T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/879
Karar No : 2023/3160
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VASİ : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/12/2022 tarih ve E:2018/3681, K:2022/9705 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yargı mensubu olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararlar dolayısıyla 3.500.000-TL maddi ve 3.500.000-TL manevi tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/12/2022 tarih ve E:2018/3681, K:2022/9705 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "meslekten çıkarma"nın bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesi olarak belirtildiği, maddenin son fıkrasında da; disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde meslekten çıkarma cezası verileceği hükmüne yer verildiği,
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun incelenmesinden, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli olan bir kısım personel tarafından, kamu kurumlarında görevli memurların farklı isim ile meslek grupları adı altında asılsız suç isnadları ile 2010-2011-2012 ve 2013 yılları arası kanuna aykırı olarak usulsüz dinlendiklerinin denetimlerde tespit edilerek Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi ve aynı yönde ulusal medyada yer alan haberlerin ihbar kabul edilmesi üzerine bir kısım şüpheliler hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, kurulan örgüte üye olmak, kurulan suç örgütü kapsamında resmi görev ve yetkinin kötüye kullanılması yoluyla sahte gerçeğe aykırı belgeler düzenleyip Mahkemelerin dinleme kararları vermesini sağlayarak "kamu görevlilerinin resmi belgede sahteciliği, kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmak, iftira, suç uydurmak, özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek, elde edilen ilgili ilgisiz ya da özel yaşama ilişkin verileri suç örgütünün çıkar ve amaçlarına hizmet etme odaklı olarak arşivleme ve kullanma" suçlarından haklarında kamu davası açıldığı, bir kısım sanık müdafiilerinin tutukluluğa ve adli kontrole itiraz taleplerinin ...Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca reddedilmesi üzerine itiraz ettikleri... Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin görevinin; taleple bağlı kalarak, tutuklu sanıklar yönünden tutuklama kararının, adli kontrol altındaki sanıklar yönünden ise; adli kontrol kararının usul ve kanuna uygun olup olmadığı, tutuklama ve adli kontrol sebeplerinin bulunup bulunmadığını inceleyerek itirazın kabulü veya reddine karar vermek olduğu, esas mahkemesi olmayan...Ağır Ceza mahkemesi heyetinin suç vasfını tartışmasının hukuken imkânsız olduğu gibi yargılama yapılmadan suç vasfının tayininin de mümkün olmadığı, dosyanın esas mahkemesi olan ... Ağır Ceza Mahkemesince tensiben duruşma gününün 03/11/2014 olarak belirlendiği, dosyanın ilk duruşmasının dahi yapılmadığı, sanıkların savunmalarının alınmadığı, delillerin toplanmadığı, bu aşamada iddianamenin, sevk maddelerinin ve suçun oluşup oluşmadığının tartışılmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, Mahkeme Heyetince talep dışına çıkılarak yargılama yapılıp bitirilmişcesine suç vasfının belirlenmesine çalışıldığı ve peşinen suçun oluşmadığının kabulü cihetine gidildiği gibi davacının da yer aldığı Mahkeme Heyetince iddianamenin “hukuki garabet” olarak nitelendirilmesinin de hem mevzuat hükümlerine hem de yargı etiği ilkelerine aykırı ve iddianameyi tanzim eden Cumhuriyet Savcısı O.B. ve tedbir kararlarını veren ... Sulh Ceza Hakimi D.Ç.'yi kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırır nitelikte olduğu, öte yandan,... Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından verilen tahliye kararlarından sonra, FETÖ/PDY terör örgütünün basın yayın organları olması sebebi ile kapatılan Cihan Haber Ajansı ile "Bugün" ve "Zaman" isimli gazetelerin 28/09/2014 tarihli sayılarında kararda da ifade edildiği şekilde "hukuk garabeti" başlığıyla haber yapıldığının görüldüğü, ayrıca anılan soruşturma kapsamında tutuklu olup, ... Ağır Ceza Mahkemesi heyetince tahliye edilen polis memurlarının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisak veya irtibatı bulunduğu gerekçesiyle olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri uyarınca meslekten çıkarıldıkları, davacıyla birlikte ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ile diğer üyesinin de FETÖ ile irtibat ve iltisakının bulunduğu gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla meslekten çıkarıldıkları ve bu kararların kesinleştiği göz önüne alındığında, planlı ve sistemli bir biçimde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir parçası olarak, örgütlü bir şekilde hareket edilerek örgütten alınan emrin uygulamaya konulduğu, bu nedenle davacının tarafsızlığını da kaybettiğinin anlaşıldığı,
Bu itibarla mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılan eylemi nedeniyle davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık olarak 3.500.000-TL maddi ve 3.500.000-TL manevi tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu kararın önyargı ile verildiği, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği, Anayasa'nın 138. maddesi ile koruma altına alınan hakimlerin bağımsızlığı ilkesi uyarınca hakkındaki iddiaların meslekten çıkarma kararına dayanak alınmasına imkan bulunmadığı, soruşturma konusu kararların vicdani kanaat ve kanun gereklerince verildiği, kimseyi hedef almadığı, matbu karar yazmak yerine tespit edilen eksiklerin kanun çerçevesinde belirtildiği, herhangi bir kanun maddesinin ihlal edilmesinin söz konusu olmadığı; anılan kararların basın-yayın organlarınca yayımlanmasının kendisi ile ilgisinin bulunmadığı; kararda manevi tazminat isteminin reddedilmesi nedeniyle aleyhine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/12/2022 tarih ve E:2018/3681, K:2022/9705 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 20/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.