T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/3125
Karar No : 2025/778
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Ortaklığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/09/2024 tarih ve E:2020/3311, K:2024/2717 sayılı kararının, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 04/05/2017 tarihli, 21558579-010.06.01 sayılı ve "Havalimanlarında Ardiye Ücretleri (Serbest Zaman)" konulu, 2017/10 numaralı Genelge'nin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/09/2024 tarih ve E:2020/3311, K:2024/2717 sayılı kararıyla;
Dava konusu Genelge'nin, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2023 tarihli yazısı ile duyurulan 2023/12 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırıldığı,
Bu nedenle, esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı,
Bununla birlikte, dava konusu Genelge'nin iptali istemiyle açılan diğer davalarda, Dairelerinin 08/07/2020 tarih ve E:2017/1740, K:2020/2680 sayılı ve 14/10/2021 tarih ve E:2017/1739, K:2021/4785 sayılı davanın reddine ilişkin kararlarının, İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/07/2021 tarih ve E:2021/620, K:2021/1374 sayılı ve 25/09/2023 tarih ve E:2022/2470, K:2023/1724 sayılı kararları ile onanarak kesinleştiği görüldüğünden, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 490,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin dava konusu Genelge'yi yürürlükten kaldırmasının taraflarının haklılığını ortaya koyduğu, davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği, davanın esası hakkında karar verilmediğinden haklılık durumu tespitinin yapılmadığı, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 09/09/2024 tarih ve E:2020/3311, K:2024/2717 sayılı kararının temyize konu yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 09/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, Mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 04/05/2017 tarihli, 21558579-010.06.01 sayılı ve "Havalimanlarında Ardiye Ücretleri (Serbest Zaman)" konulu, 2017/10 numaralı Genelge'nin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin 09/09/2024 tarih ve E:2020/3311, K:2024/2717 sayılı kararıyla; dava konusu Genelge'nin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, aynı istemle açılan başka davalarda kesinleşen yargı kararlarıyla davanın reddine karar verildiğinden, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Daire kararının temyize konu yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden davacının temyiz istemi incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde yarar görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir.
Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir.
Temyizen bakılan uyuşmazlıkta Dairece, dava konusu Genelge'nin, 2023/12 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla dava konusu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmekle birlikte, söz konusu düzenlemeye yönelik olarak açılan başka davalarda Dairelerince davanın reddine karar verildiği ve bu kararların kesinleştiğinden bahisle davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılarak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İdarenin düzenlemeyi yürürlükten kaldırması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davalarda, "başka bir davada" aynı düzenleme yönünden esasa girilerek verilen ve kesinleşen bir ret kararı bulunduğundan ve bu nedenle artık idarenin haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunda değerlendirilmesi gereken temel nokta, ret kararlarının kesin hüküm niteliğidir.
Gerek kabul şartları, gerekse esastan ret kararlarının meydana getirdiği kesin hüküm nisbi kuvvettedir. Kararların etkisi sadece taraflara yöneliktir. (Çağlayan, "İdari Yargıda Kesin Hüküm", A.Ü Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:III, Sayı 1, s.138) Üçüncü kişiler aynı işlem aynı sebep yönünden yeni bir dava açabilirler. (Gözübüyük, Yönetsel Yargı, s. 214) Çünkü bu redde dair kararlarda, reddin sebebi davacının ileri sürdüğü delillerin ve gerekçelerin yeterli olmamasıdır. (Telli, "İdari Yargıda Kesin Hüküm", İdare Hukuku ve İdari Yargı ile ilgili incelemeler III. Ankara 1980, s. 103.)
Bu itibarla, aynı düzenlemeler yönünden davanın reddi yönünde verilen yargı kararının, iptal kararları gibi kesin hüküm etkisinin mutlak olmadığı zira, farklı iddialarla açılacak başka bir davada daha evvel hukuka uygun görülen aynı düzenleme bakımından iptal yönünde bir karar verilmesinin önünde bir engel bulunmadığı dikkate alındığında, yürürlükten kaldırılan dava konusu düzenleme yönünden işbu dosyada hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılmadan, başka dosyada davanın reddi yolunda verilen karara atıfla davacının haksız çıktığı kabul edilerek bu dosyanın yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemez.
Bu durumda, davanın karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı ve dava konusu düzenlemeyi tesis eden ancak sonradan yürürlükten kaldıran davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, temyiz başvurusuna konu kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.