T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2688
Karar No : 2023/3241
TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI): ...
II-(DAVALILAR):
1- ... Bakanlığı
2- ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin 19/01/2023 tarih ve E:2021/1511, K:2023/278 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin; 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 31. maddesinin; 10/05/2015 onay tarihli Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesi'nin 13. maddesinde "sınavın teknolojik imkanlar kullanılarak kayıt altına alınmasına" dair ibareye yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin ve 14. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 19/01/2023 tarih ve E:2021/1511, K:2023/278 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmelik'in 31. maddesi yönünden,
İdarenin takdir yetkisini kullanarak sadece yazılı sınav sonuçlarına yönelik olarak getirdiği itiraz yolunun, yazılı sınavdaki maddi hatalar nedeniyle meydana gelebilecek hak kayıplarının önüne geçilebilmesi bakımından ilgililere dava açma hakkı öncesinde tanınmış bir başvuru yolu olarak öngörülmüş olması, ayrıca yazılı ve sözlü sınav sonuçlarına karşı yargı yolunun da açık olması karşısında, sözlü sınav yönünden ilgililere itiraz hakkı tanınmaması yönünden Yönetmelik'in 31. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönerge'nin 13. maddesinde "sınavın teknolojik imkanlar kullanılarak kayıt altına alınmasına" dair ibareye yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istemi yönünden,
Sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması için, sınav komisyonunca adaylara sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği; bu bağlamda, bazı kanunlarda da (örneğin 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 9. maddesi, 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2/A maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ek 41. maddesi gibi) sözlü veya mülakat sınavlarıyla ilgili olarak, adaylara komisyon başkan ve üyelerince verilen puanların ayrı ayrı tutanağa geçirileceği belirtilmiş olmakla birlikte, bunun dışında sınavla ilgili herhangi bir kayıt sisteminin kullanılmayacağının da açıkça hükme bağlandığı; bu durumda, sözlü sınavda verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak kayıt altına alınmasını öngören "üst norm" niteliğinde bir yasal düzenleme bulunmadığı, aksine sözlü sınavla ilgili benzer nitelikte düzenlemeler getiren Kanun hükümlerinde tutanak düzenlenmesi dışında bir kayıt öngörülmediği dikkate alındığında, sözlü sınavın uygulanma usulüyle ilgili 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Yönerge'nin 13. maddesinde "sınavın teknolojik imkanlar kullanılarak kayıt altına alınmasına" dair ibareye yer verilmemesinde hukuka aykırılık görülmediği,
Yönerge'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresi yönünden,
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Sınav listelerinin düzenlenmesi" başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; "Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.” kuralının yer aldığı, anılan düzenlemenin, 05/05/2016 tarih ve 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/04/2016 tarih ve 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı; diğer taraftan dava konusu Yönerge'nin "Sınav listelerinin düzenlenmesi" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında; "Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır." düzenlemesinin yer aldığı; anılan düzenlemenin dayanağı olan Yönetmelik'in 29. maddesinin 1. fıkrasının yürürlükte olmaması nedeniyle uygulanma kabiliyeti kalmadığından, bu isteme yönelik olarak da davanın konusuz kaldığı; bu itibarla, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,
Davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden,
Davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edilmiş olması, kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesi karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçeleriyle,
Kısmen iptale, davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Daire kararının, aleyhine olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, iptali istenen idari işlemlerin ve dayanağı Yönetmelik hükümlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olduğu, bahse konu Yönetmelik'te, dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olunması şartının arandığı, sözlü sınavında başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, elli puan alma şartı konulmasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu, sözlü sınavın, adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelik'te açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile bu hükümlere dayanılarak tesis edilen idari işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptale yönelik Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 19/01/2023 tarih ve E:2021/1511, K:2023/278 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy