T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/448
Karar No : 2023/3171
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2019/7200, K:2022/2679 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan davacı tarafından, ikamet ettiği kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin... tarih ve ...sayılı işlemin ve dava konusu işlemin dayanağı MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin Dördüncü Bölümünün, "Konuttan çıkma" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendinde yer alan "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2019/7200, K:2022/2679 sayılı kararıyla;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 140 ve 141.maddeleri, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65/f fıkrası, Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin 4.bölümünün 1/I bendi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35.maddesinin (A) ve (B) bentlerine yer verilerek;
Uyuşmazlığın MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesine ilişkin Dördüncü Bölümünün, "Konuttan çıkma" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendine 17/05/2019 tarihli değişiklikle ilave edilen ibare ile söz konusu düzenleme uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin dayanağı olan üst hukuk normuna ve hukuka uygun olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı,
Dava, MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetler Konut Yönergesi'nin Dördüncü Bölümünün, 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan; "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, görevden uzaklaştırılan ve göreviyle ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurların, sosyal haklardan yararlanmaya devam edeceği; keza, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümleri uyarınca açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların, kendilerine tahsis edilen kamu konutlarından faydalanmaya devam edecekleri,
Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) bendinde, 926 sayılı Kanun'a tabi personelden, yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği hükmüne yer verildiği, aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde ise; kamu görevlileri bakımından göreve son verilme şartının aranmadığı, anılan bentte sayma yoluyla belirtilen kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılmaları halinde, tahsis edilen kamu konutlarından tahliye edileceklerinin hüküm altına alındığı,
Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmeyerek, göreve son verilme şartının öngörülmesi karşısında; görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı,
Dava konusu Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nde, açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin 15 gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiğinin düzenlendiği anlaşıldığı,
Öte yandan, her ne kadar idare tarafından; "Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde gerçekleşen hain bir darbe girişiminde bulunulduğu, Anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla birtakım tedbirler alması gerektiği" ifade edilerek, bu hususi durumun tesis edilen işlemin gerekçesi olduğu belirtilmekte ise de; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde; idarenin savlarında belirtilen olağanüstü süreçle bağlantılı birtakım tedbirler düzenleme altına alınırken, kanun koyucu tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri personeli bakımından açığa alınmanın yeterli görülmemesi ve yukarıda metinlerine yer verilen 657 ve 926 sayılı Kanun hükümlerine istisna getirir nitelikte bir düzenleme yapılmaması karşısında, bu savunmaya itibar edilmediği,
Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesi hükmü uyarınca, kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla, düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisinin, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceği açık olduğundan, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı,
Dava, davacının, kendisine tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesi yolundaki ...tarih ve ... sayılı işlem yönünden incelendiğinde;
Dava konusu tahliye işleminin dayanağı olan Yönerge hükmünde hukuka uyarlık görülmediğinden, bu hüküm uyarınca tesis edilen davacının konuttan tahliyesine ilişkin işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetler Konut Yönergesi'nin Dördüncü Bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendinde yer alan "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin ve davacının, kendisine tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kamu konutlarının kamu personeline tahsisine ilişkin usul, esas ve şartların Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlendiği; Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyesindeki personele tahsis edilecek kamu konutlarının puanlama, tahsis, konuttan çıkarılma ve konutların yönetimine dair esasların ise söz konusu Yönetmelik esas alınarak hazırlanan MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'yle düzenlendiği, anılan Yönerge'de 17/05/2019 tarihinde dava konusu değişikliğin yapıldığı; her çeşit güvenlik önlem ve tertiplerin baş unsurunun personel olduğu, Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı; 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde hain darbe girişiminde bulunulduğu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, darbe teşebbüsünün tamamamen sonlandırılması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla birtakım tedbirler alması gerektiği, darbe girişiminin mahiyeti itibarıyla hızlı, etkili ve sonuç alıcı adımlar atılmasının kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu, bu durumun bir gereği olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde FETÖ/PDY ile mücadeleye en küçük şüpheye mahal vermeyecek şekilde her platformda devam edildiği, bu kapsamda TSK'nın güvenlik ihtiyaçları ve Kurumun özel durumu dikkate alınarak Konut Yönergesi'ne dava konusu ilavenin yapılarak Bakan oluru ile yürürlüğe konulduğu, OHAL ve sonrasındaki süreç birlikte değerlendirildiğinde, Yönerge'de yapılan değişikliğin mevzuata uygun olduğu, harçlardan muaf olduğu belirtilerek temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 18/05/2022 tarih ve E:2019/7200, K:2022/2679 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 20/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.