T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1833
Karar No : 2025/840
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri AŞ
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 02/10/2023 tarih ve E:2022/2034, K:2023/3827 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) 14/12/2021 tarih ve 2021/İK-SİD/385 sayılı kararının 3. ve 6. maddeleri ve bu maddelere istinaden düzenlenen idari para cezası karar tutanakları ile tahakkuk fişlerinin, anılan Kurul kararının değiştirilmesi/kaldırılması talebiyle davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin ve bu işlemlere dayanak gösterilen 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrası ve GSM Mobil Telefon Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 20. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 02/10/2023 tarih ve E:2022/2034, K:2023/3827 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usûle yönelik itirazı geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçilmiş,
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4., 6., 48., 49. ve 52. maddelerine; IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. ve 30. maddelerine; GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. ve 31. maddelerine; Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 1., 2., 4., 5., 7. ve 10. maddelerine; 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 1., 2., 3., 8., 9., 11. ve 15. maddelerine; GSM Mobil Telefon Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 1., 2. , 3. , 7. ve 20. maddelerine; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği'nin 15. maddesine yer verildikten sonra,
3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrası ve GSM Mobil Telefon Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 20. maddesi yönünden;
Dairelerinin 28/11/2022 ve 18/01/2023 tarihli ara kararlarına cevaben davalı idarece gönderilen yazılar ve CD'nin incelenmesinden, 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ ile GSM Mobil Telefon Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ taslağının kamuoyu görüşüne açıldığı, Kurum internet sayfasında yayınlandığı, Tebliğ taslaklarının ayrıca ilgili işletmecilere ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı) gönderildiği, kamuoyu ve işletmecilerin görüş bildirim formuna işledikleri görüşler dikkate alınarak Tebliğlerin son hâlinin hazırlandığı, dolayısıyla dava konusu Tebliğ kurallarının Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. ve 6. maddelerine uygun olarak hazırlandığının açık olduğu,
3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in "Genel Gerekçesi" incelendiğinde, 5809 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (u) bendi ve 52. maddesi uyarınca elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi konusunda düzenleme görevinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na verildiği, bu maddelere istinaden hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrası ve 10. maddesi kapsamında hazırlanan 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in taslağında işletmecilere Yönetmelik ile getirilen hizmet kalitesi ölçütlerinin elde edilme usul ve esaslarının tanımlandığının ifade edildiği; yine, GSM Mobil Telefon Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in de aynı kapsamda düzenlendiğinin belirtildiği,
Kararda aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, 5809 sayılı Kanun uyarınca, Kurum'un ilgili kanun hükümleri dahilinde, evrensel hizmetlere ilişkin hizmet kalitesi ve standartları da dahil olmak üzere, gerektiğinde her türlü elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi ve standartlarını belirleme, denetleme, denetlettirme ve buna ilişkin usul ve esasları belirleme görev ve yetkisinin olduğu, ayrıca Kurum'un hizmet kalite seviyesine ilişkin olarak tüketici ve son kullanıcıların kapsamlı, yeterli ve anlaşılabilir bilgiye ulaşmasını sağlamak amacıyla, hizmet kalitesinin seviyesine ilişkin ölçütleri, işletmeciler tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirleyebileceği, bu kapsamda bu Kanun'la verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmanın Kurum'un görevi arasında bulunduğu, IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi, GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi, Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi Eki IMT Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'nde de kapsama alanına ve hizmet kalitesine yönelik düzenlemelere yer verildiğinin anlaşıldığı,
5809 sayılı Kanun'da belirtilen görev kapsamında çıkarılan Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin amacının, işletmecilerin ulusal ve uluslararası hizmet kalitesi standartlarında hizmet sunmalarına ve/veya altyapı işletmelerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olduğu, işletmecilerin yetkilendirme kapsamında ve ilgili mevzuatta belirtilen hizmet kalitesine ilişkin hükümlere uymakla ve hizmetin kesintisiz olarak sunulması için gereken özeni göstermekle yükümlü olduğu ve GSM mobil telefon hizmeti sunan işletmecilerin Ek-2’deki, IMT-2000/UMTS mobil telefon hizmeti sunan işletmecilerin Ek-5’teki ölçütlere ilişkin hedeflere uymakla ve verileri Kurum'a göndermekle yükümlü olduğu; Yönetmeliğin ekleri incelendiğinde, Ek-2 ve Ek-5'te "Arama başarısızlık oranı" ölçütünün "Arama başarısızlık sayısının, toplam başarılı arama girişimi sayısına oranı" olarak ifade edildiği, ayrıca Kurum tarafından gerekli görülmesi hâlinde bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin olarak alt düzenleyici işlem yapılabileceğine yönelik bir düzenlemenin bulunduğunun anlaşıldığı,
Bu kapsamda hazırlanan 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'de, IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İllişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin kapsama alanı yükümlülüğü hükümlerinde belirlenen yerleşim alanlarında hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin ve saha test yöntemlerinin belirlemesine yönelik usul ve esasların düzenlendiği; anılan Tebliğ'in dava konusu 15. maddesinin 1. fıkrasında da, bu Tebliğ kapsamında ölçüm yöntemi ile elde edilen ölçütlere ilişkin yerleşim alanı bazında aylık olarak tasnif edilerek geriye dönük üç aylık dönemlere ait Kurum'a yapılan bildirimlerde bir raporlama döneminin bir veya daha fazla ayında hedef değerlerden herhangi birinin sağlanamaması durumunda ilgili yerleşim alanı için Yönetmeliğin 9. maddesinin uygulanacağına yer verildiği,
Yine, GSM Mobil Telefon Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in dava konusu 20. maddesinde, bu Tebliğ kapsamında ülke geneli ve/veya yerleşim yeri bazında aylık olarak tasnif edilerek geriye dönük üç aylık dönemlere ilişkin bilgileri içerecek şekilde Kurum'a yapılan bildirimlerde bir raporlama döneminin bir veya daha fazla ayında hedef değerlerden herhangi birinin sağlanamaması durumunda ilgili yerleşim yeri için Yönetmeliğin 9. maddesinin uygulanacağı, bu Tebliğ kapsamında herhangi bir yerleşim yerinde veya yerleşim yerinin bir bölgesinde Kurum tarafından yapılan ve/veya yaptırılan veya işletmeciler tarafından yapılarak Kurum'a bildirilen saha testleri sonucunda bir veya daha fazla hedef değerin sağlanamaması durumunda işletmecinin ilgili bölge için hizmet kalitesi yükümlülüğünü yerine getirmediğinin kabul edileceği ve Yönetmeliğin 9. maddesi ile Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağına yer verildiği,
Bu bağlamda, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 10. maddesi uyarınca Kurum tarafından uygulamaya ilişkin alt düzenleyici işlemler yapılabileceği, anılan Yönetmelik Ek-2 ve Ek-5'te hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin arama başarısızlık oranlarının belirlendiği, bunun ise, Ek-2 yönünden ülke geneli ve/veya yerleşim yerindeki arama başarısızlık sayısının, yine ülke geneli ve/veya yerleşim yerindeki toplam başarılı arama girişimi sayısına oranını ifade ettiği; Ek-5 yönünden ilgili yerleşim yerindeki arama başarısızlık sayısının, yine ilgili yerleşim yerindeki toplam başarılı arama girişimi sayısına oranını ifade ettiğine Tebliğler ile açıklık getirildiği,
Bu itibarla, 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ ile GSM Mobil Telefon Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'de, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 5. maddesi çerçevesinde Ek-2 ve Ek-5'te belirlenen hizmet kalitesi ile ilgili hedef değerlere ilişkin ölçütlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği, dava konusu kuralların 5809 sayılı Kanun ve Yönetmelik maddelerine uygun olduğu, davacının iddiasının aksine dava konusu kuralların Yönetmeliğe aykırı veya değiştirir nitelikte bir hüküm getirmediği, Yönetmeliği detaylandıran ve İmtiyaz Sözleşmelerinin kapsama alanı yükümlülüğü belirlenen yerleşim alanlarında, hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin ölçüm yönteminin belirlenmesi amacıyla getirildiği anlaşıldığından, dava konusu kurallarda üst hukuk kurallarına aykırılık görülmediği,
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) 14/12/2021 tarih ve 2021/İK-SİD/385 sayılı kararının 3. ve 6. maddeleri ve bu maddelere istinaden düzenlenen idari para cezası karar tutanakları ile tahakkuk fişlerinin, anılan Kurul kararının değiştirilmesi/kaldırılması talebiyle davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem yönünden;
Dairelerinin 23/05/2023 tarihli ara kararına ilişkin Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü'nün 14/08/2023 tarihinde kaydına giren davacı şirketin cevabi yazısında, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin "Raporların bildirilmesi ve yayınlanması" başlıklı 7. maddesinin 3. fıkrasında, işletmecilerin hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin bütün veri ile ilgili kayıtları raporlama tarihlerinden itibaren en az on iki ay süreyle saklamakla yükümlü olduğunun belirtildiği, bu hüküm gereği ilgili veriler 12 ay süre ile şirketleri sisteminde tutulduğu, bu süre zarfında davalı idareye gerekli izah ve itirazların yapıldığı, ancak davalı idarece itirazlarının dikkate alınmayarak davanın açılmasına sebebiyet verildiği, mevzuat gereği 12 ayın sonunda veriler artık tutulmadığından, 2020 Q2 dönemi hizmet kalitesi denetimleri kapsamında idari para cezalarına konu olan yerleşim yerlerinde kapsama yükümlülüğü bulunmayan lokasyonlardaki çağrıların hesaplamaya dâhil edilmemesi durumunda hizmet kalitesi ölçütü olan "Arama Başarısızlık Oranı" ile ilgili hedef değerlerin dava konusu takvim yılı içerisinde sağlandığına ilişkin verilerin hâlihazırda şirketleri sisteminde mevcut bulunmadığı, yine 2020 Q2 döneminde enterferans başvurusu yapılmayan yerlere ilişkin olarak davalı idareye enterferans başvurusunda bulunulmasına ilişkin herhangi bir mevzuatın bulunmadığı, şirketleri tarafından yapılan başvuruların proaktif bir çalışmanın ürünü olduğu, ayrıca 30/05/2022 tarihli savunmaya cevap dilekçesinde davalının bire bir aynı vakıa için iki farklı tutum sergilediğinin beyan edildiği,
03/08/2023 tarihinde UYAP üzerinden gönderilen davalı idarenin cevabi yazısında, Kurumca Yetki Belgeleri ve İmtiyaz Sözleşmeleri ile yetkilendirilen işletmecilerin kapsama ve hizmet kalitesi yükümlülüklerinin ilgili mevzuatı çerçevesinde takip edildiği, ihlâl hâlinde mer'i mevzuatta yer alan idari müeyyidelerin uygulandığı, yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde işletmeci ilgili raporlama döneminde ilgili yerleşim yerlerinde hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin limit aşımının nedenine ilişkin açıklamalarında, söz konusu yerleşim yerlerinin çoğunluğunda 3N için düşük arama sayısına sahip yerleşim yerlerinde ihlâl olduğunun beyan edildiği, beyanda bulundukları enterferans kaynaklı ihlâl gerçekleşen yerleşim yerlerinde idari işlem tesis edilmediği, söz konusu yerleşim yerlerinde yapılan ihlâllere ilişkin istenen ilave yazılı açıklamalarda ise, daha önce düşük arama sayısından dolayı hizmet kalitesi ölçütlerinde ihlâl olarak açıklamada bulundukları yerleşim yerlerinde enterferans kaynaklı ihlâl yaşandığının beyan edildiği; ilave yazılı açıklama ekinde gönderilen enterferansa ilişkin Elektromanyetik Girişim Bildirim Formları incelendiğinde, bahse konu yerleşim yerlerinden bazı yerleşim yerlerine ilişkin ihlâllerin enterferans kaynaklı olduğu ve bu durumun hizmet kalitesine ilişkin ölçütlerde limit aşımına sebep olduğunu belirtir bir yazının ilgili Bölge Müdürlüğü'ne iletilmediği, bazı yerleşim yerlerinde ise enterferansa ilişkin sunulan bilgilerin ihlâllerin değerlendirildiği döneme ait olmadığının tespit edildiği ve bu yüzden işletmeciye idari işlem tesis edildiği, daha önceki Kurul kararlarında enterferansın haklı neden olarak görüldüğü durumların ilgili ihlâllerin yaşandığı döneme ait enterferansın, hizmet kalitesi ölçüt değerlerinde aşıma neden olduğunun ilgili Bölge Müdürlüklerine bildirildiği durumlar olduğu, işletmecinin bu bildirimi neticesinde Bölge Müdürlüğü'nce yerinde inceleme yapılarak söz konusu bildirimin teyit edildiği, Bölge Müdürlüğü'nce yapılan çalışma neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler de eklenerek bir karar alınmasını teminen Kurul'a sunulduğu, kapsama ve hizmet kalitesi yükümlülüklerinin sağlanamamasında haklı neden olarak değerlendirme veya bu hâlin sonuca etkili olup olmadığı hususundaki nihai değerlendirmenin Kurul tarafından yapıldığı, işletmeci tarafından iletilmeyen bir beyanın sonradan ileri sürülmesinin abesle iştigal olduğu, uygulamada keyfiliğin önlenmesi ve ispat yükü açısından da işletmecinin enterferans beyanı neticesinde Bölge Müdürlüğü'nce yapılan teyit sonrası bir değerlendirme yapılabileceği, bu beyanın dahi olmaması hâlinde söz konusu durumun dikkate alınamayacağının izahtan vareste olduğu, sonuç olarak enterferansın Kurum'a bildirilmesine dair usulun, Elektromanyetik Girişim Bildirim Formları ile iletilen enterferans bildirimlerinin Bölge Müdürlüğü'ne iletilmesi akabinde Bölge Müdürlüğü'nce yerinde inceleme yapılarak bu bildirimin teyit edilmesi şeklinde işlemekte olduğu, tüm bunlar neticesinde Kurum'ca bu hususta işlem tesis edildiğinin beyan edildiği,
Kararda aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, hizmet kalitesi bildirimlerinin kapsama alanı yükümlülüğü bulunan yerleşim bazında aylık olarak tasnif edilerek geriye dönük üç aylık dönemlere ait Kurum'a yapılacağı, bildirimlerde bir raporlama döneminin bir veya daha fazla ayında hedef değerlerden herhangi birinin sağlanamaması durumunda ilgili yerleşim alanı için Yönetmeliğin 9. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, arama başarısızlık ve arama blokaj oranı hesaplamalarında her bir yerleşim alanındaki toplam trafiği içerecek şekilde bütün geçerli girişimler üzerinden ve her bir hücrenin günlük toplam trafik içindeki en yoğun saatine ait verilerin kullanılacağının, IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. maddesinde, nüfusu 1000 ve üzeri olan yerleşim yerlerinde (Nisan 2019 itibarıyla) kapsama alanı yükümlülüklerinin geçerli olduğunun, GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Kapsama alanı" başlıklı 6. maddesinde ise nüfusu 10.000 ve üzeri olan yerleşim yerlerinde sunulan GSM mobil telefon hizmetlerinde kapsama alanı yükümlülüğünün bulunduğunun anlaşıldığı,
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacının ilgili yerleşim yerlerinde arama başarısızlık oranlarını ilgili takvim yılı içerisinde birden fazla raporlama döneminde sağlamadığının sabit olduğu, Tebliğ'de de her bir yerleşim alanındaki toplam trafiği içerecek şekilde bütün geçerli girişimler üzerinden ve her bir hücrenin günlük toplam trafik içindeki en yoğun saatine ait veriler kullanılacağına yer verilmekle birlikte, davacının "mevzuat gereği kapsama yükümlülüğü bulunmayan lokasyonlardaki çağrıların hesaplamaya dâhil edildiği" iddiası çerçevesinde yapılan 23/05/2023 tarihli ara karara verilen cevabi yazısında bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, dosya kapsamında da bu durumu ispatlayacak bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu idari para cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan, Kurul kararının dava konusu 6. maddesinde belirtilen Ek-2'de yer alan yerleşim yerleri listesinin davacı şirkete bildirilmediği iddia edilmiş ise de, söz konusu listenin davacıdan savunma istenilmesine ilişkin 24/12/2020 tarih ve E-62323540-349-79986 sayılı yazı ekinde gönderildiği, ayrıca sözlü savunma alınması sırasında da söz konusu yerleşim yerleriyle ilgili savunma yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bu husustaki iddiasının kabul edilebilir olmadığının görüldüğü,
Ayrıca, davacı tarafından pandemiye ilişkin ileri sürülen iddialar incelendiğinde, Kurul tarafından hizmet kalitesinin sağlanması yönünden pandeminin mücbir sebep veya haklı neden olduğu yönünde özel bir düzenlemenin getirilmediği, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (t) bendinde yer alan şartların da dava konusu olayda gerçekleşmediğinin anlaşıldığı,.
Davacı tarafından, enterferans kaynaklı problemlerin, bu yerleşim yerlerindeki güvenlik güçlerinin enterferansa neden olan cihaz kullanmalarından kaynaklandığı iddia edilmiş ise de, davacı şirketin, bazı yerleşim yerlerinde, enterferansa dair bilgilerin, ihlâllerin değerlendirildiği döneme ait olmadığının tespit edildiği, bazı yerleşim yerlerindeki enterferans kaynaklı ihlâllerin limit aşımına sebep olduğuna dair bir bildiriminin bulunmadığı, daha önce enterferansın haklı neden olarak görüldüğü durumların ilgili ihlâllerin yaşandığı döneme ait enterferansın hizmet kalitesi ölçüt değerlerinde aşıma neden olduğunun bildirildiği durumlara yönelik olduğu, Dairelerinin 23/05/2023 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevabi yazısında da belirtildiği üzere Elektromanyetik Girişim Bildirim Formları ile iletilen enterferans bildirimlerinin Bölge Müdürlüğü'ne iletilmesi akabinde Bölge Müdürlüğü'nce yerinde inceleme yapılarak bu bildirimin teyit edilmesi şeklinde usulün işletildiği dikkate alındığında idari para cezasına konu yerleşim yerleri için enterferansın haklı neden olarak kabul edilmeyeceğinin anlaşıldığı,
Diğer taraftan, uyuşmazlığa konu fiile ilişkin olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 1. fıkrasında işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde ikisine (%2) kadar idari para cezası uygulanacağı belirtilmekle birlikte, Kurul kararının 3. maddesi ile, davacı şirketin, 2020 yılı Nisan ayı içerisinde, iki adet yerleşim yerinde GSM hizmetine ilişkin hizmet kalitesi ölçütü olan "Arama başarısızlık oranı" ile ilgili hedef değerin ilgili takvim yılı içerisinde birden fazla raporlama döneminde sağlanamamış olması nedeniyle, 2019 yılı net satış tutarının yüz binde onüçü (%0,013) oranında; 6. maddesinde ise, 2020 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ayları içerisinde toplam otuz beş adet yerleşim yerinde 3N hizmetine ilişkin hizmet kalitesi ölçütü olan "Arama başarısızlık oranı" ile ilgili hedef değerin ilgili takvim yılı içerisinde birden fazla raporlama döneminde sağlanamamış olması nedeniyle, 2019 yılı net satış tutarının yüz binde kırkdördü oranında (%0,044) idari para cezası verildiği, idari para cezası verilmeden önce, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 44. maddesinde belirtilen ölçütlere yer verilmek suretiyle değerlendirmeler yapıldığı, idari para cezası tesis edilirken idarenin mevzuat kapsamında verilen sınırlar içerisinde takdir yetkisine uygun olarak ölçülülük ilkesi çerçevesinde idari para cezası oranının belirlendiğinin görüldüğü belirtilerek, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nde ölçüt değerlerin hesaplanmasının istatistik olarak toplam veriler üzerinden yapılması gerektiği hüküm altına alınmışken 3N Tebliğinde ise, yerleşim yerine atıf yapıldığı; dava konusu Tebliğin kendisinden daha üst norm olan Yönetmeliğe aykırı olamayacağı; önceki dönemlerde bildirim yapılmayan lokasyonlar için davalı idarenin cezai işlem tesis etmediği, enterferansı haklı neden kapsamında kabul ettiği; davalı idarenin ifade ettiği usulun bir iç işleyiş olduğu ve işletmecilere bildirilmediği; mevzuat uyarınca 12 ay sonrasında tutmakla yükümlü olmadığı verilerin gönderilememesinin, davalı idarenin tesis ettiği işlemin hatalı olduğu gerçeğini değiştirmediği; ilgili mevzuat gereği, davalı idareye sunulan raporlamalarda tüm verilerin gönderildiği; ayrıca, inceleme sorgusuna verilen yazılı savunma ekindeki haritalarla hedef değerlerde aşımına neden olan aramaların yükümlülük dışı alanlardan geldiğinin ispatlandığı; dayava konu Kurul kararının 6. maddesinde ek-2 olarak belirtilen listenin kendilerine gönderilmediği; 57 yerleşim yeri için savunma yapılmış olmasına rağmen 35 yerleşim yeri yönünden cezai işlem tesis edildiği; pandemi etkisinin ve karantina sürecinin, oluşan trafik düzensizliklerinin temel nedenlerinden olduğu ve pandeminin haklı neden kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; dava konusu işlemde ceza miktarının takdir edilirken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nde yaptırım ölçütleri ile sair davacı şirket lehine olan maddelerin dikkate alınıp alınmadığının anlaşılmadığı; davalı idarenin iddiasını ispatlayacak somut veriler sunamadığı; temyize konu kararın eksik inceleme ile verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 02/10/2023 tarih ve E:2022/2034, K:2023/3827 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 16/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.