T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2437
Karar No : 2025/758
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 02/05/2024 tarih ve E:2024/2258, K:2024/1744 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Merkezi Hekim Randevu Sisteminin, Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzman Hekimleri yönünden yeniden düzenlenmesi istemiyle davalı idareye yapılan 23/01/2024 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 02/05/2024 tarih ve E:2024/2258, K:2024/1744 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. ve 4. fıkraları, 8. maddesinin 1. fıkrası, 11. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkraları, 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yer verilerek;
Söz konusu mevzuat hükümlerine göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerektiği;
2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramının, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle, hukuksal durumlarında değişiklik yaratan, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteki bireysel işlemleri ifade ettiği;
Dosyanın incelenmesinden; Sağlık Bakanlığına bağlı birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisleri ile ağız ve diş sağlığı merkezleri ve polikliniklerinde, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) kapsamında verilecek muayene randevusu hizmetlerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin hazırlanarak 30/04/2018 tarihli Olur ile yürürlüğe konulduğu, Yönerge'nin yayım tarihi bilinmemekle birlikte, sistemin hasta memnuniyeti öncelenerek etkin bir şekilde kullanılmasını teminen MHRS süreçlerinin yürütülmesinde dikkat edilecek hususların Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 09/12/2021 tarih ve 2021/12 sayılı Genelgesi ile 81 il valiliğine bildirildiği ve randevu işlemlerinin bu Yönerge kapsamında yürütüldüğü, davacı Dernek tarafından ise MHRS'nin, Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzman Hekimleri yönünden yeniden düzenlenmesi istemiyle 23/01/2024 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine 22/04/2024 tarihinde bakılan davanın açıldığı;
Yukarıda yer alan Kanun hükümleri uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları, kanun koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem gibi bir ayrıma gidilmediği ve 11. maddenin kapsamının salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmadığı;
Dolayısıyla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığının; öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin, uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerektiği;
Uyuşmazlıkta; dava dilekçesi ve davalı idareye yapılan başvuruya ilişkin dilekçe incelendiğinde; davacı Derneğin, yeniden düzenlenmesini talep ettiği randevu sisteminden bir yılı aşkın süredir haberdar olduğunun ve nitekim daha önce de bu kapsamda davalı idareye başvuruda bulunduğunun belirtildiğinin görüldüğü;
Buna göre, bakılmakta olan davanın, dava konusu Merkezi Hekim Randevu Sistemi Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin yayım tarihi bilinmemekle birlikte, söz konusu Yönerge'ye istinaden yapılan uygulamadan haberdar olunması üzerine bu tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde doğrudan ya da bu süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurunun sarih ya da zımni olarak reddi üzerine 11. madde hükmü de dikkate alınmak suretiyle hesaplanacak dava açma süresi içerisinde açılması gerektiği;
Olayda, davacının, itiraza konu düzenlemenin yayımı tarihinden çok sonra, yine Yönerge'nin uygulanmasının öğrenildiği tarihten (1 yılı aşkın süredir uygulandığının gerek idareye başvuru dilekçesinde, gerekse de dava dilekçesinde belirtildiği) çok sonra 23/01/2024 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin bir uygulama işlemi niteliği taşımadığı, davalı idarenin zımni ret işlemi sonrasında, düzenleyici işlemlerin iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucunu doğuracağının açık olduğu;
Uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde, MHRS'nin Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzman Hekimleri yönünden yeniden düzenlenmesi dolayısıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'de düzenleme yapılması istemli başvuru üzerine açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. ve 11. maddelerinde öngörülen süre içinde olmadığı gibi davacının 23/01/2024 tarihli başvurusunun da dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı sonucuna varıldığından, bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Dairece dava konusu işlemin hatalı tespit edildiği, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bir başvuru yapıldığı, temel hak ve özgürlüklerin sürekli ihlaline ilişkin olarak ilgililerin her zaman idareye başvurarak dava açma süresini başlatabilecekleri, başhekimliklerce belirlenen cetvellerin hekimlerin sağlıklı koşullarda çalışma ve dinlenme hakları ile hastaların yaşama ve sağlık hakkını ihlal ettiği, Yönerge'de değişiklik yapılmasının talep edilmediği, başhekimliklerin temel hak ve özgürlükleri ihlal eden birbirinden farklı uygulamalarının sonlandırılması için MHRS'de gerekli teknik düzenlemenin yapılmasının istenildiği, 2021 tarihli Genelge sonrası sorunun giderilmesine karşın, sonrasında beş dakikada bir hasta ya da on dakikada iki hasta muayenesi uygulamasına geri dönüldüğü, hekim çalışma cetvellerinin her ay başhekimlikler tarafından düzenlendiği ve MHRS'deki randevu aralıklarının da her ay yeniden belirlendiği, idarenin bir hakkı devamlı olarak ihlal etmesi halinde ilgili kişinin idareye birden çok başvuruda bulunabileceği, her bir başvurunun zımni ret süresi dolduktan sonra yeni bir dava hakkı vereceği, her bir uygulama için başhekimliklere başvuru yapmak yerine 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında Sağlık Bakanlığına yeni bir düzenleme yapılması için başvuru yapıldığı, mevcut bir işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesinin talep edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 02/05/2024 tarih ve E:2024/2258, K:2024/1744 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri belirtilmiş, idareye yapılan başvuru tarihinde yürürlükte olan haliyle, 10. maddesinde ise; ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgilerin otuz günün bittiği tarihten itibaren ya da istemin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta; Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin, Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzman Hekimleri yönünden yeniden düzenlenmesi istemiyle davalı idareye yapılan 23/01/2024 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. Davacı tarafından 23/01/2024 tarihinde davalı idareye yapılan başvurudaki temel iddianın, "beş dakikada bir hasta veya on dakikada iki hasta muayenesi" uygulamasının söz konusu uzman hekimler yönünden devam ettiğine ve bu durumun insan hakları, Biyotıp Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı, Hasta Hakları Yönetmeliği gibi düzenlemelerin ihlali sonucunu doğurduğuna yönelik olduğu; temel talebin ise MHRS'deki hekim çalışma cetvellerinin, diğer tüm uzmanlık alanlarında olduğu gibi, deri ve zührevi hastalıklar uzman hekimleri için de "on dakikada bir hasta" olacak şekilde yeniden düzenlenmesi talebi olduğu anlaşılmaktadır.
Sağlık Bakanlığı’na bağlı birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisleri ile ağız ve diş sağlığı merkezleri ve polikliniklerinde Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) kapsamında verilecek muayene randevusu hizmetlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge hazırlanarak, 30/04/2018 tarihli Olur ile yürürlüğe konulmuş, ancak bu Yönerge Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır.
Buna göre, belirtilen sağlık tesislerinde randevu hizmetlerinin anılan Yönerge kapsamında MHRS üzerinden gerçekleştirildiği, davacı Dernek üyeleri olan deri ve zührevi hastalıklar uzman hekimlerinin de söz konusu randevu sistemine göre hastalarını her gün belirlenen zaman aralığında muayene ettikleri, bu haliyle söz konusu randevu sisteminin her gün uygulanan ve her bir hasta için muayene zaman aralığını da belirleyen bir özellik taşıdığı, dolayısıyla bu randevu sisteminin hekimlerin hastalarını muayene süreleri açısından süregelen bir uygulama işlemi niteliğine büründüğü anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacı Dernek tarafından, üyeleri olan deri ve zührevi hastalıklar uzman hekimleri adına 23/01/2024 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruda, MHRS’ye göre “beş dakikada bir hasta veya on dakikada iki hasta muayenesi” uygulamasının deri ve zührevi hastalıkların teşhis ve tedavisi açısından yetersiz kaldığı ileri sürülerek sistemin “on dakikada bir hasta” olacak şekilde yeniden düzenlemesinin talep edildiği hususu dikkate alındığında, yapılan bu başvurunun hasta muayene sisteminde mevcut süregelen uygulamanın, yetersiz kaldığı iddiasıyla, deri ve zührevi hastalıklar uzman hekimlerinin hasta muayene süreleri açısından değiştirilerek yeni bir randevu sisteminin geliştirilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğu değerlendirilmektedir.
Bu durumda, davacı Dernek tarafından üyeleri adına 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan 23/01/2024 tarihli başvuruya cevap verilmemesi üzerine 22/02/2024 tarihinde zımni ret işleminin oluştuğu, davacı tarafından da zımni ret işleminin ardından, aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca zımni ret işlemine karşı yasal dava açma süresi içinde 22/04/2024 tarihinde işbu davanın açıldığı görüldüğünden, davanın süresinde olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.