T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/309
Karar No : 2025/773
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...,
Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/7376, K:2023/2579 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Covid-19 Pandemisi Nedeniyle İl Sağlık Müdürlüklerinde Yapılacak Ek Ödeme" konulu, 17/05/2021 tarih ve E-39569180-010.99/764 sayılı Genel Yazısı'nın;
a- 5. paragrafında yer alan 4. , 5. , 6. , 7. ve 8. maddelerin, 9. maddedeki "tabip" ibaresinin, 10. maddedeki "uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara" ibaresinin,
b- 6. paragrafının ikinci cümlesindeki "tabip dışı" ve 7. paragrafın ikinci cümlesindeki "tabip dışı" ibarelerinin,
c- 5. paragrafının 1. maddesindeki "1,20 katsayısı" ibaresinin, 2. maddesindeki "1,00 katsayısı" ibaresinin, 3. maddesindeki "0,50 katsayısı" ibaresinin, 4. maddesindeki "3,15 katsayısı" ibaresinin, 5. maddesindeki "5,85 katsayısı" ibaresinin, 6. maddesindeki "5,70 katsayısı" ibaresinin, 7. maddesindeki "9,00 katsayısı" ibaresinin, 8. maddesindeki "5,90 katsayısı" ibaresinin, 9. maddesindeki "6,10 katsayısı" ibaresinin, 10. maddesindeki "11,25 katsayısı" ibaresinin, 11. maddesindeki "2., 5. ve 7’nci maddede belirtilen katsayılar," ibaresinin, 12. maddesindeki "2'nci madde “1,20”, 4'üncü madde “3,15”, 5'nci madde “6,10”, 6'ncı madde “5,70”, 7'nci madde “11,25” ve 8'inci madde “5,90” katsayısı uygulanır." ibaresinin,
ç- 6. paragrafının ikinci cümlesindeki "0,40" ve "0,25" ibarelerinin,
d- 7. paragrafının ikinci cümlesindeki “1,20, 1,00, 0,40 ve 0,25” ibareleri ile "0,50" ibaresinin,
e- 7. paragrafının birinci cümlesindeki "Mezkûr Yönetmelikte belirlenen usûl ve esaslar doğrultusunda İl Sağlık Müdürlüklerinin döner sermaye ek ödemesi hesaplamasına devam edilmesi ve yukarıda sayılan birim/görevlerde yer alan personele her iki hesaplamanın birlikte yapılarak yüksek olan tutarın esas alınması gerekir." ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/7376, K:2023/2579 sayılı kararıyla;
209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesi, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğe 08/05/2021 tarih ve 31478 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesiyle eklenen Geçici 4. madde hükümlerine yer verildikten sonra,
209 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında görev yapan sağlık çalışanlarına döner sermaye ek ödemesi verilmesinin kurala bağlandığı, ayrıca personele yapılabilecek ek ödeme tavanları belirlenerek, uzman tabiplere (bir ayda alacağı aylık, yan ödeme ve her türlü tazminat toplamının) %700, pratisyen tabiplere ve uzman eczacılara % 500, hastane müdürü ve eczacılara % 250, başhemşirelere % 200, diğer personele ise % 150 oranını aşmamak üzere ek ödeme verilmesinin öngörüldüğü, böylece sağlık personelinin, kadro ve unvanlarına göre farklı oranlarda ek ödemeden yararlandırılmasının amaçlandığı,
Aynı maddede; ek ödeme oranı ile ödeme ve usullerinin "hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar" esas alınarak yönetmelikle düzenlenmesinin öngörüldüğü,
2020 yılında dünya genelinde Covid-19 salgınının görülmesi üzerine, 08/05/2021 tarih ve 31478 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Sağlık Bakanlığında görev yapmakta olan personelin ek ödeme oranı ile ödeme usullerinin belirlendiği Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğe eklenen Geçici 4. maddeyle 01/04/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4 ay süreyle, ek ödemenin kapsam ve oranının Bakan tarafından belirlenebileceğinin kurala bağlandığı, anılan yetkiye istinaden 17/05/2021 tarih ve 763 sayılı Bakan onayıyla, 2021/Nisan-Temmuz döneminde ek ödeme hesaplamalarında kullanılacak usul ve oranların yeniden belirlendiği, söz konusu onay sonrasında da, dava konusu 17/05/2021 tarih ve 764 sayılı Genel Yazı'nın hazırlanarak Bakanlık merkez teşkilatı birimlerine ve 81 il sağlık müdürlüğüne gönderildiği,
Dava konusu Genel Yazı'nın içeriği incelendiğinde; 2020 yılında başlayan ve dünya genelinde pandemi düzeyinde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle, salgının yayılmasının önlenmesi ve kontrol altına alınması, sağlık hizmetlerine ve kuruluşlarına erişimin sağlanması, sağlık personeline duyulan ihtiyacın karşılanması amacıyla, idare tarafından sağlık çalışanlarının çalışma şekli ve koşulları ile izinleri gibi konularda düzenlemeler yapılarak bir takım tedbirlerin alındığı; ayrıca, pandemi sürecinde Covid-19 için ayrılmış olan poliklinik, servis, yoğun bakım, görüntüleme ve laboratuvar gibi yerlerde sunulan sağlık hizmetlerinin riski ve yoğunluğunun artması üzerine, izin, tayin ve atamaların kısıtlandığı; ağır ve riskli çalışma koşullarının oluştuğu bu hassas dönemde, söz konusu hizmetlerde görev yapan personelin, ek ödemelerini iyileştirmek suretiyle motivasyonlarını yükseltmek amacıyla, anılan Yönetmeliğe Geçici 4. madde eklendiği ve bu maddeyle de Sağlık Bakanına geçici süreyle ek ödemenin kapsam ve oranlarını belirleyebilme yetkisinin tanındığı; söz konusu yetkiye istinaden de, Bakan onayıyla, pandemi koşullarında 4 ay süreyle uygulanmak üzere, ek ödemenin kapsam ve oranlarının, personelin görev yeri ve unvanı dikkate alınarak yeniden belirlendiği ve dava konusu Genel Yazı'yla da tüm teşkilata duyurulduğunun anlaşılmakta olduğu,
Buna göre, 209 sayılı Kanun'da belirtilen kıstaslar esas alınarak, ek ödeme oranlarını belirleme hususunda Sağlık Bakanlığının takdir ve düzenleme yetkisinin bulunduğu; bu yetki çerçevesinde çıkarılan Yönetmelik'le sağlık çalışanlarının ek ödeme oranları ile usul ve esaslarının düzenlendiği; Covid-19 salgını döneminde Yönetmeliğe eklenen Geçici 4. maddeyle de, pandemi koşullarında görev yapan sağlık çalışanlarına, bu döneme özgü ve geçici olmak üzere, yapılacak ek ödemenin kapsam ve oranını belirleme hususunda Sağlık Bakanına yetki verildiği; ayrıca 209 sayılı Kanun'da ek ödemenin belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında "personelin unvanı, görevi, çalışma şartlarına" da yer verilerek, unvanlara, görev yerlerine ve çalışma koşullarına göre farklı oranlarda ek ödeme verilmesine imkân sağlandığı; anılan Kanun'la da "tabip" ve "tabip dışı personele" farklı oranlarda ek ödeme tavanlarının getirildiği dikkate alındığında; görev yerleri ve unvanları farklı olan personel için, farklı oranlarda ek ödeme oranlarının belirlenmesinin mümkün bulunduğu,
Bu durumda, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Covid-19 Pandemisi Nedeniyle İl Sağlık Müdürlüklerinde Yapılacak Ek Ödeme" konulu, 17/05/2021 tarih ve E-39569180-010.99/764 sayılı Genel Yazısı'nın; pandemi sürecinde riski ve yoğunluğu artan sağlık hizmetlerinin aksamadan, kesintisiz olarak yürütülmesini sağlamak ve söz konusu hizmetlerde görev yapan personelin motivasyonunu yükseltmek amacıyla, takdir yetkisi kapsamında, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği ve ek ödeme oranlarının tespitinde idarenin açık bir takdir hatasının bulunmadığı anlaşıldığından; Genel Yazı'nın dava konusu edilen kısımlarında, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararının, somut inceleme ve bilirkişi tetkiki yapılmaması ve meslekler arasındaki farklılıkların bilimsel olarak değerlendirilmemesi nedeniyle usul ve hukuka aykırı olduğu, dava konusu Genel Yazı'da belirlenen ek ödeme katsayılarının haksız ve tutarsız olduğu, tabip ve tabip dışı personel arasında haklı bir neden olmaksızın ayrım yapıldığı, ek ödemeye esas katsayıların belirlenmesine yönelik sınıflandırmanın bilimsel olmadığı ve 657 sayılı Kanun ile Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na aykırılık teşkil ettiği, çalışanların emeğinin karşılığını yansıtmadığı, Covid-19 salgını sürecinde hasta ile doğrudan teması olan hemşirelerin, yöneticilik yapan ve hasta teması olmayan uzman hekimlerden çok daha az ek ödeme aldığı, gelir getirici işlemlerde emeği olan hemşirelerin bireysel performans ölçümüne dahil edilmemesinin adil olmadığı, dava konusu düzenleyici işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması nedeniyle konusuz kaldığı; iki ayrı ek ödeme hesaplama kuralı getirilmesinin, unvan bazlı kategorilerde değerlendirilenler ile sözleşmeli statüde olanların ek ödeme tutarlarını artırırken, hizmet sınıflarına göre değerlendirilen çalışanların alacağı tutarı azalttığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Daire kararının usule ve hukuka uygun olduğu; Genel Yazı'nın pandemi sürecinde artan sağlık hizmetlerinin riski ve yoğunluğu nedeniyle aksamadan yürütülmesini sağlamak amacıyla takdir yetkisi kapsamında kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak ek ödeme sisteminin amacına uygun olarak tesis edildiği; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan "personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı" gibi unsurlar esas alınarak ve pandemi öncesi ek ödemeler de dikkate alınarak 4 aylık dönemde Genel Yazı'daki ek tablodaki oranların belirlendiği ve en yüksek devlet memuru aylığı ile çarpımı sonucu bulunan tutar esas alınarak hesaplamalarının yapıldığı; bu hassas dönemde özverili görev yapan sağlık çalışanlarının, maddi kaybının önlenmesi, motivasyonu ve teşviki amacıyla desteklendiği; düzenleme ile öngörülen ek ödeme hesaplamalarının pandemi sürecine özgü olduğu ve sınırlarının 209 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve Makam Onayı kapsamında belirlendiği, bu nedenle hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 16/05/2023 tarih ve E:2021/7376, K:2023/2579 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 09/04/2025 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.