T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2447
Karar No : 2023/3225
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av....
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu
.
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onüçüncü Dairesinin 27/04/2023 tarih ve E:2022/24, K:2023/2089 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 21/08/2014 tarih ve 53530 sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin 19/08/2014 tarih ve 20657 sayılı işlemin, işlem ekinde yer alan idarî para cezası karar tutanağının ve 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 27/04/2023 tarih ve E:2022/24, K:2023/2089 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 16/06/2020 tarih ve E:2014/4471, K:2020/1402 sayılı dava konusu işlemin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/11/2021 tarih ve E:2020/2080, K:2021/2625 sayılı kararı ile bozulması üzerine yeniden gereğinin görüşüldüğü,
Dava dilekçesinde, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin birinci fıkrasının tamamının iptalinin istendiği belirtilmekle birlikte; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, Yönetmeliğin 45. maddesinin birinci fıkrasının birel işleme uygulanan kısmının "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası, 24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı" ibaresi olduğu anlaşıldığından, davanın Yönetmeliğe ilişkin kısmının bu ibareyle sınırlı olarak incelendiği,
Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası, 24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı" ibaresi yönünden davanın reddi gerektiği,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında, "Dairece anılan Yönetmelik hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak Kurul Başkanınca tesis edilen davaya konu bireysel işlemlerin de hukuka aykırı olduğu belirtilmiş ise de, somut uyuşmazlığa konu fiil dahil olmak üzere belli konularda Kurul Başkanına yaptırım uygulama yetkisi veren Yönetmelik hükmünün hukuka uygun bulunması karşısında, bireysel işlemlerin -yetki unsuru dışında kalan- diğer unsurları yönünden Dairece değerlendirme yapılıp bir karar verilmesi gerektiği tabiidir." gerekçesine yer verildiği görüldüğünden, 21/08/2014 tarih ve 53530 sayılı Kurum işlemiyle bildirilen, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin 19/08/2014 tarih ve 20657 sayılı işlemin ve ekinde yer alan idarî para cezası karar tutanağının hukuka uygunluğunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiği,
IMT-2000/UMTS İmtiyaz Sözleşmesi'nin 23. maddesinin (a) fıkrasına göre davacı şirketin, yetkilendirmesi kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın, Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve belgeyi talep edilen süre içerisinde Kurum'a vermekle yükümlü olduğu, davalı idarenin 07/11/2013 tarih ve... sayılı yazısı ile talep edilen söz konusu bilgi ve belgelerin ise, davacı şirketin yetkilendirmesi kapsamında sunmuş olduğu hizmete yönelik bilgiler olduğu, öte yandan, davacı şirketin 27/02/2014 tarih ve ...sayılı yazısında, yaşanan gecikmenin şirket içinde dağıtım sürecinde yaşanan bir aksaklıktan kaynaklandığının belirtilmiş olması karşısında, talep edilen söz konusu bilgi ve belgelerin süresi içerisinde Kuruma gönderilmemesi suretiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Bilgi ve/veya belgelerin süresinde verilmemesi" başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasında yer alan kuralın ihlâl edildiğinin sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin 19/08/2014 tarih ve 20657 sayılı işlemde ve ekinde yer alan idarî para cezası karar tutanağında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Öte yandan, aynı hükümlerin ihlâli sebebiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun 27/11/2013 tarih ve 2013/DK-YED/625 sayılı kararıyla davacı şirkete idarî para cezası uygulandığı anlaşıldığından, Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları İle Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin (Mülga) uygulanması durumunda, aynı Yönetmeliğin 30. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanması söz konusu olacağından, davacı şirket hakkında daha lehe olduğu değerlendirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin uygulanması suretiyle işlem tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin 45. maddesinin 1. fıkrasının 509 sayılı Kanuna aykırı olduğu; 2813 sayılı Kanunun yetki devri için öngördüğü şartların yerine getirilmediği; yetki devrinin ancak Kanunda açıkça düzenlenen hususlarda mümkün olduğu, genişletici yoruma tabi tutulamayacağı; dava konusu Yönetmelik hükmü hukuka aykırı olduğundan, bu hükme dayanılarak tesis edilen idari para cezasının da hukuka aykırı olduğu; davalı idarenin görev alanını düzenleyen mevzuatta da Kurul Başkanına bu şekilde bir idari para cezası tesis etme yetkisi verilmediği, dava konusu idari para cezasının, bu nedenlerle yetki öğesi yönünden hukuka aykırı oduğu; eylem tarihinde yürürlükte olan Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları İle Diğer Müeyyide Ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 33. maddesinde, açıkça "Bu Yönetmelikte belirlenen idari para cezalarını uygulamaya Kurul(un) yetkili…" olacağının düzenlendiği; buna göre, idari para cezası uygulanmasına yönelik kararların, sadece Kurul tarafından alınabileceği, idari para cezasının, bu cezaya dayanak gösterilen yönetmelik hükümlerine de aykırı ve haksız olduğu, mahkeme kararında bu hususun yeterince değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğu; dava konusu idari para cezasının Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinin 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayanılarak uygulandığı ancak talep edilen bilgi ve belgelerin söz konusu hüküm kapsamında olmadığı; dolayısıyla bahse konu Yönetmelik hükmünün dava konusu cezaya dayanak teşkil etmesinin mümkün olmadığı; davalı idare tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin, EGM hatlarına ilişkin önceliklendirme konusuna ilişkin olduğundan, bu talebin müvekkil şirketin yetkilendirmesi kapsamında olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ GÜL ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Emniyet Genel Müdürlüğünce davalı idareden toplumsal olaylarda kullanılan 3N teknolojisi kapsamında SIM önceliklendirmesi yapılması talebi üzerine, davalı idare tarafından, davacı şirketten, bu konuya yönelik 20/08/2013 ve 07/11/2013 tarihli yazılarla, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün söz konusu talebinin karşılanabilmesine yönelik birtakım teknik bilgilerin talep edildiği, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü'nün söz konusu talebinin karşılanabilmesini teminen IMT-2000/UMTS işletmecisi davacı şirkete yükümlülük getirileceği de vurgulanmıştır. Bu itibarla, davacı şirketin, kendilerinden istenilen bilgi ve belgelerin, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olmadığı yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 27/04/2023 tarih ve E:2022/24, K:2023/2089 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.