T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2272
Karar No : 2024/3388
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
2-...Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sendikası (...)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2021/1485, K:2023/6572 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 14/07/2016 tarih ve 29770 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 25/08/2016 tarih ve 29812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 13. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2021/1485, K:2023/6572 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/11/2020 tarih ve E:2019/363, K:2020/2400 sayılı bozma kararına uyularak; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. ve 72. maddelerine yer verilmiş,
İdari işlemde "şekil" unsurunun, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, yol kavramını ifade ettiği; idarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulmasının gerektiği, aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluğun, idari işlemin sakatlığı sonucunu doğuracağı,
İdari işlemin ya da idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenen yoldaki prosedürlerin hazırlık işlemlerini oluşturduğu, bu işlemlere karşı kural olarak doğrudan doğruya iptal davası açılması mümkün değilse de, bu işlemlerin eksikliğinin ya da hukuka aykırılıklarının, nihai ve icrai işlemin iptali konusundaki istem ile birlikte ileri sürülebileceği,
Mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme varsa ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksikliğin, idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacağı,
Yapılan açıklamalardan ve yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemede Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince konunun uzmanı olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunduğu, görüşe uyulmasının ihtiyari olmasının da bu zorunluluğu ortadan kaldırmadığı,
Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülüğün, yasal olarak zorunlu olduğu, burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü almasının zorunlu olduğu,
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, 14/07/2016 tarih ve 29770 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 25/08/2016 tarih ve 29812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 13. maddesi için Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, dava konusu düzenlemelerin, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan Resmi Gazete'de yayımlanması nedeniyle şekil yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde belirtilen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunda bir oy haklarının bulunduğu, işlemin tesisi hususunda nihai yetkinin Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğu, dava konusu düzenlemelere ilişkin herhangi bir görüşün Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilmediği, dolayısıyla davanın münhasıran Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı husumetiyle görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, “A10094” SUT kodlu “Kan Şekeri Ölçüm Cihazının” ilgili firmalar tarafından ücretsiz verildiği halde, bu cihazların bazı eczanelerce ücret karşılığı satışının yapıldığı bildirildiğinden yürürlükten kaldırıldığı, kamu kaynaklarının etkin kullanımı, mali açıdan sürdürülebilir sosyal güvenlik sistemi oluşturmak ilkeleri göz önünde bulundurularak, sigortalıların sağlık hizmeti ihtiyacını karşılayan aynı zamanda kamu zararı oluşmasına neden olmayacak düzeyde fiyat belirlenerek uygulamaya yönelik düzenleme getirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/11/2020 tarih ve E:2019/363, K:2020/2400 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 07/11/2023 tarih ve E:2021/1485, K:2023/6572 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.