T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2402
Karar No : 2023/3299
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş. Av. ...
2-... A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2022/1688, K:2023/2141 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait genel aydınlatma abonelerine yönelik düzenlenen faturalar kapsamında 1.608.281,43 kwh tüketim için fazla ödeme yapıldığından bahisle hesaplanan 938.472,77-TL tutarın ödenmesi gerektiğine ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ve TEDAŞ Genel Müdürlüğünün 21/09/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Revize Nihaî Raporu ile söz konusu işlemlerin dayanağı olan Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 3., 4. ve 5. fıkralarının iptali istenilmektedir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2022/1688, K:2023/2141 sayılı kararıyla;
Dairelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 3., 4. ve 5. fıkralarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından bu kısım yönünden davanın reddine; davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacıya bildirilen TEDAŞ Genel Müdürlüğünün 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu sonrasında davacının yaptığı itiraz üzerine davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla dava konusu işlemi iptal ettiği ve 21/09/2019 tarihli yeni Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Revize Nihaî Raporu'nun hazırlandığının görüldüğü, bu durumda, TEDAŞ Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu kısım yönünden davanın esasının incelenmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği,
Anılan kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/02/2022 tarih ve E:2021/2380, K:2022/331 sayılı kararıyla, "Temyize konu Daire kararında, Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 3., 4. ve 5. fıkraları yönünden davanın reddine, TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu'nun iptaline karar verilmiştir.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının, TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu'nun iptaline ilişkin kısmına gelince;
Dava dilekçesinde TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 21/09/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Revize Nihaî Raporu'nun iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup, temyize konu Daire kararının birinci sayfasında bahse konu işlemlerin "dava konusu" olarak belirtildiği görülmektedir.
Bununla birlikte, Daire kararının onbirinci sayfasında TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu yönünden, "davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacıya bildirilen TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu sonrasında davacının yaptığı itiraz üzerine davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla dava konusu işlemi iptal ettiği ve 21/09/2019 tarihli yeni Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Revize Nihaî Raporu'nun hazırlandığı; bu durumda, TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu yönünden davanın konusuz kaldığı" değerlendirmesi yapılarak, bu kısım yönünden davanın esasının incelenmesine gerek bulunmadığı belirtildikten sonra TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün söz konusu ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu'nun iptaline karar verilmiştir.
Dairece iptaline karar verilen işlemlerin, anılan Genel Müdürlüğün dava konusu ...tarih ve ... sayılı işlemi ile 21/09/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Revize Nihaî Raporu'ndan önce tesis edildiği ve Dairenin E:... sayılı dosyasında dava konusu edildiği anlaşılmakta olup,... tarih ve E:..., K:... sayılı Daire kararı ile bahse konu işlemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği görülmektedir.
Bu bakımdan; temyize konu Daire kararında, dava konusu edilen TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 21/09/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Revize Nihaî Raporu yerine anılan Genel Müdürlüğün başka bir davada dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 11/04/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Nihaî Raporu hakkında hukukî değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Dairece yapılan hukukî değerlendirme neticesinde kararın gerekçe kısmında belirtilen Daire görüşü "karar verilmesine yer olmadığı" yönünde iken, hüküm fıkrasında "iptal" yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu edilen işlemlere ilişkin hukukî değerlendirme ve hüküm içermeyen temyize konu Daire kararının iptale ilişkin kısmında hukukî isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle Dairelerinin söz konusu kararının davanın reddine ilişkin kısmının onandığı, iptale ilişkin kısmının bozulduğu, bozulan kısım hakkında yapılan yargılama sonucunda;
Genel aydınlatma bedellerinin gerçek tüketimi yansıtıp yansıtmadığına ilişkin olarak SEYT/EYT değerleri üzerinden yapılacak denetim yöntemine ilk kez Hazine Müsteşarlığının Ocak 2012 Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nde yer verildiği ve anılan yöntemin 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nde de yer aldığı, Genel Aydınlatma Yönetmeliğiyle genel aydınlatma tüketimlerinin ölçülmesine ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya, denetime ve aydınlatma komisyonunun oluşturulmasına ve çalışmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, anılan Yönetmeliğe göre dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek tüketim miktarını gösterip göstermediğinin tespit edilebilmesi için yapılacak denetimlerde; öncelikle belirli süre ölçülüp tutanak altına alınan tüketim miktarları baz alınarak ilgili abone için 1 saatlik en yüksek tüketim değerinin (SEYT) bulunacağı, sonrasında, fatura dönemindeki genel aydınlatmanın ilgili aya ait toplam devrede bulunma saati (TDS), 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca EPDK tarafından onaylanan, farklı mevsimsel şartların dikkate alındığı “Aydınlatma Profilleri”nde belirtilen günlük çalışma saatleri kullanılarak hesaplanacağı, ayrıca, yaya ve araçların geçişi için 24 saat kullanılan alt geçitlerde TDS günlük 24 saat olarak alındığı, öte yandan, SEYT değerine %4 oranında tolerans ilave edilerek, bulunan TDS ve SEYT değerleri kullanılarak ilgili abonelere ilişkin fatura dönemlerindeki “toplam mümkün olabilecek en yüksek tüketim miktarları (EYT)”nın hesaplandığı;
Davacı şirketin denetime tâbi tutulduğu dönemin Temmuz 2013-Mayıs 2017 dönemi olduğu, aktarılan kuralların birarada değerlendirilmesinden, genel aydınlatma bedellerine ilişkin denetimin, denetim uygulamasının başlangıcından bu yana tüketim miktarının ve bedelinin doğru olarak tespit edilebilmesine yönelik olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla, davacı şirketin denetime tâbi olduğu Temmuz 2013-Mayıs 2017 dönemi boyunca yapılan denetimin de TEDAŞ'a iletilen fatura icmallerinde yer alan tüketim miktarlarının ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olduğu konusunda tereddüt bulunmadığı,
Bu bağlamda, dağıtım şirketleri tarafından fatura edilen genel aydınlatma bedellerinin gerçek tüketimi yansıtıp yansıtmadığının daha objektif şekilde hesaplanması amacıyla idarenin zaman içinde farklı yöntemler geliştirebileceğinin açık olduğu, dolayısıyla, söz konusu yöntemlerin, önceki dönemlerde tahakkuk etmiş faturalara ilişkin gerçek tüketimin tespit edilebilmesi amacıyla kullanılması ve gerçek tüketimin idarece tespit edildiği durumlarda önceden fazla ödenen bedellerin geri istenmesinin, idarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırılık olarak nitelendirilemeyeceği,
Diğer taraftan, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinin dördüncü fıkrasında, TEDAŞ'ın, belirli dönemler itibarıyla dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olarak dağıtım şirketleri nezdinde gerekli denetimleri yapacağı, yapılan denetimler sonucunda dağıtım şirketine fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, fazla yapılan ödeme tutarının, ödemenin yapıldığı tarih ile geri alındığı tarih arasında geçen süreye 21/07/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı dikkate alınarak hesaplanan faiz ile birlikte bir ay içinde ödenmesinin ilgili dağıtım şirketinden isteneceği, bu süre içerisinde ödeme yapılmaması hâlinde söz konusu ödeme tutarının dağıtım şirketinin cari dönem alacaklarından mahsup edileceği; altıncı fıkrasında ise, aydınlatmayla ilgili ölçüme ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya ve denetime ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı,
Genel aydınlatmanın 6446 sayılı Kanun'da ayrı bir başlık altında ele alındığı ve genel aydınlatma denetimlerine ilişkin olarak TEDAŞ'ın doğrudan Kanun ile yetkilendirildiğinin görüldüğü, ayrıca denetim sonucunda fazla ödenen tutarın tahsil usulü de bahse konu mevzuatta ayrıntılı olarak düzenlendiği gibi fazla ödenen tutarlara ilişkin raporların değerlendirilmesi sürecinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna yapılmış bir atıf da bulunmadığı,
Her ne kadar denetimin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Mülga Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Faaliyetlerinin İncelenmesine ve Denetlenmesine Dair Yönetmeliğin 15. maddesinde, Bakanlığın, denetim raporunun tamamlanmasını müteakip en geç 5 iş günü içerisinde EPDK'ya ve şirkete göndereceği; 16. maddesinde, Bakanlık tarafından EPDK'ya gönderilen inceleme ve denetim raporunun mâkul bir süre içerisinde EPDK tarafından ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilerek sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiş ise de, üst hukuk normu olan 6446 sayılı Kanun ile Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nde dağıtım şirketlerinin denetime tâbi tutulduğu konulardan biri olan, fazla ödendiği tespit edilen tutarlara ilişkin denetim konusunda TEDAŞ'ın açıkça yetkili kılınması karşısında, TEDAŞ tarafından mevzuatta düzenlenen usule uygun olarak nihaî rapordaki tespitler çerçevesinde doğrudan işlem tesis edilmesinde yetki unsuru yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bu itibarla, genel aydınlatma bedellerinin gerçek tüketimi yansıtıp yansıtmadığının tespitine yönelik geliştirilen yöntemin objektif esaslara dayandığı, genel aydınlatma tüketimlerinin ölçümüne ilişkin Yönetmelik değişikliği dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin doğruluğunun tespitine yönelik yapıldığından önceki dönemlerdeki tahakkuklara uygulanmasında geriye yürümezlik ilkesinin ihlâli olarak değerlendirilemeyeceği, kanun koyucunun genel aydınlatma ile ilgili hususlarda TEDAŞ'ı yetkilendirdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, TEDAŞ Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ve 21/09/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Revize Nihaî Raporu yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, SEYT (Genel aydınlatma abonelerinin her birisi için ayrı ayrı hesaplanan 1 saatte mümkün olabilecek en yüksek elektrik tüketim değeri)/EYT (Genel aydınlatma abonelerine ait SEYT değerleri üzerinden her fatura için ayrı ayrı hesaplanan, fatura döneminde mümkün olabilecek en yüksek tüketim değeri) değerleri üzerinden yapılacak denetim yönteminin ilk kez Hazine Müsteşarlığının Ocak 2012 Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nde düzenlendiği, Mayıs 2011-Ocak 2012 tarihleri arasındaki dönemde SEYT/EYT değerleri üzerinden denetim yapılmasının yasal dayanağının olmadığı, denetimin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan ve sonradan yürürlüğe giren Yönetmeliğe göre yapılan hesaplamanın amacı tüketim miktarı ve bedelinin doğru olarak tespitine yönelik olsa da, hukuki dayanağı bulunmayan, mevcut mevzuata aykırılık teşkil eden ve hakkında uygulanacak kişinin mağduriyetine sebep olan, usul ve sebep unsuru yönünden sakat işlemin, amaç bakımından yerinde olmasının işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği; ayrıca, TEDAŞ tarafından mevzuatta düzenlenen usule aykırı olarak raporda yer alan tespitler çerçevesinde işlem tesis edilmesinde yetki unsuru yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle TEDAŞ Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ve 21/09/2019 tarihli Genel Aydınlatma Denetimi ... EDAŞ Revize Nihaî Raporu yönünden reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 03/05/2023 tarih ve E:2022/1688, K:2023/2141 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.