T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2757
Karar No : 2025/799
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/06/2023 tarih ve E:2016/41136, K:2023/7559 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/06/2023 tarih ve E:2016/41136, K:2023/7559 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili Anayasaya aykırılık itirazı ise ciddi görülmeyerek, işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 26/10/2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı,
Davacının kendi beyanları yönünden, 2014 yılı HSK seçimlerinde tarafsız kalmayı tercih ettiğini ve sekiz oyunu YBP adaylarına, üç oyunu ise dışarıdan bağımsız adaylara verdiğini beyan eden davacının bu ifadelerinin Daire kararında ayrıntısına yer verilen tanık ifadeleriyle bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacının çocuklarını örgüte müzahir okula göndermesi yönünden, davacının, çocuklarını örgüte müzahir anaokulu ve ilkokula gönderdiği hususu gerek Milli Eğitim Bakanlığınca Dairelerinin ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerle gerekse de davacının kendi beyanıyla sabit olmakla birlikte, davacının, görev yaptığı ilde bulunan diğer özel okulların kaliteli eğitim vermemesi, oğluna devlet teşviki verilmesi, meslektaşlarının da çocuklarını aynı okula göndermesi nedenleriyle çocuklarını söz konusu okula gönderdiğine ve duyduğu rahatsızlık üzerine 2015 yılında her iki çocuğunu da örgüte müzahir okuldan alarak başka okullara gönderdiğine yönelik beyanlarının, bir başka ifadeyle eğitim saikiyle hareket ettiğinin aksini ve örgütsel amaçla hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının, çocuklarını örgüte müzahir okula göndermesine ilişkin söz konusu tespitin örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Dijital materyallere ilişkin olarak düzenlenen 15/01/2018 tarihli Rapor yönünden, davacıya ait dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 15/01/2018 tarihli inceleme raporundaki tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
HTS Bilirkişi Raporu yönünden, davacıya ait gsm hattı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 28/06/2017 tarihli HTS Bilirkişi Raporundaki tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Ankesörlü/sabit hat görüşme kaydı yönünden, anılan kayıtların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,
Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla düzenlenen iddianamede yer verilen tespitler yönünden, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla düzenlenen iddianamede yer verilen tespitlerin, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyan deliller olarak kabulüne olanak bulunmadığı,
Davacıyla ilgili ihbar/şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen başkaca soruşturma bulunup bulunmadığı yönünde yapılan 11/11/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 09/02/2023 tarihli cevapta; davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin soruşturma dosyasında Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, yine ara kararlarına verilen cevapta; Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Üçüncü Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ... tarih ve ... sayılı kararı ile "kısmen karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiği, anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi hakkında ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... Karar sayılı kararı ile "yeniden inceleme talebinin reddine" dair karar verildiği, ayrıca, yine davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yer alan iddiaya ilişkin olarak aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararı ile "şikayetin işleme konulmamasına" ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yer alan iddiaya ilişkin olarak da aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararı ile "şikayetin işleme konulmamasına" dair karar verildiği, bunun dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş olup, davalı idare tarafından davacı hakkında şikayet bilgisi olduğu yönünde ileri sürülen iddialar ile ilgili olarak işlem yapıldığına ilişkin ve davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğuna delil teşkil edebilecek nitelikte dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında, söz konusu ihbar/şikayet dilekçesi ile soruşturmaların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Davacı hakkındaki sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile Daire kararında yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 11/11/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,
Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisakının ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının talebi doğrultusunda dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği,
Bunun yanında, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen ve 20/05/2019 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren savunmaya cevap dilekçesinde, dava konusu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının da iptaline karar verilmesi talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde yalnızca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebine yer verildiği görüldüğünden, dosyanın tekemmül aşaması da dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan bu istemin incelenme imkanının bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve/veya irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının talebi doğrultusunda bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren (24/10/2016) işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bakılan davada derdestlik sebebiyle davanın reddine ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, kararda davanın genişletilmesi yasağı kapsamında incelenemeyeceğine karar verilen talep yönünden avukatlık ücretine hükmedilmemesinde hukuki isabet bulunmadığı; usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmeme gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Dairenin benzer konlarda verdiği kararlarla çelişkilerin bulunduğu; davacının savcılık tarafından alınan 21/02/2017 tarihli ifadesinde verdiği beyanı, çocuklarını 2012-2015 yılları arasında örgüte müzahir okula gönderdiği yönündeki tespit, kullanmakta olduğu ... numaralı gsm hattı üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 28/06/2017 tarihli Bilirkişi Raporundaki FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında soruşturma yapılan kişilerle görüşme yaptığı şeklindeki tespitler ile dijital materyallere ilişkin Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği görevlilerince tanzim edilen 15/01/2018 tarihli İnceleme Raporunda yer alan hususlar, davacı hakkındaki ihbar ve şikâyetler ile ankesörlü sabit hatlardan ya da büfe vb. yerlerde kurulu bulunan kontörlü telefon hatlarından iletişime geçip geçmediğine ilişkin yapılan çalışma neticesinde davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığınca düzenlenen raporda yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, Kurul kanaatinin davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu; parasal ve özlük hak, maddi, manevi tazminat ve faize ilişkin taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğu, 685 sayılı KHK, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrası ve 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihi öncesi için hiçbir şekilde parasal ve özlük hak, maddi ve manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, söz konusu taleplerin dava tarihinden itibaren dikkate alınabileceği ve faiz konusunda da yasal faizin dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin de kabulünün mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 15/02/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar istemiyle Hâkimler ve Savcılar Kuruluna karşı açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesince dava konusu kararın davacıya ilişkin kısmının iptali, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (29/12/2016) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, Kurulumuzun 10/04/2025 tarih ve E:2023/2752, K:2025/798 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmekte olup, bu kapsamda davalı idarece davacıya yapılacak ödemenin mükerrerliğe yol açmayacak şekilde yapılması gerektiği; ayrıca, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin düşülmesi gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu kararın yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/06/2023 tarih ve E:2016/41136, K:2023/7559 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 10/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.