T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2429
Karar No : 2025/748
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, oğlu ...'in Eyüp Devlet Hastanesi acil servisine kollarında, göğsünde ve sırtında şiddetli ağrı şikayeti ile başvurmasına rağmen muayene edilip müşahade altına alınmadan ağrı kesici iğne yapılarak eve gönderilmesi, akabinde kalp krizinden vefat etmesi ile sonuçlanan olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 100.000,00 TL (miktar artırım ile 115.027,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatı ile 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması için alınan Adli Tıp Kurumu raporları ve ilgili hekim hakkında açılan ceza yargılamasında yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, tıbbi müdahalede yeterli özenin gösterilmemesi sebebiyle olayda hizmet kusuru olduğu, davacıların maddi tazminat istemlerinin belirlenmesi için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya sunulan raporda toplam 115.027,00 TL maddi tazminatın hesaplandığı, söz konusu raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 115.027,00 TL maddi tazminatın 100.000,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihinden, arttırılan 15.027,00 TL'lik kısmının miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, olay nedeniyle duyulan üzüntüye karşılık olarak ise, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 200.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2022 tarih ve E:2021/208, K:2022/861 sayılı kararıyla; Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının onanmasına; manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise, uyuşmazlıkta, müdahil hekim hakkında açılan ceza davasında hastane personelinin ifadelerinde ve bakılan dava dosyasına sunulan dilekçelerde, hastanın şikayet olarak eklem ve kas ağrıları, kırgınlık, yorgunluk belirtilerini ifade etmesi üzerine antibiyotik, ağrı kesici önerildiği, ayrıca tansiyonun yüksek çıkması akabinde de dilaltı verildiği, hasta tarafından kolda ve göğüste ağrı olduğunun ifade edilmediği, söz konusu şikayetlerin bildirilmiş olması halinde EKG'ye yönlendirileceği, hastanın ve yakınlarının tahlilleri beklemeden hastaneyi terk ettiği hususlarının ifade edildiği; hastanın yakınları tarafından ise, hastanın iki kolunun, göğsünün, başının ağrıdığını beyan etmesi üzerine doktorun tansiyon ölçümü yaptığı, tansiyonu yüksek çıkınca dil altı ilaç verildiği, hastanın boğazına bakılıp üst solunum yolu enfeksiyonu olduğu söylenerek antibiyotik başlandığı, kalçadan da iğne yapılıp sabah Dahiliye Kliniğine gelinmesi gerektiği hususlarının ifade edildiğinin görüldüğü, yani ifadeler arasında açıkça çelişki bulunduğu,
Dosyada mevcut hastane evrakında tanı bilgisinde, "üst solunum yolu enfeksiyonu" yazıldığı, hasta yakınmaları kısmının boş bırakıldığı, Adli Tıp Kurumu raporlarında, ifadelerdeki çelişkiler vurgulandıktan sonra müteveffanın yakınının ifadesi kabul edilirse tıbbi uygulamalarda eksiklik olduğu, hekimin ifadesi kabul edilirse tıbbi uygulamalarda eksiklik bulunmadığı, aydınlatma görevinin Mahkemede olduğunun ifade edildiği; ilgili hekim hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki bilirkişi raporunda da ifadeler arasındaki çelişkilere değinilerek hastanın annesinin ifadesi dikkate alındığında hekimin uygulamalarının yerinde olmadığı, hekimin ifadeleri dikkate alındığında tıbbi uygulamanın yerinde olduğu belirtilerek Mahkemece yapılan tahkikat neticesinde, ifadeler arasındaki çelişkiler değerlendirilmek suretiyle hastanın anne ve kardeşinin beyanlarının doğruluğuna kanaat getirildiği ve hekimin kusurlu bulunduğu,
Sonuç olarak, hastanın şikayetlerinin içeriği konusunda tarafların beyanlarında farklılık olsa da hastane evrakında hastanın yakınması kısmı doldurulmadığından davacı yakınlarının iddiasının aksinin ortaya konulamamış olması, tıbbi kayıtların gereği gibi düzgün tutulmaması, bu suretle maddi gerçeğin açıklığa kavuşturulmasının önlenmesi açısından hizmet kusuruna sebebiyet verildiği; bununla birlikte, tanı, teşhis ve tedavide hizmet kusuru olup olmadığı hususunun tıbbi kayıt eksikliği sebebiyle kesin olarak denetlenemediğinden, bu yöndeki hizmet kusuru iddiasının net olarak ortaya konulamadığı, hastadan kaynaklı bir nedenle de teşhisin konulması aşamasında eksiklik yapılmış olabileceği (tahlili beklemeden hastaneyi terk iddiası) ihtimali de söz konusu olduğundan bu durumun hükmedilecek manevi tazminat miktarını etkileyeceği göz önüne alınarak olayın şekli, ifadeler arası çelişki, çelişkinin tıbbi kayıt eksikliği nedeniyle giderilememesi dikkate alınmak suretiyle hakkaniyetli ve makul bir manevi tazminatın ödenmesine hükmedilmesi suretiyle manevi zararın karşılanması gerektiği,
Bu itibarla, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak hükmedilecek manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu olayda kusur ve illiyet bağı olgularının ispatlanamadığı, ölüm olayında hizmet kusuru bulunduğuna ilişkin varsayımla yüksek meblağlarda tazminata hükmedildiği, davacı yakının hastanede yapılan tedavisi sonrasında taburcu olduğu ve evinde öldüğü, otopsi raporunda ölen kişinin kanında esrar tespit edildiği, davacının ölümünün uyuşturucu kullanımından kaynaklanmış olabileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların fahiş olduğu, manevi tazminata faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğu, usul ve hukuka aykırı olan ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, evvelce verilen kararın kusura ve maddi tazminata ilişkin kısımlarının kesinleştiği, bu kısımlara ilişkin yapılan itirazların dinlenemeyeceği, ayrıca ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Israr noktasının manevi tazminata ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın, manevi tazminat isteminin ... TL'lik kısmının yukarıda özetlenen gerekçesiyle kabulü yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, davacının oğlu ...'in Eyüp Devlet Hastanesi acil servisine kollarında, göğsünde ve sırtında şiddetli ağrı şikayeti ile başvurmasına rağmen muayene edilip müşahade altına alınmadan ağrı kesici iğne yapılarak eve gönderilmesi, akabinde kalp krizinden vefat etmesi ile sonuçlanan olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 100.000,00 TL (miktar artırım ile 115.027,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatı ile 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Somut olayda, Eyüp Devlet Hastanesinin Acil Servisinde görevli (müdahil) pratisyen doktor hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan açılan soruşturma kapsamında temin edilen Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda ve İdare Mahkemesince olaya yönelik olarak alınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı raporunda; kişinin ölümünün akut miyokard enfarktüsü sonucu meydana geldiği belirtilmiş ise de, ölen kişinin kanında ve burun sürüntüsünde (THC) esrar tespit edildiği görülmüştür.
Bakılan davanın bütünü göz önünde bulundurulduğunda, davacı yakınının kanında esrar tespit edilmiş olması sebebiyle meydana gelen ölüm olayında ölen kişinin de müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu sebeple, Mahkemece manevi tazminat tutarının tespitinde ölen kişinin mütefarik kusuru da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY
XX- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2022 tarih ve E:2021/208, K:2022/861 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz