T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/961
Karar No : 2024/3113
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'e velayeten ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2020/992, K:2022/6784 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 07/07/2018 gün ve 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 32. maddesinin 3. fıkrasının (m) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2020/992, K:2022/6784 sayılı kararıyla;Anayasa'nın 10. ve 42. maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 1 Nolu Protokolü’nün 2. maddesi, BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin 24. maddesi, 5378 sayılı Engelliler Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrası ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 45. maddesi ve Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 19. maddesinin 1. fıkrası, 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 28. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ı) bentleri ile 32. maddesinin 3. fıkrasının (m) bendinde yer alan kurallar aktarılarak,
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; hiç kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, yükseköğretime giriş ve yerleştirme işlemlerinin Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre tüm adaylar yönünden imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla yapılması gerektiği, engellilerin özel durumları ve farklılıkları dikkate alınmak suretiyle yeteneklerinin, zihinsel ve fiziksel becerilerinin gelişiminin sağlanması ve genel eğitim sisteminden dışlanmamaları ve eğitim haklarından etkili bir şekilde yararlanmaları amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ve devletin bu kapsamda bazı düzenlemeler yapmakla yükümlü olduğunun anlaşıldığı,
Nitekim, Anayasa Mahkemesinin muhtelif kararlarında eğitim hakkının yükseköğrenim seviyesini de kapsadığına, belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına etkili bir biçimde erişimin sağlanmasını güvence altına aldığına ve kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe şeklinde bir negatif ödev yüklediğine karar verildiğinin görüldüğü,
Dava konusu Yönetmelik'te yer alan düzenlemeler incelendiğinde ise; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürmelerinin esas olduğu ancak bu bireylere yönelik özel eğitim kurumları veya özel eğitim sınıflarının da açılabileceği, tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim hizmetleri sunan özel eğitim okulları ve özel eğitim sınıflarında ortaöğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diplomanın düzenleneceği ve bu öğrenciler yönünden merkezi sistem sınavlarında gerekli tedbirlerin alınacağı; okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve mesleki eğitim veren ortaöğretim kurumlarında açılan ve özel eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıflarında yetersizlik türüne göre hazırlanmış özel eğitim programlarının uygulanacağı ve özel eğitim meslek okulu ve özel eğitim uygulama okulu programını tamamlayan öğrencilere takip ettikleri eğitim programına uygun diplomanın düzenleneceği, ayrıca bu bireyler için mesleki eğitim veren okulların da açılabileceği, bu kapsamda ilköğretim programlarını tamamlayan; genel veya mesleki ve teknik ortaöğretim programlarına devam edemeyecek durumdaki hafif düzeyde zihinsel yetersizliği, hafif düzeyde otizmi, görme veya işitme yetersizliği olan öğrenciler için iş ve mesleğe yönelik bilgi ve beceriler kazandırmak amacıyla açılan gündüzlü özel eğitim meslek okullarından mezun olan öğrencilere özel eğitim meslek okulu diploması düzenleneceği, bu diplomanın, özel eğitim meslek okulu mezunu olan bireylere yükseköğretime devam etme ve bağımsız iş yeri açma hakkı sağlamayacağı ancak, bireylerin kamuda bir işte istihdam edilmesi durumunda bu diplomanın bireylerin meslek lisesi mezunlarına tanınan özlük haklarından yararlanmalarını sağlayacağının anlaşıldığı,
Somut olayda ise; davacının kızının Yahya Günsür Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler için açılan özel eğitim sınıfında eğitim gördüğü, anılan özel eğitim sınıfında özel eğitim meslek okullarında uygulanan özel eğitim programının takip edildiği ve 14/06/2019 tarihinde anılan okuldan mezun olan davacının kızına özel eğitim meslek okulu diploması düzenlendiğinin görüldüğü,
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; devletin engelli bireylerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması noktasında kapsayıcı olması ve engelli bireylerin eğitim sisteminden dışlanmalarına neden olacak düzenlemelerden kaçınması gerektiği anlaşılmış olup; dava konusu Yönetmelik hükmünün engelli bireylerin yükseköğretime giriş hakkını elinden aldığı ve bu durumun engelli bireylerin eğitim hakkını ihlal ettiği ve fırsat eşitliğine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği,
Ayrıca, Anayasa’nın 42. maddesinde eğitim hakkının sınırlandırılmasına ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüş olup; Anayasa’nın 42. maddesinde yer alan “Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” ifadesi ile bu konuda yasama organına bir takdir alanı bırakıldığından, engelli bireylerin eğitim hakkını kısıtlayan dava konusu düzenleyici işlemin bu yönüyle de hukuka aykırı bulunduğu,
Öte yandan, davalı idarece her ne kadar dava konusu edilen düzenlemenin 01/07/2021 tarih ve 31528 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirildiği ve yeni değişiklikle birlikte bu kapsamda bulunan bireylerin yükseköğretime devam edebilmelerine imkan sağlandığı, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı ileri sürülmüşse de, dava konusu düzenlemeye dayalı bireysel işlemlerin tesis edildiğinin anlaşılması nedeniyle dava konusu edilen düzenlemenin hukuki denetiminde tesis edildikleri tarihteki duruma göre hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden, salt sonradan yapılan değişiklik sebebiyle davanın konusuz kaldığı düşüncesiyle karar verilemeyeceğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle,dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 01/07/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile özel eğitim meslek okulundan alınan diplomaların yükseköğretime devam etme hakkı sağlamayacağına ilişkin ibarenin yürürlükten kaldırıldığı, 01/10/2021 tarihli Bakan oluru ile de, söz konusu Yönetmelik değişikliğinden önce mezun olan öğrencilerin de değişiklikten yararlanacaklarına ve yükseköğretime devam edebileceklerine karar verildiği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TTÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, temyiz istemine konu Daire kararında, dava konusu Yönetmelik hükmünün engelli bireylerin yükseköğretime giriş hakkını elinden aldığı, bu durumun engelli bireylerin eğitim hakkını ihlal ettiği ve fırsat eşitliğine aykırılık teşkil ettiği gerekçesine yer verilmesine karşın, hüküm kısmında Yönetmelik'in 32. maddesinin 3. fıkrasının (m) bendinin tamamının iptali yönünde hüküm kurulmuşsa da; anılan iptal kararının söz konusu bentte yer alan "yükseköğretime devam etme hakkı" ibaresi yönünden hüküm ifade edeceği de tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 23/11/2022 tarih ve E:2020/992, K:2022/6784 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 04/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.