T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/3101
Karar No : 2023/3346
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2022/4037, K:2023/2371 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2022/4037, K:2023/2371 sayılı kararıyla;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/4-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın (Dairece sehven beraat kararı yazıldığı anlaşılmıştır.) istinaf edilmeksizin kesinleştiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları ve kendi beyanları yönünden, davacının üniversite, hakim ve savcı adaylığı sınavlarına hazırlık ve staj dönemlerinde örgüte ait evlerde kaldığına, bu evlerde örgüt elebaşının videolarını izlediklerine, yapılacak mülakatlar için prova yaptıklarına, evde şahit oldukları hususları anlatmamak üzere yemin ettiklerine ve örgüt organizasyonlarına katıldığına ilişkin kendi beyanları ile hakim savcı adaylığı sınavlarına hazırlık için oluşturulan örgüte ait evlerde kaldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, iletişime dair kayıtların incelenmesinden, davacının örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir yaptırım niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkındaki davanın ceza hukukunun ilke ve kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, FETÖ/PDY veya başka bir terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı, iddialara konu tarihlerde yapılanmanın terör örgütü olduğuna dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, somut durumda uygulaması öngörülebilir bir normdan bahsetmenin imkansız olduğu, Dairenin, hangi eylem ve faaliyetinin, bağımsızlığını ve tarafsızlığını zedeleyecek nitelikte olduğunu gerekçeli olarak açıklamadığı, mevcut soruşturma dosyasında bu konuya yönelik herhangi bir iddia ve delilin dahi bulunmadığı, ilişkisinin maddi imkansızlıklar nedeniyle burs ve konaklama gibi imkanlardan yararlanmaktan öteye geçmediği, ankesörlü arama delilinin hukuka uygunluğunun irdelenmediği, iddia olunan aramaların örgütsel bir amaç, emir veya talimat taşımadığı, aramalara cevap vermediğinin raporda görüldüğü ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 09/03/2023 tarih ve E:2022/4037, K:2023/2371 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.