T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/3077
Karar No : 2025/823
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
3- ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2020/245, K:2024/3644 sayılı kararının, esası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çorum ili, İskilip ilçesi, ... Aile Hekimliği Biriminde aile sağlığı çalışanı olarak görev yapan davacı tarafından, 2019 yılı Ekim ayı ödemesinden yapılan 399,17-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Geçici aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler'' başlıklı 20/1-(a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin iptali ile 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2020/245, K:2024/3644 sayılı kararıyla;
30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Geçici aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler'' başlıklı 20/1-(a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin iptali istemi yönünden;
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik maddesinin, geçici aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödemelere ilişkin olduğu, bu düzenlemeden önce; bir aile sağlığı çalışanı izinli veya raporlu olduğunda, başka bir aile sağlığı çalışanı ile anlaşamaması halinde tek birimli aile sağlığı merkezi ile birden fazla birimi olan aile sağlığı merkezi arasında herhangi bir farklılık olmaksızın ücretinden kesintiye gidildiği, yeni düzenleme ile tek birimli aile sağlığı merkezlerindeki aile hekimliği biriminde çalışanların, başka bir aile sağlığı çalışanıyla anlaşmalarının zor olduğunun görülmesi nedeniyle anılan yerlerde çalışanlar yönünden pozitif uygulama yapılarak herhangi bir kişi yerine vekalet etmese bile toplam yıllık izin süresinin ilk yedi günlük kısmı için kendilerine tam ödeme yapıldığının anlaşıldığı,
Aile sağlığı çalışanlarının, kendi iradeleri ile kabul ettikleri sözleşmeyle ücret karşılığı çalışmakta ve sözleşmeli olarak çalışmanın sağlayacağı olanakları tercih etmekte oldukları, ancak bu görevleri yerine getirmek istememeleri halinde, sözleşmelerini sona erdirmek ve/veya sözleşmenin süresinin sona ermesi üzerine yenilememenin de kendi iradelerine bağlı olduğu,
Davalı idarelerin aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartlarını belirleme yetkilerinin bulunduğu da göz önüne alındığında, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin, 5258 sayılı Kanun'a ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmakla birlikte; 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği, 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, iptali istenen düzenleyici işleme yönelik olarak davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı,
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,
Davacının, 2019 yılı Ekim ayı ödemesinden yapılan 399,17-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden;
Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, idari yargılama hukukunun temel ilkeleri gereği, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarına ilişkin yargısal denetimin, tesis edildikleri tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmasının gerektiği,
Kararda açıklandığı üzere, bireysel işlemin dayanağı Yönetmelik maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, anılan madde uyarınca tesis edilen bireysel işlemin de hukuka uygun olduğu; davacının, 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi isteminin reddi gerektiği,
Diğer taraftan, düzenleyici işlem yönünden uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de; bu husus idarelerin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağından ve Yönetmelik hükmünün de hukuka aykırılık taşımadığı değerlendirildiğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı,
gerekçeleriyle, davanın reddine, 690,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı bakımından, davanın açılmasına sebebiyet veren idarenin yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiği; mülga Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemin, amaç yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerine uyulmamış olunması",
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın esası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda açıklanan gerekçeyle, düzenleyici işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem ve tazmin talebi yönünden davanın reddine, ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2020/245, K:2024/3644 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 14/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.