T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/690
Karar No : 2023/3325
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2020/5991, K:2022/6051 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tehlikeli madde güvenlik danışmanı (TMGD) olarak görev yapan davacı tarafından, 19/04/2017 tarih ve 30043 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hakkında Tebliğ (Tebliğ No:TMKTDGM-01)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 15. maddesinin 5. fıkrası ile anılan değişiklik sonucu uğranılan mağduriyetin giderilerek 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ uyarınca haklarının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2020/5991, K:2022/6051 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7., 10.,
11., 14. ve 15. maddelerine atıfta bulunularak;
İlgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları, yasa koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel açısından bir ayrım yapılmadığı, yani 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmadığı,
Bu itibarla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde uyarınca yapılan başvuru tarihi arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığı, öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin iptali istemiyle açılan davalar yönünden, bu işlemlerin uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerektiği,
Uyuşmazlıkta, tehlikeli madde güvenlik danışmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hakkında Tebliğ'in 23. maddesinin 5. fıkrasında, 19/04/2017 tarih ve 30043 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ'in 15. maddesinin 5. fıkrası ile yapılan değişiklikten doğan mağduriyetinin giderilerek 22/05/2014 tarihli Tebliğ'in 23. maddesinin 5. fıkrasında yer alan haklarının tarafına iadesi istemiyle 26/06/2019 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, davalı idarece bu başvurunun "ilgi dilekçede belirtilen talebin, devam etmekte olan mevzuat güncelleme çalışmalarında değerlendirileceği" belirtilerek ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği, bahsi geçen işlem ile birlikte 19/04/2017 tarih ve 30043 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"in 15. maddesinin 5. fıkrasının iptali istemiyle 02/10/2019 tarihinde işbu davanın açıldığı,
Bu durumda, 19/04/2017 tarih ve 30043 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Tebliğ hükmünün iptali istemiyle, en geç 19/04/2017 tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresinin son gününde (19/06/2017) yapılacak başvurunun reddi üzerine dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, davacı tarafından bu tarihten sonra dava konusu Tebliğ değişikliğinin mağduriyete neden olduğundan bahisle değişiklik öncesi düzenlemenin tarafına uygulanması istemiyle yapılan 26/06/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin davacı yönünden uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeye ilişkin uygulamaların hukukî sonuçlar doğurmaya ve etkilerini göstermeye devam ettiği, davanın açıldığı tarihte de uygulamanın sürdüğü, bu nedenle dava açmak için yeni bir uygulama işlemi aranmasının dava açma hakkının engellenmesi sonucunu doğuracağı, davalı idareye yapılan 26/06/2019 tarihli başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle başvurusunun reddi üzerine altmış gün içinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 27/10/2022 tarih ve E:2020/5991, K:2022/6051 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 27/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hüküm altına alınmış; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kuralına yer verilmiş; Kanun'un 10. maddesinde ise, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta; 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hakkında Tebliğ'in 23. maddesinin 5. fıkrasında, bir TMGD’nın en fazla 5 işletmeye danışmanlık yapabileceği kuralına yer verilmiş iken; 19/04/2017 tarih ve 30043 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu düzenleme ile bir TMGD’nın, istihdam edildiği işletme ile birlikte bu işletmenin temsilciliği veya şubeleri de dahil olmak üzere en fazla beş yerde danışmanlık yapabileceği yönünde değişiklik yapıldığı; tehlikeli madde güvenlik danışmanı olarak görev yapan davacı tarafından yapılan 26/06/2019 tarihli başvuru ile söz konusu Tebliğ değişikliğinin çalışma alanını kısıtladığından bahisle 22/05/2014 tarihli Tebliğ'in 23. maddesinin 5. fıkrası gereğince işlem oluşturulması, tehlikeli madde güvenlik danışmanı olarak önceki haklarının tarafına iadesi ve mağduriyetinin giderilmesinin istenildiği, anılan başvurunun davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedildiği ve bu işlemin 07/08/2019 tarihinde davacıya tebliği üzerine 02/10/2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu düzenlemenin niteliği göz önünde bulundurulduğunda; dava konusu Tebliğ kuralına ilişkin uygulamaların ayrıca bir işlem tesis edilmeksizin hukukî sonuçlarını doğurduğu ve etkilerini devam ettirdiği, dava açıldığı tarihte de uygulamanın sürdüğü, bu uygulamalar dışında yeni bir uygulama işlemi aranmasının dava açma hakkının engellenmesi sonucunu doğuracağı hususu dikkate alındığında, davacı tarafından davalı idareye yapılan 26/06/2019 tarihli başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, davacının anılan başvurusunun reddi üzerine altmış gün içinde açmış olduğu davada süre aşımı bulunmadığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy