T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/941
Karar No : 2023/3139
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2-DAVALI YANINDA MÜDAHİL:... İnş.San. ve
Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 06/09/2016 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı ile 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının ve anılan planlara karşı yapılan itirazın reddine dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Aynı işlemin iptali istemiyle Mahkemelerinin E:... sayılı dava dosyasında açılan davada, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları ile dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesinden;
Taşınmazın konumu ve özellikleri ile taşınmaza ilişkin, daha önce onaylanan imar planları ve verilen yargı kararları ile dava konusu edilen imar planlarında taşınmaz açısından belirlenen kullanımlara yer verildikten sonra,
Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, ODTÜ arazisinde 1960'lı yıllardan beri sürdürülen ağaçlandırma çalışmaları sonucunda bir orman ekosistemi oluşması, varolan peyzaj değerleri ve ağaç örtüsü ile Ankara metropolünün içerisinde bir daha elde edilemeyecek olan ve bu nedenle kaybedilmemesi gereken önemli bir yeşil alan-rekreasyon alanı gereksinimini karşılaması dikkate alındığı gibi bölgedeki sit alanlarının bütünlüğü ve devamlılığı açısından da korunması gerekli olarak görülerek doğal sit alanı olarak tescil edilmiş ise de, üst ölçekli planın bu alanı kentsel gelişme alanı olarak belirlemek suretiyle getirdiği kullanım kararı ve mevcutta üzerindeki yapılaşmalar dikkate alındığında, kamusal açık yeşil alan sistemi içerisinde kalan dava konusu taşınmazın yapılaşmaya açılamayacağı sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığı,
Ancak E:... sayılı dosyadaki bilirkişi raporları ile diğer belgelerin birlikte incelenmesinden; dava konusu taşınmazın bulunduğu doğal sit alanı içerisinde konut yapılaşmasının olmadığı ve taşınmaza en yakın konut alanlarının kuş uçuşu kuzeyde 5 km, doğuda 2 km, güneyde 4.8 km ve doğuda 3.7 km mesafede olduğu, yakın çevrede İncek-Oran Yolu boyunca örnek olarak gösterilen yapılaşmaların tamamının kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edilen alanlarda gerçekleştiği ve bunların kamusal kullanımlar olarak hizmet verdiği, bölgenin yerleşim özellikleri, dokusu ve bölge şartları, doğal sit sınırı içerisinde benzer şekilde "kentsel gelişme alanı-konut alanı" kullanımlarının olmadığı dikkate alındığında, nüfusu hızla artan bir metropol olan Ankara kentinin potansiyel rekreasyon alanı ihtiyacını karşılayabilecek söz konusu alanın, dava konusu planlar ile "konut alanı” olarak yapılaşmaya açılmasında kamu yararına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar ve koruma mevzuatına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 29/09/2022 tarih ve E:2021/1260, K:2022/8233 sayılı kararıyla;
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin geniş kapsamlı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı ile planlandığı, sözü edilen planın Plan Açıklama Raporunun 9 sayılı "Planlama Bölgelerinin İrdelenmesi" kısmının, 9.1. sayılı "Planlama Bölgeleri Tespiti ve Bölgecikler" bölümünün 4. sayılı "Güney Planlama Bölgesi" kısmında, "kentin ağırlıkla Konya Yolu omurgası bağlamında gelişen alanlarını kapsamaktadır. Çankaya ilçesinin bir bölümü ile, Gölbaşı ve Bala ilçelerini kapsayan bu alan, Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesinin bu alan içinde bulunması nedeniyle koruma değer ve öncelikleri ile öne çıkan özel bir havzadır. Bu alanda, daha önce Kanun ile tanımlanmış özel çevre koruma bölgesi sınırı gerekli ve yeterli görülmemiş, yeni ve havza bütününü koruyacak bir sınır çerçevesinde koruma öncelikli bir planlama çalışması süreci tanımlanmıştır." ifadesine yer verildiği,
Plan açıklama raporunun "9.2.4. GÜNEY PLANLAMA BÖLGESİ" kısmında "Güney planlama bölgesinin 2000 yılı itibariyle sahip olduğu 288.544 kişilik nüfusa karşın, bölge içinde onaylı planlarla oluşturulmuş kapasiteler, 1.083.500 kişilik bir nüfus atamasına işaret etmektedir. Güney Planlama Bölgesi için onaylı planlarla 1.083.000 düzeyine ulaşan nüfus atamasının, bölgenin özgün nitelikleri ve bu Planın korumaya dair yaklaşımları doğrultusunda 580.000 civarında gerçekleşecek biçimde revize edilmesi öngörülmektedir." tespiti bulunduğu,
Öte yandan, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin .. tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri plan raporunda, "son yıllarda hızlanan kamu yatırımları (yol ve altyapı ağı), bölge genelinde hızla gelişen ve kentsel cazibeyi arttıran yatırımlar (TOKİ, SİNPAŞ, İNCEKLOFT, Üniversiteler, özel okullar vb..) ile İncek, Ankara'nın en önemli kentsel gelişme alanı olarak gündeme geldiği, güneye ve batıya yayılma eğilimindeki Ankara Metropolitan alan kentsel nüfus tercihlerinin de daha sağlıklı ve standartı yüksek kentsel yaşam alanları sunan bu bölgelere kaydırıldığı, Çayyolu-Beytepe-İncek aksının bağlanması ile birlikte bu güzergahın, yani Ankara'nın güney-batı bölgesinin cazibesini maksimum düzeyde arttırdığı, 2023 Başkent Ankara, 1/25000 Ölçekli Nazım İmar Planı öngörüleri içerisinde bu yönde ağırlık kazanan bir senaryo bulunmadığı, bu nazım planın, Ankara kentinde yaşayan nüfusun tercihlerini ve çok ciddi çekim noktaları oluşturan Ankara kenti dışında, bölgesel ve ülke bazında çekim etkisi yaratan kamu ve özel girişim yatırımlarını yönlendirme gücüne sahip olamadığı, bugün Gölbaşı'nın, Türkiye ve bölge ülkeleri genelinde hizmet veren ve verecek sayıları 5'i bulan üniversite kampüs yapılanması ile sayıları 10'u geçen Ankara'da öncelikli tercih konusu olmuş özel okulları ve kampüsleri ile bir okullar bölgesi haline geldiği, bu durumun, yeni yürürlüğe konulan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı çerçevesinde dikkate alındığı ve tedbiren Belediyece "Çevre Düzeni Planı Eşgüdüm Komisyonu" gibi yeni bir süreç tanımlaması yapılmak zorunda kalındığı, bu komisyonun beşer yıllık, periyotlar halinde hazırlayacağı raporun, büyükşehir belediye meclisince görüşüleceği ve bu planın hedef, ilke, strateji ve kararlarında revizyon ve/veya ilaveler gerekiyorsa karara bağlayacağı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planının bu eksikliğinin ortadan kaldırıldığı, aynı zamanda, hatalı yorumlamalar nedeniyle, plan iptallerine yol açan 1/25.000 ölçekli nazım imar planının bazı hükümlerinin 1/100.000 ölçekli planın onayıyla etkisiz konuma geldiği, Büyükşehir Belediyesinin üst ölçekli plan kapsamında da alt ölçekli planların revizyonuna hızla yöneleceği, Çayyolu-İncek aksının bağlanması ile birlikte batı koridorunda yer alan ODTÜ, BİLKENT, HACETTEPE (Beytepe) ve ÇANKAYA üniversite kampüs alanlarının da bu sisteme entegre olduğu, yüksek standartlarda kentsel yaşam alanları sunan Çayyolu kentsel alanı ile Beytepe, İncek ve Taşpınar güney batı yayının süreklilik ve maksimum erişebilirlik kazanmasının bu alanın, yani Ankara Metropolitan alanı Güney-Batı yayının kentsel alandaki en önemli yerleşim bölgesi olmasını sağlayacağı, Güneykent kapsamında yapılan planların uzun süre İncek mevcut imarının benzer şekilde(düşük yoğunluklu) devam etmesine karşın şu anda gelinen nokta itibariyle İncek mahallesinden daha ileride bulunan Tulumtaş çanağının tamamının yapılan revizyonlarla yüksek katlı yapılaşmaya dönmesinin de, daha güçlü bir çekim merkezi olan İncek mahallesinin de bu şekilde dönüşümünü kaçınılmaz kıldığı, davalar neticesinde plansız kalan alanın öneri 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli Nazım imar planları, 1/100.000 ölçekli planın öngörüleri ile birlikte yeniden ve ağırlıklı olarak tescile konu olmuş parselasyon planları dikkate alınarak yeniden hazırlandığı" ifade edildiği,
Bu bağlamda, 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının nüfus ve yapı yoğunluğu yönünden 2023 yılı hedef ve öngörüsü ile hazırlandığının da gözden kaçırılmaması gerektiği,
1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı Açıklama Raporu 9.2.3. sayılı Güneybatı Planlama Bölgesi kısmının Plan Müdahale Biçimi alt kısmında, "yapılacak plan revizyonu ile ulaşım sistemi yeniden kurgulanarak kademelenme yapılması" öngörüldüğü,
Bu çerçevede, bölgede öngörülen nüfusa hizmet veren 1, 2 ve 3.derece yol/ulaşım kademelenmesi yapıldığı, bu çerçevede, Karayolu Projelerine ilişkin 1/50.000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, Bilkent Şehir Hastanesi İncek-Pozantı Otoyolu Bağlantısı kavşak düzenlemesi ve çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylandığı,
Yine, Bilkent Şehir Hastanesi İncek-Pozantı Otoyolu Bağlantısına ilişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama revizyon imar planının Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylandığı,
Uyuşmazlık konusu taşınmazı da kapsayan bölgede yapılan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan dava dosyalarının incelenmesinden ise, Ankara kentinin güneybatı ile güney akslarına doğru büyümekte olduğu, İncek ve Tuluntaş bölgelerinin kentin temel gelişim akslarından biri olarak görüldüğü yoğun bir yapılaşma talebi bulunduğu, ayrıca birçok parsele yönelik yüksek yapı yoğunluğu verilen bölgede yine yüksek yapı yoğunluğuna sahip üniversite, hastane, özel okul, kamu kurum ve kuruluşunun yer aldığı gözetildiğinde imar mevzuatı ve şehircilik ilkeleri ile planlama esasları bağlamında Ankara'nın nüfus ve yapı yoğunluğu yönünden 2023 yılı hedef ve öngörüsüyle hazırlanan ve 16/02/2007 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planından başlamak suretiyle bir revizyona tabi tutulması gerektiği kuşkusuz ise de, süreç içerisinde bu yöntem uygulanmadığı için uyuşmazlık konusu alandaki yoğun yapılaşma baskısının, bazı parsellerin iki katlı villa tipi yapılaşmadan çok katlı sosyal ve teknik altyapı ihtiyacını parsel/ada içerisinde karşılayabilecek bir yapılaşma için artık revizyon değil, bir imar planı değişikliği ihtiyacı doğduğu,
Benzer uyuşmazlıklarda mahkemelerce yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında, uyuşmazlık konusu bölgede çok sayıda ilköğretim, sağlık, lise, park, yeşil alan, cami, belediye hizmet alanı, spor alanı gibi sosyal ve teknik alt yapı alanlarının bulunduğu, dolayısıyla öngörülen nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının karşılandığı tespitlerinin yer aldığı,
Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda, yüksek katlı yoğun konut alanları ile ulaşım maliyetlerinin düşmesi, elektrik iletim hatları, kanalizasyon, ulaşım, doğalgaz, içme suyu hatları gibi altyapı maliyetlerinin azaltılması ve bu şekilde korunması gereken alanlara -tarım, orman, sit alanları vb.- yapılaşma baskısının önlenmesinin amaçlandığının belirlendiği,
Uyuşmazlık özelinde ise; her ne kadar İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, parselin içinde yer aldığı bölgenin geneline yönelik yukarıda yapılan değerlendirmeler göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu parselin, 44.160 m² olduğu, 26.496 m²'sinin (% 60) gelişme konut alanı, kalan % 40'lık kısmının park (10.026,50 m²), ağaçlandırılacak alan (1.674,50 m²), 12 metrelik servis yolu (4.456 m²) ve 50 metrelik yol (1.507 m²) olarak planlandığı, parselin sosyal ve teknik donatı alanlarını kendi içinde karşılama imkanı bulunduğu, ulaşım sistemi bakımından 12 metrelik servis ve 50 metrelik yola cepheli olduğundan ulaşım dolaşım sistemi yönünden mevzuat aykırılık bulunmadığı, cephe aldığı yolun sağ ve sol istikametinde İncek-Oran Yolu boyunca konut alanlarının bulunduğu, yakın mesafede çok sayıda eğitim, sağlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının bulunması nedeniyle yeterli oranda sosyal ve teknik altyapının bulunduğu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun "Doğal Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları ile İlgili 728 sayılı İlke Kararı" uyarınca 3. derece doğal sit alanlarında konut kullanımının mümkün olduğu, konut alanı ile ODTÜ Ormanı arasında, ağaçlandırılacak alan ve park kullanımlarına yer verilmesi nedeniyle orman alanına yönelik bir sorun bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu imar planlarında, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurularının reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin imar planı değişiklikleri olmadığı, "ilk plan onayı" olduğunun açık olduğu, bilirkişi raporlarının ise plan değişikliği kurgusuna dayalı olarak oluşturulduğu, parselden daha önce düzenleme ortaklık payı kesilmediği, plan teklifine ilişkin arazi kullanım tablosu incelendiğinde, %40'a yakın kamusal kullanım belirlendiği, parsel sit alanı kapsamında olduğundan, plan teklifinin Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından uygun görüldüğü, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında müdahil tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen bozma kararının yerinde olduğu ve sürecin detaylı şekilde Daire tarafından değerlendirildiği, 1961 yılında ifraz edilerek oluşan parsel üzerinde o tarihlerde tuğla fabrikası bulunduğu ve hiçbir zaman orman alanı vasfında olmadığı, taşınmazın 1971 yılında satın alınmasına karşın yıllardır yapılaşma imkanı tanınmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği, taşınmaza çok yakın mesafede yapılan imar planı değişikliklerine karşı açılan davaların reddine karar verildiği, öte yandan, yakın mesafede yüksek oranda yapılaşma hakkına haiz bir çok konut alanının bulunduğu, oysa ki dava konusu imar planları kapsamında, yapılaşma hakkının ve bina yüksekliklerinin çevreye oranla düşük nitelikte belirlendiği, onaylanan imar planlarının plan değişikliği de olmayıp, parsel açısından ilk onaylanan planlar olduğu, bu nedenle, dava konusu işlem niteliğinin yanlış değerlendirildiği, dosyaya taraflarınca sunulan uzman görüşünde de, işlemin hukuka uygunluğunun ortaya konulduğu, parsele ilişkin olarak 2017 yılında parselasyon yapıldığı ve 2018 yılında yapı ruhsatları düzenlendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu işlemlerin iptaline yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında atıfta bulunulan ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2022 tarih ve E:2021/1080, K:2022/7266 sayılı kararı ile bozulması üzerine, anılan bozma kararına uyulmayarak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı, Kurulumuzun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanmıştır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idare yanında müdahile iadesine,
4.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 18/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dosyanın incelenmesinden; Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mevkii, ... sayılı parsel sayılı taşınmazın, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Revizyon Nazım İmar Planı'nda "park ve rekreasyon alanı" kullanımına ayrıldığı, mülga Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı karar ile de 3. derece doğal sit alanı olarak tesciline karar verildiği, 2007 yılında onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı'nda ise "kentsel servis alanı" kullanımına ayrıldığı, yine mülga Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun (KTVKBK) ... tarih ve ... sayılı kararı ile 3. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen dava konusu parsel üzerinde mevcut yapılaşmaların bulunması ve alanın sit alanı özelliği taşımadığının anlaşıldığı belirtilerek sit statüsü kaldırılmış ise de, bu işleme karşı açılan davada verilen iptal kararı üzerine, 2010 yılında yeniden 3. derece doğal sit alanı olarak tescil edildiği görülmektedir.
Diğer taraftan, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince 2008 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile dava konusu parselin "kentsel servis alanı" kullanımında belirlendiği ve bu kullanıma ilişkin plan notlarında, yapılaşma koşulları E:2.00-Hmaks:Serbest olacak şekilde konut/rezidans yapılabileceği yönünde belirleme yapıldığından, anılan değişikliğe karşı açılan davada; Ankara 6. İdare Mahkemesinin 29/12/2009 tarih ve E:2008/1759, K:2009/1986 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, daha sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 2013 yılında, Ortadoğu Teknik Üniversitesine ait alana ilişkin 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planlarının onaylandığı, bu planlarda taşınmazın "rekreasyon alanı" kullanımına ayrıldığı, davalı idare yanında müdahil tarafından, bu planlara itiraz edilmesi üzerine, alanda 20/05/2014 tarihinde onaylanan imar planlarında, taşınmazın plan onama sınırı dışında bırakıldığı görülmüştür.
Belirtilen nedenle; taşınmazın, 2014 yılından dava konusu işlemin onaylandığı 06/09/2016 tarihine kadar plansız konumda olduğu ve taşınmaza ilişkin olarak yürürlükte olan imar planı bulunmadığı açıktır.
Öte yandan; taşınmaz üzerinde, taşınmazın sit alanı ilan edilmesinden önce tuğla fabrikası şeklinde yapılaşmanın mevcut olduğu, her ne kadar parseli kapsayan alanda 1994 yılında ve sonrasında onaylanan imar planlarında, taşınmaz park/rekreasyon alanı olarak belirlenmiş ise de; taşınmazın, 2007 yılında onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "kentsel servis alanı" olarak belirlendiği görülmüş olup, dava konusu edilen işlem ile de kısmen konut alanı, kısmen park, kısmen ağaçlandırılacak alan, kısmen de yol kullanımlarına ayrıldığı, bununla birlikte, cephe alınan 50 metrelik İncek-Oran Yolu boyunca, yolun sağ ve sol istikametinde de konut alanları bulunduğu ve taşınmaz açısından belirlenen emsal oranı ve yapı yüksekliklerinin (12 metrelik yoldan cephe alan kısmında 4 kat, diğer kısımlarında ise 8 kat olacak şekilde), çevre imar bütünlüğü kapsamında düşük olarak belirlendiği görülmektedir.
Kaldı ki, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 728 sayılı (740 sayılı ilke kararı ile değişik) ilke kararı uyarınca, parselin, doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yolunda, yörenin potansiyeli ve kullanım özelliği de gözönünde tutularak konut kullanımına da açılabileceği açıktır.
Bu durumda; parselin boş vaziyette olmadığı ve taşınmaz üzerindeki mevcut yapılaşma ile birlikte, dava konusu planların onaylandığı tarihte plansız konumda olması ve 3. derece doğal sit alanı kapsamında kalan taşınmaza yönelik belirlenen konut kullanımı açısından imar ve koruma mevzuatı ile ilke kararlarına herhangi bir aykırılık bulunmadığı hususlarının yanı sıra, parselde belirlenen "konut alanı" ile ODTÜ Ormanı arasında tampon nitelikte "ağaçlandırılacak alan ve park" kullanımlarına yer verilmesi nedeniyle, ormanlık alana yönelik bir yapılaşma baskı olmayacağı hususu birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığa konu işlemde, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.