T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/523
Karar No : 2025/739
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/10/2023 tarih ve E:2020/5716, K:2023/4429 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Özel motorlu taşıt sürücü kursu işletmecisi olan davacı tarafından, mülga Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesi’nin "B" sınıfı sertifika için en az 4 araç bulundurma zorunluluğu öngören 30. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (1) alt bendinin uygulanmasına yönelik, 01/06/2015 tarihi itibarıyla Özel MTSK Modülü üzerinden kursiyer kaydının engellenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 27/05/2015 tarih ve 5463364 sayılı işlemden dolayı uğranıldığı ileri sürülen şimdilik 40.000-TL zararın tazmini istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/10/2023 tarih ve E:2020/5716, K:2023/4429 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 125. maddesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 17. maddesi ve mülga Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesi'nin 30. maddesine atıfta bulunularak,
Davaya dayanak teşkil edilen Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 29/03/2018 tarih ve E:2016/6929; K:2018/3200 sayılı kararıyla; 11/09/2013 tarih ve 2415748 sayılı Makam Olurlu Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesi'nin "direksiyon eğitimi ve sınav aracı" başlıklı 30. maddesinde direksiyon eğitim ve sınav araçlarının motorlu taşıt sürücüleri kurslarında uygulanan sertifika sınıfı programına göre; “B” sertifika sınıfı için en az dört direksiyon eğitim ve sınav aracı bulunması gerektiği düzenlemesinin yer aldığı, 2918 sayılı Kanunun 123. maddesinde sürücü kurslarında kullanılacak araçların nitelik ve niceliğinin yönetmelikle belirleneceği hükmü yer almasına rağmen sertifika sınıflarına göre eğitimde ve sınavda kullanılacak araçların sayılarının Millli Eğitim Bakanlığı tarafından çıkarılan Yönerge ile belirlendiği, ancak, B sınıfı sertifika programı için en az 4 aracı bulunmayan sürücü kurslarının, 01/06/2015 tarihi itibarıyla Özel MTSK Modülü üzerinden kursiyer kaydının engellenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 27/05/2015 tarih ve 5463364 sayılı işleminin dayanağı olan Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesi'nin 30. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin, 07/03/2017 tarihli Makam Oluru ile ilga edilerek Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 4. fıkrasına dercedildiği, dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin dayanağı hükmün yürürlükten kaldırılması nedeniyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığına karar verildiği,
Uyuşmazlığa konu olayda, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/09/2013 tarih ve 2415748 sayılı Makam Oluru ile Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesi’nin 30. maddesinin 2. fıkrasının (a) bedinin 1 nolu alt bendinde belirtilen “B” sınıfı ehliyet için 4 araç bulundurma zorunluluğu getirildiği, anılan Yönerge uyarınca 27/05/2015 tarih ve 5463364 sayılı genel yazı ile de 4 adet “B” sınıfı için araç bulundurmayan sürücü kurslarının “B” sınıfı sertifika için kursiyer kaydının Özel MTSK Modülüne girişinin engelleneceği ve kursların bu programlarının iptal edileceğinin bildirildiği, ilgili kuralın uygulanmaya başlanmasıyla 2016 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında yeni kursiyer kaydı yapamadığı hususunun, davacının kursiyer kaydı yapamaması açısından zorunluluk arz edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması, yukarıda ifade edilen gerçekten bir zararın var olup olmadığı, "hukuka aykırılığın bir dereceye kadar ağır ve önemli olmasının" ve "anılan illiyet bağının" varlığının tespiti için zaruri olduğu,
Motorlu taşıt sürücüleri kursunun, kursiyer kaydı yaparak dönem açabilmesi için; mevzuatta aranan bütün şartlar sağlanarak, aranan şartların sağlanmasını müteakip kursiyerin kurumu tercih edip kaydını yaptırması gerektiği,
Olayda; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 11/09/2013 tarih ve 2415748 sayılı Makam Oluru ile uygulamaya konulan Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesi’nin belirtilen hükmü uyarınca kursiyer kaydı yapılamadığı iddia edilmekte ise de; söz konusu düzenleme olmasaydı dahi kursiyerlerin davacının kursunu tercih edip etmeyecekleri belli olmadığından, davacının iddia ettiği zararın varsayıma dayalı olduğu,
Bu itibarla; idarece yapılan düzenleme nedeniyle davacının ileri sürdüğü zararın ortaya çıkmış, miktar olarak ölçülebilen, diğer bir ifadeyle gerçek bir zarar olmadığı, idarenin yaptığı düzenleme ile (yargı kararı ile hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilen) arasındaki nedensellik bağının, bakılmakta olan davada idarenin tazmin sorumluluğunun doğmasını gerektirecek ağırlık ve nitelikte kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararda davalı idarenin kusursuz sorumluluğuna yönelik bir değerlendirme yapılmadığından gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, davalı idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle maddi zarara ve itibar kaybına uğradığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 06/10/2023 tarih ve E:2020/5716, K:2023/4429 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 27/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.