T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1801
Karar No : 2025/812
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Dava konusu işleme dayanak alınan soruşturma raporu ve ekleri ile davacı hakkında ceza mahkemesince verilen gerekçeli beraat kararında yer alan ifadeler incelendiğinde, infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının görev yaptığı kurumda hükümlü olarak bulunan bir şahıstan kredi kartı borcu olduğunu söyleyerek 4.000,00-TL para istediği ve bu şahsın 2.500,00-TL'yi eşi aracılığıyla davacının arkadaşının hesabına gönderdiği hususunun sübuta erdiği, her ne kadar davacının görevden uzaklaştırılmasının akabinde anılan paranın davacının babası tarafından iade edildiği belirtilmiş ise de, bu durumun davacının sübuta eren disiplinsizlik fiilini ortadan kaldırmayacağı açık olup, davacının belirtilen fiilinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirlenen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında kaldığı anlaşıldığından, fiiline uyan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 13/02/2024 tarih ve E:2023/4084, K:2024/537 sayılı kararıyla;
Kanun koyucunun, kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu hizmeti sunan kamu görevlileri için bazı kurallar öngördüğü ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları da belirlediği, memurlara disiplin cezası verilmesindeki amacın, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, mevzuat ile belirlenen kuralları eksiksiz bir şekilde yerine getirmekle yükümlü ve yine mevzuat ile getirilen yasaklı davranışlarından kaçınmak durumunda olan kamu görevlilerinin hizmeti aksatan veya disiplin düzenini bozan davranışları cezalandırılarak, bozulan kamu hizmeti düzeninin sağlanması ve kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmak olduğu,
Disiplin cezalarının, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı getirilen idari yaptırımlar olduğu, kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılmak gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezalarının, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutuldukları,
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerektiği, sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulmasının da zorunlu olduğu, söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı,
Uyuşmazlık konusu olayda, disiplin soruşturması neticesinde davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu ve eki belgeler ile dava dosyasında mevcut olan diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, davacının üzerine atılı eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici davranışlarda bulunmak" kapsamında değerlendirilemeyeceği, anılan bentteki suç tanımına uymadığı; bir başka ifadeyle, disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk; davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Olayda, Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararında da belirtildiği üzere davacının disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle, "zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap" suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının, fiilin "görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturduğundan bahisle istinaf incelemesi sonucunda bozulması üzerine verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "görevi kötüye kullanma" suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 01/12/2023 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ''...Mahkememizin bozma ilamından önceki gerekçesindeki kabule göre de; müştekiye yönelik böyle bir zorlama/sıkıştırmanın veya ikna etmeye yönelik eylemin bulunmadığı kanaatine varıldığı, müştekinin herhangi bir haklı işinin kamu görevlisi tarafından yapılmayacağı veya haksız bir muameleye maruz kalacağı endişenin de mevcut olmadığı, ancak Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda İnfaz Koruma Memuru olan sanık ...'ın hükümlü olarak bulunan müşteki ...'den maddi sıkıntıları nedeniyle menfaat talebinde bulunduğu, istediği miktarın bir kısmını almasına müteakip daha fazlasını da talep ettiği olayda yukarıda izah edildiği üzere irtikap suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmış ise de, sanığın görevinin gereklerine aykırı tutum ve davranışlar sergileyerek kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiği ve bu haliyle eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, bu kabuller doğrultusunda, sanık hakkında Zincirleme Şekilde İcbar Suretiyle İrtikap suçundan kamu davası açılmış ise de; değişen suç vasfına göre sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 257/1 maddesinde düzenlenen Görevi Kötüye Kullanma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 257/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.'' gerekçesiyle davacı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
657 sayılı Kanun'un 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." kuralına yer verildiği,
Bakılan davada, davacıya isnad edilen suçun hukuki nitelendirmesi ceza mahkemesi kararında değişmiş ve davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi, soruşturma raporu ve Ceza Mahkemesi kararındaki ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden, Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz Koruma Memuru olan davacının hükümlü olarak bulunan Ç.Ş.'den maddi sıkıntıları nedeniyle menfaat talebinde bulunduğu, istediği miktarın bir kısmını almasını müteakip daha fazlasını da talep ettiği, bu suretle görevinin gereklerine aykırı tutum ve davranışlar sergileyerek kişilerin mağduriyetine sebebiyet vererek, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu anlaşıldığından, hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde ve bu işleme karşı açılan davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, verilen cezanın ölçülü olmadığı, geçmiş hizmetlerinin ceza tayininde dikkate alınmadığı, Daire kararında da belirtildiği üzere fiilin hatalı nitelendirildiği, doğrudan devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının hukuka ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2025 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 13/02/2024 tarih ve E:2023/4084, K:2024/537 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.