklarının görüldüğü; bu durumda, görevi yapmakta ihmal ve gecikme gösteren davacıya, bu fiilleri sonucunda kamu hizmetlerinin yürütülmesinde meydana gelen olumsuzlukların ağırlığıyla orantılı bir ceza verilmesi gerekirken, suç ile ceza arasında makul ölçü kurulmaksızın, davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği; diğer taraftan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, soruşturma dosyasında adı geçen E.U. isimli şahsa kin ve dostluk gibi nedenlerle çıkar sağlanmasının mümkün olmadığı; zira şahsı hiçbir şekilde tanımadığı ve herhangi bir kanal ile iletişimi bulunmadığı; bu şahsa yetkisini veya nüfuzunu kullanarak çıkar sağlamasının gerçekliğe aykırı olduğu; şahıs yararına veya kendi yararına bir menfaat temin edilmediğinin, ceza yargılaması kararı ile sabit bulunduğu; ceza davasında, görevini yapmakta ihmal ve geciktirme gösterdiğinin hüküm altına alındığı; kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu halde fiilinin ihmal ve geciktirme niteliğinde olup olmadığı değerlendirilip 7068 sayılı Kanun'un 8-3-a-13 veya 8-3-c-3 bentlerinde geçen fiillere girip girmediği göz önüne alınmadan meslekten men cezası verildiği; fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan Tüzük'ün lehe olan hükmünün uygulanması gerektiği; ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması gerektiği, yasada açıkça yazılı olan bu kararın disiplin cezası kararına dayanak yapılmasının hukuki olmadığı; idari soruşturmada beyanda bulunan memurların gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu; mahkemece sadece tanık ifadelerinin esas alındığı; eyleminin hiçbir kamu zararına neden olmadığı; daha alt seviyede bir ceza verilip verilemeyeceği hiçbir şekilde değerlendirilmeden en ağır yaptırımın uygulandığı; emniyet içindeki uygulamaya yönelik beyanların dikkate alınmadığı; olay günü hamile olan ve sıkıntılı bir hamilelik dönemi geçiren eşinin olay saatinde durumunun ağırlaşması ve acilen hastaneye gitmek için defaatle kendisini araması, kendisinin söz konusu silahı ekip amirine teslim ederek acilen eşini hastaneye götürmesi ve tüm günü hastanede geçirmesinin de insani değerler açısından göz ardı edilmemesi gereken bir durum olduğu; bu olaya kadar hakkında olumsuz bir durumun bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen ısrar kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin temyize konu ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2025 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, Danıştay İkinci Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2021/16674, K:2023/2476 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.