T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1259
Karar No : 2025/846
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2024 tarih ve E:2022/7826, K:2024/834 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Daire'nin ... tarih veE:..., K:... sayılı kararı ve anılan karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2024 tarih ve E:2022/7826, K:2024/834 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. ve 72. madde hükümlerine yer verildikten sonra,
2802 sayılı Kanun'un "Ceza soruşturması veya kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve zamanaşımı" başlıklı 72. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde, hâkim ve savcılar hakkında başlatılacak disiplin soruşturmasıyla ilgili olarak, "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz." denilerek meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarının dışında kalan disiplin cezaları için üç yıllık bir soruşturma zamanaşımı süresinin, aynı fıkranın devam eden cümlesinde "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." denilerek beş yıllık bir ceza zamanaşımı süresinin belirlendiği, meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarıyla ilgili olarak soruşturma ve ceza verme zamanaşımı süreleri arasında bir ayrıma gidilmeyerek, bu cezalara ilişkin hem soruşturma hem de ceza zamanaşımı sürelerinin beş yıl olarak belirlendiğinin görüldüğü, ancak, aynı maddenin 3. fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır." denilerek üç ve beş yıllık soruşturma ve ceza verme zamanaşımı sürelerine bir istisna getirildiğinin de açık olduğu,
Anılan mevzuat hükümlerine göre, meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere soruşturmaya başlanması bakımından zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak belirlendiği; meslekten çıkarma ve yer değiştirme cazalarını gerektiren eylemler için soruşturmaya başlanması bakımından ayrıca bir zamanaşımı süresinin belirlenmediği, ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresi için ise meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler ile diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemler arasında bir ayrım yapılmadığı ve genel kural olarak 2802 sayılı Kanun'un 62. maddesinde sayılan tüm disiplin cezası türleri için ceza verme yetkisi bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresinin belirlendiği; bu nedenle meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerek soruşturmaya başlanması bakımından gerekse de ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresini kapsadığı, bu kuralın iki istisnasının bulunduğu, bunlardan ilkinin, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturmasının açılması durumu, ikincisinin ise, disiplin cezası verilmesi için kovuşturma sonucunun beklenilmesine karar verilmesi durumu olduğu,
Bu durumda, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması açılmış olması ve kanunda söz konusu suç için daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmüş olması durumunda, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak değil de, Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen dava zamanaşımı süresi olarak uygulanması gerektiği; disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle kovuşturma açılmış olması ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi hâlinde ise disiplin cezası verme yetkisi bakımından zamanaşımı süresinin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl olarak uygulanması gerektiğinin anlaşıldığı, Kanun koyucunun bu hususlar dışında başka bir kural öngörmediği ve memurun sürekli ceza tehdidi altında bırakılmasını önleme fonksiyonu gereği idarece bu süreler içinde disiplin işlemlerinin sonuçlandırılmasını amaçladığı,
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının görev aldıkları soruşturma ve kovuşturmalarda örgütün amaçları doğrultusunda ve örgüt yararını gözeterek işlemler tesis ettikleri, kumpas davalarıyla örgüt mensubu olmayanları tasfiye ederek devlete hakim olmaya çalıştıkları, mensuplarının hizmet aidiyetini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından üstün gördükleri ve kendi mensuplarına alan açmak amacıyla örgüt mensubu olmayan kişiler hakkında soruşturma açılmasına imkan sağladıklarının birçok somut olayda görüldüğü,
Olayda, davacının, ... (CMK 250. maddesi ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yaptığı dönemde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Albay D.Ç.'nin yürümekte olan kamuoyunda “Ergenekon” olarak bilinen soruşturma kapsamına alınması amacıyla, hukuken geçerliliği olmayan “Takip Edilecek Liste” başlıklı belgeye istinaden hakkında başkaca hiçbir suçlama veya bir soruşturma olmadığı halde CMK'nın 135. maddesine açıkça aykırı olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... teknik takip sayılı kararı ile iletişiminin denetlenmesine başlandığı, karara dayanak olan “Takip Edilecek Liste” başlıklı belgede müştekinin isminin karşısında bulunan ve müşteki tarafından kullanılan telefon numarası yerine başka bir D.Ç. isimli kişi hakkında sehven dinleme kararı verildiği ve bu kararın da ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 3 ay daha uzatılmasına karar verildiği, müşteki hakkında devam eden soruşturma kapsamında bu iki karardan sonra verilen bütün kararların gerekçesinin “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” olduğu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... teknik takip sayılı kararı ile amaçlananın açıkça ve hukuka aykırı bir şekilde FETÖ/PDY örgütünün hedef ve amaçları doğrultusunda Albay D.Ç.'nin dinlenmesi olduğu, soruşturmaya konu iddiaların sübuta erdiği gerekçesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Dava konusu uyuşmazlığa konu eylem, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen zaman aşımına ilişkin hükümler çerçevesinde incelendiğinde; davacıya isnat olunan disiplin soruşturmasına konu eylemin 09/03/2009 tarihinde gerçekleştiği, Dairelerinin 02/11/2023 tarihli ara kararıyla davalı idareye, davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan eylemi ile ilgili herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması açılıp açılmadığının sorulması üzerine verilen 21/12/2023 tarihli cevabın ekinde yer alan ... tarih ve ... sayılı yazıda davacının anılan eylemi ile ilgili olarak herhangi bir kovuşturma izninin bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla dava konusu disiplin cezasına konu eylemle ilgili olarak, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin uzamasını gerektirecek herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığı dikkate alındığında, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." hükmü uyarınca, isnat olunan eylemin işlendiği iddia edilen 09/03/2009 tarihinden başlayan beş yıllık ceza verme yetkisinin, dava konusu disiplin cezasının verildiği 14/05/2019 tarihi itibarıyla zaman aşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığı,
Bu durumda, eylemin işlendiği tarih itibarıyla 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğradığından, isnat edilen eylemle ilgili herhangi bir araştırmaya ve incelemeye girmeksizin başka bir ifade ile eylemin sabit olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezaya karşı yapılan yeniden inceleme ve itiraz taleplerinin reddine ilişkin davaya konu kararlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Daire'nin ... tarih veE:..., K:... sayılı kararı ve anılan karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, özel bir süreyle sınırlandırılmayan disiplin soruşturmasına konu cezalar için, 5 yıllık süre geçtikten sonra hem disiplin soruşturma zamanaşımına hem de ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımına uğramasının hukuki açıdan doğru olmadığı, süresinde başlatılan disiplin soruşturmasının tamamlanmasını müteakip eylem yönünden ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasının hukuki sonuçları ile Kanun'da öngörülen belli sürelerin geçmesi ile disiplin soruşturmasına başlanmasının hukuki sonucunun farklı olduğu, 2802 sayılı Yasa'da disiplin soruşturmasına başlama tarihi bakımından meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezaları yönünden zamanaşımı süresinin öngörülmemesi, bir başka deyişle bu cezaların "soruşturma zamanaşımından" hariç tutulması ve bu bağlamda iradi olarak bir düzenleme yapıldığı göz önüne alınırsa, soruşturma zamanaşımından muaf olan bir eylemin, ceza verme yetkisi bakımından zamanaşımı ile karşılaşmasının hukuki yönden bir izahının olamayacağı; 2802 sayılı Yasa'da meslekten çıkarma cezası yönünden özel bir süre düzenlemesine gidilmediği gibi bu ceza için disiplin soruşturmasına başlanmasının süre kaydına bile tabi tutulmamış olduğu, başka bir deyişle diğer disiplin cezaları için belirtilen süre sınırından muaf görüldüğü; dava konusu disiplin cezasına esas eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, Dairece bu hususun aksi yönde değerlendirme yapılmadığı, gizlilikle kendi amaçları uğruna faaliyet gösteren bir yapı her halükarda sonradan ortaya çıkacağından, davacının, geçmişte terör örgütünün güçlenmesine hizmet eden eylemlerini zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle cezalandırmamanın hukuk kaidelerine uygun olmayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararın iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 12/02/2024 tarih ve E:2022/7826, K:2024/834 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 16/04/2025 tarihinde esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-Davacının, meslekten çıkarma cezasına gerekçe olan fiili, ... (CMK 25. maddesi ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yaptığı dönemde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuoyunda “Ergenekon” davası olarak bilinen soruşturma kapsamına Albay D.Ç.'nin dahil edilmesi amacıyla, hukuken geçerliliği olmayan “Takip Edilecek Liste” başlıklı belgeye istinaden hakkında başkaca hiçbir suçlama veya bir soruşturma olmadığı halde CMK'nın 135. maddesine açıkça aykırı olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... teknik takip sayılı kararı ile iletişiminin denetlenmesine karar vermesi olup; UYAP üzerinden yapılan incelemede davacı hakkında, kamuoyunda "Balyoz Davası" olarak bilinen davaya ilişkin eylemlerinden dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığı HSK Soruşturma Bürosunun ... tarih ve ... Soruşturma No, ... Esas No, ... İddianame No ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 89. ve 90. maddeleri uyarınca üzerine atılı suçlara ilişkin olarak Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde yargılanmak üzere, son soruşturmanın açılmasına karar verilmesinin talep edildiği ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında "... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından düzenlenen ... gün ve ... soruşturma, ... esas sayılı “Çatı İddianamede” Fetullahçı Terör Örgütünün faaliyetleri ve işlediği suçlar arasında sayılan Kamuoyunda "Balyoz Davası" olarak bilinen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayısında görülen davanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında görev alan şüpheli Hakim ve Cumhuriyet Savcılarının; Türk Silâhlı Kuvvetleri mensuplarına karşı hazırlanan kumpasın hayata geçirilmesi için FETÖ/PDY terör örgütüne mensup kolluk görevlileri ve kişiler ile fikir ve eylem birliği içerisinde, planlı ve sistematik şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ye itibarını bozacak nitelikte eylemlerde bulunup pek çok hukuk ihlalleri yaparak, çoğunluğu muvazzaf general, amiral ve subayın hürriyetlerinin kısıtlanmasına, terfilerinin engellenmesine ve çalıştıkları kurumdan ayrılmalarına, bunun sonucunda Türk Silahlı Kuvvetlerinin üst düzey subaylarının tasfiye edilerek yerlerine FETÖ/PDY Terör Örgütü üyesi subayların yerleştirilmesine, bu subayların da 15 Temmuz 2016 günü Anayasal düzen ve meşru hükümete karşı darbe girişiminde bulunmalarına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin caydırıcılığının zaafiyete uğramasına neden oldukları..." gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına karar verilerek, dosyanın yetkili ve görevli Yargıtay Ceza Dairesi'ne gönderildiği ve görevi kötüye kullanma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin E:... E. sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır.
Davacının meslekten çıkarma cezasının gerekçesini oluşturan eyleminin, Balyoz davası olarak bilinen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayısında görülen davadaki eyleminden ayrı düşünülemeyeceği, davacının bu ceza davası dosyasındaki eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün amacı doğrultusunda hizmet etmek gayesini taşıdığından ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 72. maddesinin son fıkrasında yer alan "...Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilenler hakkında ise, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." düzenlemesi gereğince, davacının anılan eylemleri ile ilgili olarak kovuşturmalar devam ettiğinden, disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımı bakımından ceza kovuşturması zamanaşımına tâbi olup, davacının meslekten çıkarma cezasına konu eylemine disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı yönündeki gerekçe yerinde olmayıp, dosyanın esas bakımından incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle, dava konusu kararların iptali yönündeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
GEREKÇEDE KARŞI OY
XX- Uyuşmazlık konusu olayda, davacının, ... (CMK 25. maddesi ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yaptığı dönemde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuoyunda “Ergenekon” davası olarak bilinen soruşturma kapsamına Albay D.Ç.'nin dahil edilmesi amacıyla, hukuken geçerliliği olmayan “Takip Edilecek Liste” başlıklı belgeye istinaden hakkında başkaca hiçbir suçlama veya bir soruşturma olmadığı halde CMK'nın 135. maddesine açıkça aykırı olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... teknik takip sayılı kararı ile iletişiminin denetlenmesine karar vermesi nedeniyle, amaçlananın açıkça ve hukuka aykırı bir şekilde FETÖ/PDY örgütünün hedef ve amaçları doğrultusunda Albay D.Ç.'nin dinlenmesi olduğu, soruşturmaya konu iddiaların sübuta erdiği gerekçesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2802 sayılı Yasa’nın disiplin suç ve cezalarını düzenleyen hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, yargı mensupları hakkında isnad edilen bir eylemin, hukuk aleminde hiç gerçekleşmediği ya da suç teşkil etmediği tespit edilerek soruşturma dosyasının işlemden kaldırılması durumu ile "eylemin gerçekleşmiş olduğu ve disiplin cezasını gerektirdiği, fakat ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilerek disiplin cezası verilememesi" durumunun, Disiplin Hukuku bakımından etki ve sonuçlarının birbirinden tamamen farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, zaman aşımı müessesesi, öncelikle disiplin cezasını gerektiren bir fiilin fâil tarafından işlenmiş olduğunun tespit edilmesini, ancak eylem tarihi itibarıyla zaman aşımı durumu varsa faile ceza verilememesini gerektirir. Hukuk âleminde hiç vukû bulmamış bir eylemin ya da faraziye bir suçun zaman aşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu nedenle, yargı mensupları hakkında isnad edilen herhangi bir eylemle ilgili olarak HSK tarafından, maddi hakikatin ortaya konulması için disiplin soruşturması açılmasına ve soruşturma raporuna göre disiplin suçunun sübuta erip ermediği konusunda bir analiz ve değerlendirme yapılmasına hukuki bir engel yoktur. Fakat, disiplin suçunun işlendiği tarih bakımından zaman aşımı müessesesi re’sen dikkate alınarak, şayet disiplin cezası verilmesini gerektiren fiilin işlendiği tarih itibarıyla ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı tespit edilmiş ise, bu durumda “Ceza Verilmesine Yer Olmadığı” yönünde bir karar verilmelidir.
Netice olarak, dava konusu disiplin cezasının "zamanaşımına uğradığı" gerekçesiyle iptaline karar verilmesi görüşüyle, çoğunluk kararında yer alan, özetle" davacıya isnat edilen eylemle ilgili herhangi bir araştırmaya ve incelemeye girmeksizin, eylemin sâbit olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği" yönündeki gerekçesine katılmıyorum.