T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/497
Karar No : 2025/771
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/3145, K:2023/2557 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 20/01/2021 tarih ve 31370 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliği'nin "Sözleşmenin feshi ve yenilenmesi" başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan; "Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması hallerinde feshedilir." şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/3145, K:2023/2557 sayılı kararıyla;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı Ek 27. maddesinin 1. ve son fıkraları, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliği'nin 7., 19., 43. ve 47. maddeleri, 4 nolu Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 491. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E/l) bendi, 6/6/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuş olan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesi ve "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin (f) bendi hükümlerine yer verildikten sonra,
Kamu tüzel kişiliği olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda sözleşmeli olarak çalıştırılan personel, işçi sayılmayan kamu görevlisi olduğundan, Anayasa'da kamu görevlileri için öngörülen Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüğünün yanısıra davaya konu Yönetmelikte belirtilen Devlete bağlılık ve tarafsızlıkla hareket etme yükümlülüklerinin bulunması nedeniyle, Anayasa'ya ve kanunlara aykırı olan, ülkenin bağımsızlığı ve bütünlüğünü bozan, kanunların suç saydığı eylemleri işlemek amacıyla kurulan örgüt veya yapılarla hiçbir şekilde ilişki içine girmemeleri, terör örgütlerine yardım, destek vermemeleri ve bu yapılardan açık bir şekilde kendilerini uzak tutmaları gerektiği,
Bu durumda, yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, dava konusu Yönetmelikte sözleşmeli personel hakkında 657 sayılı Kanun'un disiplin hükümlerinin kıyasen uygulanacağı ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasının sözleşmenin feshedilmesi suretiyle uygulanacağı kurallarına yer verilmiş olması; 28/6/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuş olan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesinin (f) bendinde de aynı düzenlemenin bulunması karşısında, Yönetmeliğin sözleşmenin feshine ilişkin 43. maddesinin iptali istenilen 1. fıkrasının (ç) bendindeki düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptali istenilen düzenlemede, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olma, bu örgütlere yardım etme, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanma ya da kullandırma, bu örgütlerin propagandasını yapma hâllerinin sözleşme fesih nedeni sayılmasının, suç teşkil ettiği ve bu suçun ancak yargı kararıyla belirlenebileceği; sözleşmenin feshi ve yenilenmesi başlığını taşıyan 43. maddesindeki diğer genel kuralların zaten yeterli olduğu, söz konusu düzenlemenin KHK ile kamu görevine son verilenlerde olduğu gibi kurum kanaatine itibar edilerek hukuka ve yasalara aykırı kararlar verilmesine yol açacağı, dava konusu genel düzenleyici işlemin Anayasa'nın suç ve cezalara ilişkin esasları düzenleyen 38. maddesine ve memurların özlük işlerinin kanunla düzenleneceğine dair 128/2. maddesine aykırı olduğu, ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 2. maddesine de aykırı olduğu, idareye düzenleyici işlemle açıkça suç ihdas etme yolunun açıldığı, dava konusu düzenlemenin yasaların kapsamını genişlettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının Yönetmeliğin 43. maddesinin (1/ç) bendinin iptalini istemekte hukuki menfaatinin bulunmadığı, zira hükmün sendika ve üyelerinin menfaati ile çelişmediği, aksine açıkça suç ifade eden bu bendin ilgili suçlardan hüküm giyenler dışında kimsenin menfaati ile çelişmeyeceği ve bu suçlardan hüküm giyenlerin kamu kurumunda çalışmasının mümkün olmadığı, aynı düzenlemenin 657 sayılı Kanun'da Devlet memurluğundan çıkarma sebebi olarak sayıldığı, iptali istenen düzenlemenin 375 sayılı KHK'ya aykırı olduğu iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğu, çünkü mezkur KHK'nın pek çok maddesinde terör örgütlerine üye olmak, iltisaklı ve irtibatlı olmak kamu görevinden çıkarılma sebebi olarak sayıldığı, Kurumun bir kamu kurumu olarak her işleminin hukuka, usule ve mevzuata uygun olmak zorunda olduğu ve uydurma suç isnadı ile kanıt veya mahkeme kararı olmadan personel sözleşmesinin feshedilmesinin söz konusu olamayacağı, iptali istenen hükmün hukuka, Anayasa'ya ve diğer yasal düzenlemelere uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 16/05/2023 tarih ve E:2021/3145, K:2023/2557 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 09/04/2025 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, 220/01/2021 tarih ve 31370 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliği'nin "Sözleşmenin feshi ve yenilenmesi" başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması hallerinde feshedilir," şeklindeki düzenlemenin iptali istemine ilişkindir.
Daire, gerekçesinde özetle, sözleşmeli personelin kamu görevlisi olması nedeniyle Anayasa'ya ve kanunlara sadakat yükümlülüğünün bulunduğunu, 657 sayılı Kanun'da ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da benzer düzenlemelerin yer aldığını belirterek dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varmıştır.
Dava konusu düzenleme incelendiğinde, düzenlemenin, suç tanımlamaları içermekte olduğu ve sözleşmenin feshine yönelik cezalandırma amacı taşıdığı görülmektedir.
Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. (...) Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.". Benzer şekilde, Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesi de suçta ve cezada kanunilik ilkesini açıkça düzenlemektedir. İdarenin, bir yönetmelik ile doğrudan suç ihdas etmesi ve bu suça yönelik olarak sözleşme feshi gibi ağır bir müeyyide öngörmesi, yukarıda belirtilen Anayasa ve kanun hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. 375 sayılı KHK'nın Ek 27. maddesi, sözleşmenin feshine ilişkin hususların kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini öngörmekle birlikte, bu yetkinin suç ihdas etme ve cezalandırma yetkisini kapsadığı yorumunun yapılması mümkün değildir.
Anayasa'nın 128. maddesinin 2. fıkrası, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir," hükmünü amirdir. Sözleşmenin feshi de kamu personelinin özlük işlerinden olup, disiplin cezası gerektiren fiil ve davranışların ve bunlara uygulanacak cezaların kanunla düzenlenmesi gerekirken, yönetmelik ile düzenlenmesi Anayasa’ya aykırılık oluşturmaktadır.
Diğer yandan, "Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi (...) propagandasını yapması" gibi ifadeler, yargı kararı olmadan ve kurum kanaatiyle sözleşme fesihlerine neden olabileceğinden, bu durum, hukuk devleti ilkesi ve masumiyet karinesi ile de bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.