T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1218
Karar No : 2025/830
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... vasisi ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Komiser yardımcısı rütbesinde görev yapan davacının, komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2014 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2019 tarih ve E:2016/21393, K:2019/1072 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak; davacının, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Müdürlüğü Sahtecilik Büro Amirliğinde görev yaptığı dönemde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, yine, davacının, 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkartıldığı, UYAP kayıtları incelendiğinde ise, davacı hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma", "Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "gizlilik ihlalinde haberleşme içeriklerinin kaydedilmesi", "kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etme", "kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları kayıt etme" suçlarından açılmış kamu davası bulunduğu, bunların bir kısmında davacının mahkumiyetine hükmedildiği, bir kısmının ise derdest olduğunun görüldüğü; bilindiği üzere, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin, kural olarak söz konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması esas ise de, dava konusu edilen işlemlerin niteliğine göre idari işlemin tesis edildiği tarihten önceki dönemi ilgilendirmesi koşuluyla, yargılama sürecinde veya daha sonra ortaya çıkan tüm bilgi ve belgelerin işlemin hukuka uygunluk denetimi değerlendirmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği; bu durumda, davacı hakkında terfi değerlendirmesinde göz önünde bulundurulacak 2014 yılı ve sonrasındaki eylemlerini kapsar şekilde başlatılan adli soruşturmaya ilişkin yargılamanın devam ettiği ve adli ve idari soruşturma kapsamındaki suçların konusunu oluşturan eylemlerin mütemadi oluşu, niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2022/709, K:2023/1170 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Merkez Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmakta ise de, gelinen aşamada meydana gelen yeni hukuki durumlar itibarıyla davacının, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, öte yandan davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma", "Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "gizlilik ihlalinde haberleşme içeriklerinin kaydedilmesi", "kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etme", "kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları kayıt etme" suçlarından açılan davalar bulunduğunun görüldüğü; bu durumda, mevcut listedeki personelin rütbe terfiine ilişkin olarak kararda değinilen hususlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle davacının durumunun davalı idare tarafından liyakat yönünden "yeniden" değerlendirilmesi gerektiği açık olduğundan, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği; ayrıca, verilen bu kararın davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu da doğurmayacağı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri açılarından hukuka uygunluk bulunmadığı; birçok takdir, taltif ve başarı belgesi mevcut olduğu; sicil ve performans değerlendirme puanının çok iyi olduğu; soruşturma geçirmediği ve ceza almadığı; meslekten çıkarma cezasının 2015 yılında tesis edildiği; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte terfiine engel bir süreç bulunmadığı; kıdem ve liyakatinin terfie uygun olduğu; derdest dosyalarının dava konusu işlemin tesis edildiği dönemi ilgilendirmediği; işlemin tesis edildiği döneme göre değerlendirme yapılması gerektiği; ilk derece mahkemesinin ilk aşamada verdiği iptal kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.