T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2567
Karar No : 2023/3243
TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
II-(DAVALILAR):
1-...
2-... Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
3- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin 15/12/2022 tarih ve E:2021/1212, K:2022/6601 sayılı kararının, davacı tarafından dava konusu Yönetmelik'in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "sözlü sınavda" ve 28. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibarelerine ve maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin kısım bakımından, davalı idareler tarafından aleyhlerine olan kısımları bakımından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, 25-29/06/2015 tarihleri arasında yapılan rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin; 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan ''sözlü sınavda'' ibaresinin, 28. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarında yer alan ''sözlü sınava" ve "sözlü sınav" ibarelerinin iptali ile maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde yer alan "ve sözlü" ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 15/12/2022 tarih ve E:2021/1212, K:2022/6601 sayılı kararıyla;
Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek;
Dava konusu Yönetmelik'in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden,
Anayasa'nın 124. maddesi ile idarelere, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma ve bu yönetmeliklerde değişiklikler yapabilme yetkisinin verilmiş olduğu ve bu yönetmeliklerin Anayasa, kanun, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmelik'in 12. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililerin terfi değerlendirmesine tabi tutulabilmeleri için sözlü sınavda başarılı olma şartının arandığı, yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfisi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınavda başarılı olma şartının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca, kurullarda personelin üst rütbeye terfisinin görüşülebilmesi için aranan şartlardan birisi olduğu dikkate alındığında, Yönetmelik'in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "sözlü sınavda" ibaresinin üst norm olan 3201 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeye uygun olduğu,
Bu durumda, Yönetmelik'in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "sözlü sınavda" ibaresinde hukuka aykırılık görülmediği,
28. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında yer alan "sözlü sınava" ve "sözlü sınav" ibareleri yönünden,
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla 1. fıkrada yer alan "Yazılı sınava giren adaylar," ibaresinin ve 3. fıkranın iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, anılan düzenlemeler yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmediği,
28. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibaresi yönünden,
Yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfisi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınavda başarılı olma şartının, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca, kurullarda personelin üst rütbeye terfisinin görüşülebilmesi için aranan şartlardan birisi olduğu dikkate alındığında, Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibaresinin üst norm olan 3201 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeye uygun olduğu,
Bu durumda, Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibaresinde hukuka aykırılık görülmediği,
Davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden,
Davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
Davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemden kaynaklanan maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden,
Davacının sözlü sınavda başarısız sayılması işleminin hukuka aykırı olduğuna ilişkin gerekçenin davacının sözlü sınavda başarılı olduğu sonucunu doğurmayıp yeniden yapılacak sözlü sınavda değerlendirilmesine yönelik olması nedeniyle bu aşamada davacının maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle,
Kısmen iptale, davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Daire kararının, dava konusu Yönetmelik'in 12. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "sözlü sınavda" ve 28. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibarelerine ve maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin kısım yönünden aleyhine olan bölümlerinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, iptali istenen idari işlemlerin ve dayanağı Yönetmelik hükümlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olduğu, bahse konu Yönetmelik'te, dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olunması şartının arandığı, sözlü sınavında başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, elli puan alma şartı konulmasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu, sözlü sınavın, adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelik'te açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile bu hükümlere dayanılarak tesis edilen idari işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın temyize konu kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptale yönelik Danıştay İkinci Dairesinin 15/12/2022 tarih ve E:2021/1212, K:2022/6601 sayılı kararının temyize konu kısımlarının ONANMASINA,
3. 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.