T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2510
Karar No : 2024/3182
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DİĞER DAVALI : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yatılı Bakım Merkezi Danışmanlık Eğitim Rehabilitasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2021/3258, K:2024/2252 sayılı kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının davalı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 23/03/2021 tarih ve 2021/2 sayılı, "Özel Bakım Merkezlerinde Kalite Yönetimi ve Hizmet Standartları ile Erişilebilirlik Belgesi Hk." konulu Genelgesinin ve bu Genelgenin bütün özel bakım merkezi müdürlüklerine bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bursa Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2021/3258, K:2024/2252 sayılı kararıyla;
Usul yönünden:
Davalı Bursa Valiliği'nin husumet itirazının yerinde olmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Bursa Valiliği yazısı incelendiğinde, anılan yazı ile davacıya 2017/06 sayılı Genelge'nin yürürlükten kaldırıldığı, dava konusu 2021/2 sayılı Genelgenin yürürlüğe konulduğu, yürürlükten kaldırılan Genelge kapsamında yürütülen bütün iş ve işlemlerin dava konusu Genelge hükümlerine göre yürütülmesi gerektiği hususlarının bildirildiği, bu haliyle yazının bildirim mahiyeti taşıdığı, muhatabı olan özel bakım merkezi müdürlüklerinin hukukunda herhangi bir değişiklik yaratmadığı, dolayısıyla idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir niteliği bulunmadığı gerekçesiyle Bursa Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine;
Esas yönünden:
Dava konusu Genelge ile, Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği'nin Geçici 8. ve 9. maddelerinde öngörülen teşvik uygulaması hükümleri uyarınca; halen faaliyetine devam eden ve TS EN ISO 9001:2015 KYS Belgesine sahip olan merkezlere 31/12/2021 tarihinden sonra teşvik ödemesinin devam ettirilebilmesi için, bu merkezler tarafından 31/12/2021 tarihine kadar 07/06/2017 tarih ve 2017/06 sayılı Genelge'de belirtilen TS EN ISO 9001:2015 KYS Belgesine ek olarak erişilebilirlik mevzuatına uygunluğu komisyonca belirlenerek Valilik tarafından verilen Erişilebilirlik Belgesinin de alınması şartının getirildiği, anılan tarihten sonra TS EN ISO 9001:2015 KYS Belgesi ve Erişilebilirlik Belgesi bulunmayan merkezlere teşvik ödemesi yapılmayacağının düzenlendiği; 31/12/2021 tarihinde alınan Bakan Oluru ile de Erişilebilirlik Belgesi alınmasına ilişkin sürenin 31/12/2022 tarihine kadar uzatıldığı,
23/07/2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'le 66. maddeye ek fıkralar eklendiği ve bu ek fıkralarla dava konusu Genelge'den farklı olarak erişilebilirlik belgesinin, 66. maddenin 1. fıkrası kapsamında yapılan teşvik ödemesinin bir şartı olarak değil, 66. maddeye yeni eklenen 2. fıkra uyarınca yapılacak ilave teşvik ödemesinin bir şartı olarak düzenlendiği,
Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği'nde 23/07/2022 tarihinde yapılan değişiklikleri takiben davalı idarece yayımlanan 27/07/2022 tarih ve 2022/04 sayılı Genelge'de; Yönetmelik'in 66. maddesinin 1. fıkrası kapsamında teşvik ödemesinin devam ettirilebilmesi için TS EN ISO 9001:2015 KYS Belgesine sahip olmanın yeterli görüldüğü, anılan madde kapsamında ana teşvik ödemesi yapılabilmesi için erişilebilirlik belgesi alınması şartına yer verilmediği, erişilebilirlik belgesinin, 66. maddenin 2. fıkrası kapsamında yapılacak ilave teşviğin bir şartı olarak kabul edildiği ve dava konusu Genelge'nin yürürlükten kaldırıldığı,
Bu itibarla; 27/07/2022 tarih ve 2022/04 sayılı Genelge ile gerek özel bakım merkezlerine yapılacak teşvik ödemelerine ilişkin olarak dava konusu Genelgede öngörülenden daha farklı bir yöntemin belirlenmiş olması gerekse de dava konusu Genelgenin tümüyle yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle 23/03/2021 tarih ve 2021/2 sayılı, "Özel Bakım Merkezlerinde Kalite Yönetimi ve Hizmet Standartları ile Erişilebilirlik Belgesi" konulu Genelge yönünden esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı,
Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma yapılması talebinde bulunulmuş ise de; dava konusu Genelgenin yürürlükten kaldırılmış olması ve ... tarih ve ... sayılı Bursa Valiliği yazısının idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmaması nedenleriyle işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığından, yargılamanın makul süre içinde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını kapsayan Anayasa hükümleri ile usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak duruşma yapılmasına gerek görülmediği, nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/11/2020 tarih ve E:2019/2658, K:2020/2485 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle,
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 23/03/2021 tarih ve 2021/2 sayılı, "Özel Bakım Merkezlerinde Kalite Yönetimi ve Hizmet Standartları ile Erişilebilirlik Belgesi Hk." konulu Genelge yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, toplam 864,10 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 432,05 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 1/2'si olan 432,05 TL'nin ise davalı idarelerden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu Genelge'nin hukuka uygun olduğu, "davanın açılmasına sebebiyet veren" ifadesi kullanılarak hukuka aykırı şekilde yargılama giderlerine hükmedildiği, kararın aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulması ya da idareleri lehine düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen 'karar verilmesine yer olmadığına' ilişkin kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz isteminin reddine,
2. Danıştay Onuncu Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2021/3258, K:2024/2252 sayılı kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının davalı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 05/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Danıştay Onuncu Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2021/3258, K:2024/2252 sayılı kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın bu kısmının konusuz kaldığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda; Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın temyize konu kısmının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.