T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1914
Karar No : 2025/839
TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACI): ... Hizmetleri AŞ
VEKİLİ : Av. ...
II-(DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 02/10/2023 tarih ve E:2022/1975, K:2023/3828 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) 16/03/2021 tarih ve 2021/İK-SDD/74 sayılı kararının 1/b maddesi ve bu maddeye istinaden düzenlenen idari para cezası karar tutanakları ile tahakkuk fişlerinin, anılan Kurul kararının değiştirilmesi/kaldırılması talebiyle davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin ve bu işleme dayanak gösterilen 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 02/10/2023 tarih ve E:2022/1975, K:2023/3828 sayılı kararıyla;
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4., 6., 12., 48., 49., 52. maddeleri ile 60. maddesinin 1. fıkrasına; IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. ve 30. maddelerine; Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 1., 2., 4., 5., 7. ve 10. maddelerine; 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 1., 2., 3., 8., 9., 11. ve 15. maddelerine; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasına ve 15. maddesine yer verildikten sonra,
3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrası yönünden;
Dairelerinin 28/11/2022 tarihli ara kararına cevaben davalı idarece gönderilen yazılar ve CD'nin incelenmesinden, 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ taslağının kamuoyu görüşüne açıldığı, Kurum internet sayfasında yayınlandığı, Tebliğ taslağının ayrıca ilgili işletmecilere ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı) gönderildiği, kamuoyu ve işletmecilerin görüş bildirim formuna işledikleri görüşler dikkate alınarak Tebliğ'in son hâlinin hazırlandığı, dolayısıyla dava konusu Tebliğ kuralının Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. ve 6. maddelerine uygun olarak hazırlandığının açık olduğu,
3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in "Genel Gerekçesi" incelendiğinde, 5809 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (u) bendi ve 52. maddesi uyarınca elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi konusunda düzenleme görevinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na verildiği, bu maddelere istinaden hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrası ve 10. maddesi kapsamında hazırlanan 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in taslağında işletmecilere Yönetmelik ile getirilen hizmet kalitesi ölçütlerinin elde edilme usul ve esaslarının tanımlandığının belirtildiği,
Kararda aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, 5809 sayılı Kanun uyarınca, Kurum'un ilgili kanun hükümleri dahilinde, evrensel hizmetlere ilişkin hizmet kalitesi ve standartları da dahil olmak üzere, gerektiğinde her türlü elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi ve standartlarını belirleme, denetleme, denetlettirme ve buna ilişkin usul ve esasları belirleme görev ve yetkisinin olduğu, ayrıca Kurum'un hizmet kalite seviyesine ilişkin olarak tüketici ve son kullanıcıların kapsamlı, yeterli ve anlaşılabilir bilgiye ulaşmasını sağlamak amacıyla, hizmet kalitesinin seviyesine ilişkin ölçütleri, işletmeciler tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirleyebileceği, bu kapsamda bu Kanun'la verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmanın Kurum'un görevi arasında bulunduğu, IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi, Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi Eki IMT Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'nde de kapsama alanına ve hizmet kalitesine yönelik düzenlemelere yer verildiği,
5809 sayılı Kanun'da belirtilen görev kapsamında çıkarılan Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin amacının, işletmecilerin ulusal ve uluslararası hizmet kalitesi standartlarında hizmet sunmalarına ve/veya altyapı işletmelerine ilişkin usul ve esasları belirlenmesi olduğu, işletmecilerin yetkilendirme kapsamında ve ilgili mevzuatta belirtilen hizmet kalitesine ilişkin hükümlere uymakla ve hizmetin kesintisiz olarak sunulması için gereken özeni göstermekle yükümlü olduğu ve IMT-2000/UMTS mobil telefon hizmeti sunan işletmeciler Ek-5’teki ölçütlere ilişkin hedeflere uymakla ve verileri Kurum'a göndermekle yükümlü olduğu; Yönetmeliğin ekleri incelendiğinde, Ek-5'te "Arama başarısızlık oranı" ölçütünün "Arama başarısızlık sayısının toplam başarılı arama girişimi sayısına oranı" olarak ifade edildiği, ayrıca Kurum tarafından gerekli görülmesi hâlinde bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin olarak alt düzenleyici işlem yapılabileceğine yönelik bir düzenlemenin bulunduğunun anlaşıldığı,
Bu kapsamda hazırlanan 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'de, IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin kapsama alanı yükümlülüğü hükümlerinde belirlenen yerleşim alanlarında hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin ve saha test yöntemlerinin belirlemesine yönelik usul ve esasların düzenlendiği; anılan Tebliğ'in dava konusu 15. maddesinin 1. fıkrasında da, bu Tebliğ kapsamında ölçüm yöntemi ile elde edilen ölçütlere ilişkin yerleşim alanı bazında aylık olarak tasnif edilerek geriye dönük üç aylık dönemlere ait Kurum'a yapılan bildirimlerde bir raporlama döneminin bir veya daha fazla ayında hedef değerlerden herhangi birinin sağlanamaması durumunda ilgili yerleşim alanı için Yönetmeliğin 9. maddesinin uygulanacağına yer verildiği,
Bu bağlamda, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 10. maddesi uyarınca Kurum tarafından uygulamaya ilişkin alt düzenleyici işlemler yapılabileceği, anılan Ek-5'te, hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin arama başarısızlık oranlarının belirlendiği, bunun ise, ilgili yerleşim yerindeki arama başarısızlık sayısının, yine ilgili yerleşim yerindeki toplam başarılı arama girişimi sayısına oranını ifade ettiğine Tebliğ ile açıklık getirildiği,
Bu itibarla, 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'de, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 5. maddesi çerçevesinde Ek-5'te belirlenen hizmet kalitesi ile ilgili hedef değerlere ilişkin ölçütlerin uygulanma usul ve esasları belirlenerek, ölçüm yöntemi ile belirlenen değerlerin, yerleşim alanı bazında aylık olarak tasnif edilerek, geriye dönük üçer aylık dönemler hâlinde Kurum'a bildirim yapılacağı, bir raporlama döneminin bir veya daha fazla ayında hedef değerlerden herhangi birinin sağlanamaması durumunda ilgili yerleşim alanı için Yönetmeliğin 9. maddesinin uygulanacağına yer verildiği, dolayısıyla dava konusu kuralın 5809 sayılı Kanun ve Yönetmelik maddelerine uygun olduğu, davacının iddiasının aksine dava konusu kuralın Yönetmeliğe aykırı veya değiştirir nitelikte bir hüküm getirmediği, Yönetmeliği detaylandıran ve İmtiyaz Sözleşmelerinin kapsama alanı yükümlülüğü belirlenen yerleşim alanlarında, hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin ölçüm yönteminin belirlenmesi amacıyla getirildiği anlaşıldığından, dava konu kuralda üst hukuk kurallarına aykırılık görülmediği,
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) 16/03/2021 tarih ve 2021/İK-SDD/74 sayılı kararının 1/b maddesinin ve bu maddeye istinaden düzenlenen idari para cezası karar tutanakları ile tahakkuk fişlerinin, anılan Kurul kararının değiştirilmesi/kaldırılması talebiyle davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem yönünden;
Dairelerinin 23/05/2023 tarihli ara kararına cevaben Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü'nün 14/08/2023 tarihinde kaydına giren davacı şirketin cevabi yazısında, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin "Raporların bildirilmesi ve yayınlanması" başlıklı 7. maddesinin 3. fıkrasında, işletmecilerin hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin bütün veri ile ilgili kayıtları raporlama tarihlerinden itibaren en az on iki ay süreyle saklamakla yükümlü olduğunun belirtildiği, bu hüküm gereği ilgili verilerin 12 ay süre ile şirketlerin sisteminde tutulduğu, bu süre zarfında davalı idareye gerekli izah ve itirazların yapıldığı, ancak davalı idarece itirazlarının dikkate alınmayarak davanın açılmasına sebebiyet verildiği, mevzuat gereği 12 ayın sonunda veriler artık tutulmadığından, 2018 Q4 2019 yılı hizmet kalitesi denetimleri kapsamında idari para cezalarına konu olan yerleşim yerlerinde kapsama yükümlülüğü bulunmayan lokasyonlardaki çağrıların hesaplamaya dâhil edilmemesi durumunda hizmet kalitesi ölçütü olan "Arama Başarısızlık Oranı" ve/veya "Arama Blokaj Oranı" ile ilgili hedef değerlerin dava konusu takvim yılı içerisinde sağlandığına ilişkin verilerin hâlihazırda şirketleri sisteminde mevcut bulunmadığının beyan edildiği,
Kararda aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, hizmet kalitesi bildirimlerinin kapsama alanı yükümlülüğü bulunan yerleşim yeri bazında aylık olarak tasnif edilerek geriye dönük üç aylık dönemlere ait Kurum'a yapılacağı, bildirimlerde bir raporlama döneminin bir veya daha fazla ayında hedef değerlerden herhangi birinin sağlanamaması durumunda ilgili yerleşim alanı için Yönetmeliğin 9. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, arama başarısızlık ve arama blokaj oranı hesaplamalarında her bir yerleşim alanındaki toplam trafiği içerecek şekilde; bütün geçerli girişimler üzerinden ve her bir hücrenin günlük toplam trafik içindeki en yoğun saatine ait verilerin kullanılacağı, IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de, nüfusu 1000 ve üzeri olan yerleşim yerlerinde (Nisan 2019 itibarıyla) kapsama alanı yükümlülüklerinin geçerli olduğunun anlaşıldığı,
Bu itibarla, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacının ilgili yerleşim yerlerinde arama başarısızlık oranları ve/veya arama blokaj oranlarını ilgili takvim yılı içerisinde birden fazla raporlama döneminde sağlamadığının sabit olduğu, Tebliğ'de de her bir yerleşim alanındaki toplam trafiği içerecek şekilde bütün geçerli girişimler üzerinden ve her bir hücrenin günlük toplam trafik içindeki en yoğun saatine ait veriler kullanılacağına yer verilmekle birlikte, davacının "mevzuat gereği kapsama yükümlülüğü bulunmayan lokasyonlardaki çağrıların hesaplamaya dâhil edildiği" iddiası çerçevesinde yapılan 23/05/2023 tarihli ara karara verilen cevabi yazısında bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, dosya kapsamında da bu durumu ispatlayacak bilgi ve belge bulunmadığı, bu yönden dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bununla birlikte, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 1. fıkrasında, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde ikisine (%2) kadar idari para cezası uygulanacağına yer verildiği, aynı Yönetmeliğin 4. maddesinin (b) bendinde, "Bir önceki takvim yılı"nın tanımının ihlâlin vuku bulduğu tarihten bir önceki takvim yılını, ihlâlin vuku bulduğu tarihin tam olarak tespit edilemediği veya ihlâlin devam ettiği durumlarda idari para cezasının uygulanacağı yıldan bir önceki takvim yılını, ihlâlin yıllara yaygın olması durumunda ihlâlin sona erdiği takvim yılından bir önceki takvim yılını ifade ettiği, anılan Kurul kararının 1/b maddesinin (1) numaralı alt bendinde, 2019 yılı üçüncü çeyrek raporlama dönemi için, 2018 yılı net satış tutarının (7.532.437.126,89-TL) %0,017'si oranında idari para cezası verilmesine karar verildiği, (2) numaralı alt bendinde ise, 2019 yılı dördüncü çeyrek raporlama dönemi için, 2019 yılı net satış tutarının (8.657.142.606,74-TL) %0,006'sı oranında idari para cezası verilmesine karar verildiği, dolayısıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 4. maddesinde yer verilen "Bir önceki takvim yılı"nın tanımı uyarınca Ekim, Kasım, Aralık aylarını kapsayan 2019 yılı son çeyreğinde gerçekleşen ihlâlin vuku bulduğu tarihten bir önceki takvim yılının 2018 yılı olduğu, başka bir anlatımla uyuşmazlıkta 2019 yılı dördüncü çeyrek döneminde sağlanamayan hedef değerler için 2018 yılı net satış tutarı üzerinden değil, 2019 yılı net satış tutarı üzerinden idari para cezası verildiği, davalı idarece hazırlanan 30/11/2020 tarihli Denetim Raporu'nda da 2019 yılı dördüncü çeyrek raporlama döneminde hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin hedeflerin ilgili takvim yılı içerisinde birden fazla raporlama döneminde sağlanamadığından 2018 yılı net satış tutarının %2'sine kadar idari para cezası uygulanabileceği değerlendirmesine yer verildiği, bu yönden Kurul kararının 1/b maddesinin (2) numaralı alt bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı,
Diğer taraftan, uyuşmazlığa konu fiile ilişkin olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 1. fıkrasında, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde ikisine (%2) kadar idari para cezası uygulanacağı belirtilmekle birlikte, dava konusu Kurul kararının 1/b maddesinin (1) numaralı alt bendinde 2018 yılı net satış tutarının yüz binde onyedisi (%0,017) oranında idari para cezası verildiği, idari para cezası verilmeden önce, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 44. maddesinde belirtilen ölçütlere yer verilmek suretiyle değerlendirmeler yapıldığı, idari para cezası tesis edilirken idarenin mevzuat kapsamında verilen sınırlar içerisinde takdir yetkisine uygun olarak ölçülülük ilkesi çerçevesinde idari para cezası oranının belirlendiği,
Bu itibarla, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu'nun 16/03/2021 tarih ve 2021/İK-SDD/74 sayılı kararının 1/b maddesinin (2) numaralı alt bendinde ve bu maddeye istinaden düzenlenen idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişi ile anılan Kurul kararının değiştirilmesi/kaldırılması talebiyle davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemde Kurul kararının 1/b maddesinin (2) numaralı alt bendi yönünden hukuka uygunluk; 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrasında, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu'nun 16/03/2021 tarih ve 2021/İK-SDD/74 sayılı kararında, 1/b maddesinin (1) numaralı alt bendinde ve bu maddeye istinaden düzenlenen idari para cezası karar tutanakları ve tahakkuk fişi ile anılan Kurul kararının değiştirilmesi/kaldırılması talebiyle davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemde Kurul kararının 1/b maddesinin (2) numaralı alt bendi haricindeki kısımlar yönünden ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın kısmen reddine, dava konusu işlemlerin kısmen iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nde ölçüt değerlerin hesaplanmasının istatistik olarak toplam veriler üzerinden yapılması gerektiği hüküm altına alınmışken 3N Tebliğinde ise, yerleşim yerine atıf yapıldığı; dava konusu Tebliğin kendisinden daha üst norm olan Yönetmeliğe aykırı olamayacağı; mevzuat uyarınca 12 ay sonrasında tutmakla yükümlü olmadığı verilerin gönderilememesinin, davalı idarenin tesis ettiği işlemin hatalı olduğu gerçeğini değiştirmediği; ilgili mevzuat gereği, davalı idareye sunulan raporlamalarda tüm verilerin gönderildiği; ayrıca, inceleme sorgusuna verilen yazılı savunma ekindeki haritalarla hedef değerlerde aşımına neden olan aramaların yükümlülük dışı alanlardan geldiğinin ispatlandığı; sektörü düzenleme ve denetleme görevi bulunan davalı idarenin ITU dokümanlarında belirtilen hususları göz ardı ettiği ve 29/11/2019 tarih ve 148795 sayılı yazı ile talep edilen hususlara ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmayarak eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği; dava konusu işlemde ceza miktarının takdir edilirken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nde yaptırım ölçütleri ile sair davacı şirket lehine olan maddelerin dikkate alınıp alınmadığının anlaşılmadığı; davalı idarenin iddiasını ispatlayacak somut veriler sunamadığı
ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından, “bir önceki takvim yılı” ifadesi ile “ihlalin vuku bulduğu tarih” ifadesinin, hizmet kalitesi düzenlemeleri kapsamında ne anlama geldiğinin öncelikle anlaşılması gerektiği; "ihlalin gerçekleşme anı"nın, ölçüm dönemine ilişkin raporun kuruma verilmesi anı olduğu; bir raporlama döneminin, kuruma bildiriminin yapıldığı tarih itibarıyla, tamamlanacağı, dolayısıyla 2019 yılı 4. çeyrek dönemine ait ihlalin tamamlanma anının Ocak 2020 olduğu; hizmet kalitesi raporlamalarında ihlalin varlığı halinde, süregelen ve kesintisiz devam eden bir ihlalin söz konusu olmadığı, her bir çeyrek için raporlama yapılması gereken üçer aylık dört farklı raporlama dönemi olduğu; dolayısıyla her bir raporlamanın kuruma bildirildiği tarihin ilgili döneme ilişkin ihlalin vuku bulduğu tarih olarak değerlendirildiği; denetim raporunda 2018 yılı net satış tutarı üzerinden ceza uygulanabileceğine yönelik değerlendirmede bulunulduğundan bahisle dava konusu işlemin hukuka uygun bulunmadığı yönündeki gerekçenin herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın iptale yönelik kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın davanın reddine yönelik kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine, dava konusu işlemlerin kısmen iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 02/10/2023 tarih ve E:2022/1975, K:2023/3828 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 16/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.