T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1420
Karar No : 2025/801
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/12/2023 tarih ve E:2023/17858, K:2023/20582 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın 11/10/2016 tarihli toplantısında alınan karar uyarınca 2016 Nisan Döneminde Doçentlik Sınavına eserlerin incelenmesi aşamasından başvuran ve jürileri açıklanmayan doçent adaylarından, kamu görevinden çıkartılan veya görevinden uzaklaştırılan adaylar ile kapatılan onbeş vakıf yükseköğretim kurumlarından veya üniversite dışından başvuran adayların, doçentlik süreçlerinin durdurulmasına ilişkin 21/11/2016 günlü duyurunun iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ve kesinleşen Danıştay Beşinci Dairesinin 19/11/2020 tarih ve E:2017/16161, K:2020/5287 sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/12/2023 tarih ve E:2023/17858, K:2023/20582 sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında yer almadığı, yargılamanın yenilenmesi gerekçesi oluşturacak başkaca hukuki gerekçeye de yer verilmediği görüldüğünden, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 7085 sayılı Kanun'un 4. maddesi hakkında Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E.2018/80, K.2022/136 sayılı kararıyla iptal kararı verildiği, böylelikle işlemin kanunilik unsurunun ortadan kalktığı, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin kuralın kazanılmış hakların korunması amacını taşıdığı ve mutlak anlamda uygulanamayacağı; öte yandan, temyize konu kararla yargılamanın yenilenmesi isteminin reddedilmesi nedeniyle kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmediği ve bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin; esas yönünden reddi, vekalet ücreti yönünden ise kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yargılamanın yenilenmesi isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/12/2023 tarih ve E:2023/17858, K:2023/20582 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 10/04/2025 tarihinde, Daire kararının esası yönünden oybirliği, vekâlet ücreti yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Bunun yanında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde vekâlet ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddenin son fıkrasında ise vekâlet ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan, başvuruya konu kararların verildiği tarihlerde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinde, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu ifade edilmiş, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın bu ücretin tamamına hak kazanacağı kuralı getirilmiş, ancak olağan ve olağanüstü kanun yollarında faydalanılan avukatlık hizmeti nedeniyle (duruşma yapılması hariç) vekâlet ücretine hükmedileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerin ve tarife hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, bir davada haklı bulunan taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için avukatlık hizmetinin ilk derecede karar verilinceye kadar sunulmuş olması gerektiği, kanun yollarında verilen avukatlık hizmeti nedeniyle (duruşma yapılması hariç) vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekâlet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi hâlinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü durumunda ise önceden verilen karar hükümsüz kalıp yeni bir karar verileceğinden avukatla temsil edilip haklı bulunan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedileceği de tabiidir.
Bu itibarla, Daire kararının davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara vekâlet ücreti yönünden katılmıyoruz.