T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2538
Karar No : 2023/3296
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş. Av. ...
2- ... Üretim A. Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret A. Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2021/4324, K:2023/2897 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 31/03/1998 tarih ve 98/10859 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Çayırhan Termik Santrali Görev Bölgesi'nde görevlendirilen Park Termik Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında 07/01/1999 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi uyarınca Çayırhan Termik Santrali'nin 1. ve 2. ünitelerinin santralinin 30/06/2000 tarihinde, santrale kömür sağlayan Ankara Orta Anadolu Linyit İşletmeleri maden sahalarının ise 01/07/2000 tarihinde fiilen devredilmesinden sonra, İmtiyaz Sözleşmesi ekinde yer alan tarifelerde 30/01/2004 tarih ve 359 sayılı Bakanlık oluru ile değişiklik yapılması sonucu, daha önce yapılan ödemelerden fazla olduğu tespit edilen tutarlara ilişkin kesinti faturalarının karşılığının yargı kararı gereğince ödenmesine karşın, bu anaparaya ilişkin olarak 31/07/2002 tarihi ile 08/06/2009 tarihi arası döneme ait faiz alacağı ödenmediğinden bahisle, 64.346.805,75-TL faiz ve 11.582.425,03-TL KDV'si olmak üzere toplam 75.929.230,78-TL faiz alacağının davalı idarelerce tazmin edilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2021/4324, K:2023/2897 sayılı kararıyla;
Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddedilmesi ve davalı idareler lehine 824.492,31-TL tutarında nispî vekâlet ücretine hükmedilmesi üzerine davacı şirket tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, davacının temyiz istemi vekâlet ücreti yönünden kabul edilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 27/02/2020 tarih ve E:2019/663, K:2020/539 sayılı kararla,
"Temyize konu kararın, davalı idareler lehine hükmedilen avukatlık ücretinin nispi oranda belirlenmesine ilişkin kısmına gelince;
Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinde de, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
Davanın reddedilmesi ve reddedilen bu miktar üzerinden nispi oranda avukatlık ücretine hükmedilmesinin, hak arama özgürlüğünü ve mahkemeye erişim hakkını kullanan davacıların, kullandıkları bu haklar nedeniyle olağan dışı ağırlıkta bir mali yük altına girmeleri sonucunu doğuracağı, böyle bir sonucun, hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına, olağan dışı bir kısıtlama getireceği göz önüne alındığında, davanın reddedilmesi nedeniyle maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; kararın, davanın reddedilmesi nedeniyle davalı idareler lehine hükmedilen avukatlık ücretinin nispi olarak belirlenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesine yer verilmek suretiyle Dairelerinin kararının davalı idareler lehine nispî vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden bozulduğu,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı Kanun'un 49. ve 50. maddelerinde, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğunun kurala bağlandığı,
Aktarılan Kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle davalı idareler lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde Danıştayda ilk derecede görülen davalar için belirlenen 1.980,00-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; ayrıca, ilk karar tarihindeki asgari ücret tarifesine göre hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2020 tarih ve E:2019/663, K:2020/539 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davalı idareler lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 06/06/2023 tarih ve E:2021/4324, K:2023/2897 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy