T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2442
Karar No : 2025/800
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 10/10/2023 tarih ve E:2017/1042, K:2023/13166 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı haklarının işlem tarihinden itibaren tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 10/10/2023 tarih ve E:2017/1042, K:2023/13166 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usuli itirazları yerinde görülmeyerek,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı hakkında "Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:...., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın 04/01/2021 tarihinde kesinleştiği,
Davacıyla ilgili ihbar/şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden;
İ.H. isimli şahıs tarafından 31/07/2016 tarihinde yapılan ihbar başvurusunda yer alan iddiaları inceleyen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararıyla; davacının örgüt üyesi olduğuna ilişkin iddia yönünden ... esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, diğer iddialar yönünden ise şikayetin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 97. maddesinin (a) işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği,
A.İ.G. isimli şahıs tarafından verilen şikayet dilekçesini inceleyen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararıyla; Cumhuriyet Savcısı ... veya başkaca bir Cumhuriyet savcısının T.A. ile irtibat halinde olduğu ve evinde yaptığı toplantılara katıldıklarına dair somut herhangi bir beyan ve delilin bulunmadığı, bu sebeple, (B) bendinde öne sürülen iddianın soruşturma izni verilmesini gerektirir mahiyet ve ağırlıkta bulunmadığı hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği,
Öte yandan, Dairelerince, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen başkaca soruşturma bulunup bulunmadığı yönünde yapılan 15/12/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 21/03/2022 tarihli cevapta; davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığının belirtildiği, bu disiplin soruşturması kapsamında elde edilen delillerin ortaya konulmadığı ve davacı hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunduğu ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği görüldüğünden, söz konusu soruşturma ve davacı hakkında verilen ihbar/şikayet dilekçelerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Davacının çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesi yönünden;
Davacının, çocuğunu örgüte müzahir okula gönderdiği hususu davacının kendi beyanıyla sabit olmakla birlikte, davacının, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı, Bakanlıkça denetlenen ve meslektaşlarının çocuklarının da aynı okulda eğitim öğretim görmesi görmesi nedenleriyle çocuğunu söz konusu okula gönderdiğine ve sonrasında çocuğunun kaydını örgüte müzahir okuldan alarak başka okullara gönderdiğine yönelik beyanlarının, bir başka ifadeyle eğitim saikiyle hareket ettiğinin aksini ve örgütsel amaçla hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının, çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesine ilişkin söz konusu tespitin örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Ankesörlü/sabit hat görüşme kaydı yönünden;
Dairelerinin 15/12/2021 tarihli ara kararıyla daha önce dosyaya sunulan raporda yer alan aramaların davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakına yönelik hukuki bağlantısını gösteren gerekçeli analiz raporunun istenilmesi üzerine; dosyaya sunulan Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 22/02/2022 tarihli yazısında; ardışık arama irtibatı tespit edildiği bildirilen ... numaralı GSM hattının davacı tarafından kullanılmadığı belirtildiğinden, ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Davacı hakkındaki sosyal çevre bilgileri ve kardeşine ilişkin tespit yönünden;
Davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin ve davacının kardeşine yönelik iddianın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacı hakkında emniyet mahrem yapılanması içinde faaliyet gösterdiği ileri sürülen Y.D. ve Y.Y. isimli şahıslarla irtibatının bulunduğuna yönelik tespit, davacının beyanlarının aksini ortaya koyacak ve söz konusu irtibatların örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiğine dair dosyada herhangi bir somut tespit ve delil bulunmadığından davacının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile Daire kararında yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 15/12/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,
Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisakının ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren hesaplanarak ödenmesi gerektiği,
Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve/veya irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararlarının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı; davanın her aşamasında dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığının ve bu nedenle hukuki denetiminin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağının vurgulanmasına rağmen, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olup olmadığı noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı; davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmadığı yönünde yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu; dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi adına davacı hakkında tesis edilen göreve son verme işlemini haklı kılan maddi sebeplerin kendilerince detaylı bir şekilde dosyaya sunulduğu; temyize konu Daire kararının gerekçesi ile aynı konuda açılan davalarda verilen bir kısım ret ve iptal kararlarının gerekçeleri arasında ciddi çelişkilerin mevcut olduğu; A.İ.G.'nin davacı hakkındaki beyanları, davacının adına kayıtlı ve kendisi tarafından kullandığı değerlendirilen GSM hattının Emniyet Mahrem Yapılanması içerisinde faaliyet gösteren Y.D.ile 11 adet irtibatının olduğu, Y.D.'nin KHK ile kapatılan ... Eğitim Yay.Taş.Bil.Tic.A.Ş.de Muhasebeci olarak SGK kaydının bulunduğu, davacının kızının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı sebebiyle kapatılan Özel ... Ortaokulunda eğitim kaydının bulunduğu, davacının adına kayıtlı aynı hat ile Emniyet Mahrem Yapılanması içerisinde faaliyet gösteren Y.Y. isimli şahıs ile 62 adet irtibatının bulunduğu, davacının sosyal çevresi anlamında en yakını kabul edilebilecek kız kardeşi F.S.’nin Aktif-Sen üyelik kaydının olduğu, davacının hakkında terör örgütüne üye olma suçundan adli soruşturma yürütülen M. Ç. ile ardışık aranmasının bulunduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca düzenlenen Rapor, davacı hakkında verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar'da (KYOK) yer alan, "...Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen HTS analiz raporunda, şüphelinin, aynı suçtan haklarında işlem tesis edilen bir kısım kişiler ile yabancı ülke numaralarıyla görüşmelerinin olduğunun tespit edildiği..." ve davacının "...Banka Asya 'nın ... tarih ve ... sayılı yazısında, şüphelinin, bankaları nezdinde ... numaralı hesap kaydının bulunduğunun belirtildiği..." şeklindeki tespitler birlikte değerlendirildiğinde Kurul kanaatinin davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu; 667 sayılı KHK ve 6749 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılan yargı mensuplarının 685 sayılı KHK kapsamında Danıştayda açtıkları davalardaki parasal-özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 12/12/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığından edindiği gelirin düşülmesi gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu kararların yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 10/10/2023 tarih ve E:2017/1042, K:2023/13166 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 10/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.