T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/515
Karar No : 2023/3328
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :... mirasçıları:
1- ...
2-...
3-...
4-...
VEKİLİ: Av....
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun-Ordu Devlet Yolunun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesimde katlı yol inşa edildiği, inşa edilen katlı yolun Samsun ili, Canik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerinin önünde yer aldığı ve katlı yol yapım işinin konum, görünüm, manzara, estetik prestij, ulaşım gibi unsurlar yönünden taşınmazlarında değer kaybına neden olduğu ileri sürülerek değer kaybı karşılığı 500,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 51.840,00 TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Mahkemelerinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2015/4238, K:2020/6832 sayılı kararıyla, davacı ...'nin (muris) Mahkemelerinin E:... sayılı esasına kayden açmış olduğu davada nihai karar verilmeden önce hayatını kaybettiği, bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuşsa da, davacının mirasçıları; ..., ..., ..., ... vekili Av. ... tarafından dosyaya 28/08/2015 tarihli dilekçe ile veraset ilamı sunularak mirasçılar adına davayı takip ettiklerini beyan ettiği görüldüğünden; usul ekonomisi gereği dava dosyasının işlemden kaldırılmasına gerek görülmediği, mezkur kişiler taraf olarak davacı kısmına eklendikten sonra uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için Mahkemelerinin 20/05/2021 tarihli ara kararıyla, murisin ölümünden sonra gerçekleştirilen işlemlere davacı mirasçıların diyeceklerinin olup olmadığının sorulması üzerine, davacı vekili tarafından 14/06/2021 tarihinde sunulan dilekçe ile "davacılar adına davayı takip ettiğini ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini" beyan ettiğinin görüldüğü,
Dava konusu olayda, Samsun-Ordu Devlet Yolunun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesimde katlı yol yapımı nedeniyle davacıya ait taşınmazın değer yitirdiği ve oluşan maddi zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği, mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, davacıların taşınmazlarında toplam %15 değer kaybı oluştuğu, ... nolu bağımsız bölümün değer kaybının 16.560,00 TL, ... nolu bağımsız bölümün değer kaybının 18.720,00 TL ve ... nolu bağımsız bölümün değer kaybının 16.560,00 TL olduğu, davacılar vekilinin 04/05/2015 tarihli miktar artırım dilekçesi ile istemlerini 51.840,00 TL'ye yükselttiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu gerekçesiyle miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulü ile 51.840,00 TL maddi tazminatın dava açma tarihi olan 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E:2022/655, K:2022/2064 sayılı kararıyla;
Taşınmazın bulunduğu Samsun-Ordu Devlet Karayolu'nun Canik Belediyesi sınırları içinden geçen Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesimde, köprülü kavşak düzenlemesine ilişkin imar planı değişikliği ve bu plana göre de köprülü kavşak çalışmalarının yapıldığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince, davacının dava konusu taşınmazları edindiği tarih itibarıyla köprülü kavşak düzenlemesi ile ilgili imar planı ve notlarındaki durumun ne olduğunun tespit edilmesi, şayet imar düzenlemesinde söz konusu yapı (köprülü kavşak) öngörülmüş ve davacı tarafından taşınmaz buna rağmen edinilmiş ise, idarenin herhangi bir tazminat yükümlülüğünün doğmayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği,
Aksine bir durumun geçerli olması halinde ise, taşınmazların meri imar planındaki kullanım fonksiyonu, yapının hukuki durumu ve köprülü kavşağın taşınmazlar üzerindeki etkisi, taşınmazların kullanımı ve ulaşım olanaklarına göre değer kaybı araştırılarak bir karar verilmesi gerekeceği,
İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu bu bağlamda incelendiğinde; emsal alınan taşınmazlar ile dava konusu taşınmazların benzer ve farklı yönlerinin neler olduğu belirtilmeden m² birim fiyatları tespit edilerek dava konusu taşınmazların değer kaybının hesaplandığı, viyadüğün yapılmasından önce ve sonrasında o bölgedeki yapılarda viyadük yapılmasıyla birlikte herhangi bir değer artış veya azalışı olup olmadığı hususu araştırılmaksızın zarar hesabı yapıldığı, ayrıca dava konusu taşınmazlar ile viyadük arasında ne kadar mesafe bulunduğu ve aradaki mesafenin dava konusu taşınmazların değer kaybının hesaplamasında esas alınan kriterlere etkisinin ne düzeyde olduğunun belirlenmediğinin anlaşıldığı,
Belirtilen kriterler gözetilmeden verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Samsun-Ordu kara yolu üzerindeki viyadük çalışması nedeniyle taşınmazlarda oluşan değer kaybına yönelik Samsun İdare Mahkemelerinde açılan benzer nitelikteki dava dosyalarında da işbu dava dosyasında bulunan bilirkişi raporu ile aynı biçimde, benzer görüş ve değerlendirmelere yer verilerek (bazı dosyalarda aynı bilirkişi heyeti tarafından) tazminat miktarının hesaplandığı, söz konusu dosyalarda verilen kararların tazminat miktarının kabulüne ilişkin kısmının bakılan davaya ilişkin bozma kararında araştırılmasına gerek görülen hususlara değinilmeyerek Danıştay Onuncu Dairesinin incelemesinden geçerek onandığı (örneğin; Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı), benzer hukuki durumda olan davacılar açısından hakkaniyet ve yargı kararlarının da benzer uyuşmazlıklar açısından istikrar gereği davalı idare tarafından Samsun ili, Canik ilçesi, ... Mahallesi, .... ada, ... parsel sayılı (Mahkemece sehven farklı yer yazıldığı anlaşılmıştır.) taşınmazın önünden geçmekte olan Samsun-Ordu kara yolu üzerindeki viyadük çalışması nedeniyle davacıların (Mahkemece sehven davacının yazıldığı anlaşılmıştır.) maliki olduğu taşınmazda meydana gelen değer kaybına karşılık, toplam 51.840,00 TL (Mahkemece sehven 59.573,38,00 TL yazıldığı anlaşılmıştır.) tazminatın kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde dava tarihinden (Mahkemece sehven davalı idareye başvuru tarihinden yazıldığı anlaşılmıştır.) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesinin gerektiği,
Nitekim; bu hususta, Anayasa Mahkemesinin 21/01/2015 tarih ve 2013/135 başvuru numaralı "Ahmet Saygılı ve Şefika Saygılı Başvurusu" kararında "Yargısal kararlardaki değişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemelerin yaklaşımlarını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yansıtması yönüyle olumludur. Ancak, uygulamadaki birlikteliği sağlamaları beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin ya da farklı yargı kollarına ait mahkemelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farklı sonuçlara ulaşmalarının, bir kararın belirli bir daireye ya da farklı yargı koluna düştüğü takdirde onanacağı veya olumlu neticeleneceği, başka bir daire tarafından ele alındığı takdirde bozulacağı veya olumsuz neticeleneceği gibi birbirine zıt sonuçların ortaya çıkma beklentisinin, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu açıktır. Ayrıca, böyle bir algının toplumda yerleşmesi halinde, bireylerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına duymaları beklenen güven zarar görebilir." ifadelerine de yer verilerek, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle davanın kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişilerce değer kaybının hatalı hesaplandığı, hükmedilen tazminat tutarının sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğu, idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye ...'nın, "Samsun-Ordu Devlet Yolu'nun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesimde inşa edilen katlı transit yol yapım işlemine esas olan 07/05/2007 tarihli yatay ve düşey güzergah planı ve Nisan 2010 tarihli detay projelerinin iptali istemiyle açılan davanın temyizen görüm ve çözümünde Danıştay Altıncı Dairesinin görevli olduğu dikkate alındığında, anılan katlı transit yol yapımı nedeniyle taşınmazda meydana geldiği ileri sürülen değer kaybının tazmini istemiyle açılan bu davada verilen ilk kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin de katılımının sağlandığı müşterek kurulca temyizen incelenmesi gerektiği" yolundaki oyuna karşılık, ilk kararın temyiz incelemesinin Danıştay Onuncu Dairesince yapılmasında isabetsizlik bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/12/2023 tarihinde, usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E:2022/655, K:2022/2064 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Temyize konu kararın kabul edilen maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcı yönünden incelenmesinden, İdare Mahkemesince, değer kaybından oluşan tazminatın tamamının dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, faiz başlangıcı tarihlerinin, taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak dava dilekçesiyle talep edilen kısım için dava açma tarihi veya davalı idareye başvuru tarihi; ıslah edilen kısım için ise ıslah dilekçesinin kayda girdiği tarih olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesi gerekirken, yasal faiz başlangıcının dava açma tarihi olarak belirlenmesine ilişkin temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile ısrar kararının, ıslah edilen miktara işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy