T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/655
Karar No : 2025/696
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalında yardımcı doçent olarak görev yapan davacı tarafından; 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesinin 260 sayılı KHK ile değişik 1. maddesi uyarınca görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ilişik kesme işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı işlem ile ... tarih ve ... sayılı Rektörlük Olur'unun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacı hakkında etik ihlalde bulunduğuna ilişkin defaatle Anabilim Dalı Başkanı tarafından dilekçeler yazılmışsa da Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile Akdeniz Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulunca yapılan ayrıntılı değerlendirmeler neticesinde alınan ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı kararlarla davacı hakkında oybirliği ile etik ihlalde bulunmadığına karar verildiği,
Öte yandan davacının görev süresinin 6 ay uzatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararı ile disiplinsiz hareketlerinin soruşturulmasına karar verilmiş ise de, davacının özellikle 13/01/2017 tarihinde göreve gelmemesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde verilen uyarma cezasının ilişiğin kesilmesine sebebiyet verecek nitelikte olmadığı,
Davacı hakkında üniversiteye başladığı dönem ileri sürülerek Fetö/Pyd örgütü ile ilgisi bulunduğuna ilişkin iddialara yer verilmiş ise de, gerek davacının kendisinin bu şekilde suçlandığına ve çeşitli nedenlerle psikolojik olarak baskı yapıldığına ilişkin dava dilekçesindeki beyanları ve bu hususta 20/02/2017 tarihli dilekçe ile YÖK'e yapmış olduğu başvuru, gerekse de davacının göreve başladığı dönemden bugüne kadar bu hususta sonuçlandırılmış bir soruşturma kaydının bulunmaması ve karar tarihi itibarıyla davacı adına açılmış herhangi bir savcılık kaydının da olmaması dikkate alındığında dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davacının görev yaptığı ana bilim dalındaki öğretim üyelerinin davacının hizmetinden faydalanılmadığı yönünde kanaat bildirdiği, davalı idarenin de davacının görev süresini uzatmama nedeni olarak davacının ana bilim dalındaki çalışma barışını ve işleyişini bozması ile uyumsuzluğunun gösterildiği, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalında 2013 yılında yardımcı doçent olarak göreve başlayan davacının, "haksız yazarlık" fiilini işlediği gerekçesiyle 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırıldığı, kurumun çalışma düzenine uymadığı, uyumsuz davrandığı için uyarma cezasıyla cezalandırıldığı, eşini ana bilim dalı sekreterini tehdit etmeye azmettirdiği gerekçesiyle yapılan soruşturma sonucunda, çalışma huzur ve sükununun bozulduğu gerekçesiyle muhakkik tarafından kınama cezasıyla cezalandırılmasının önerildiği, ancak Disiplin Kurulu tarafından soruşturmanın eksik yapıldığı gerekçesiyle öneri cezanın reddedildiği, ayrıca davacı hakkında Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ve Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ve iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu iddiası ile ilgili olarak başlatılan ve halen devam etmekte olan bir disiplin soruşturmasının olması nedeniyle görev süresi dolduktan sonra görevle ilişkisi kalmayan davacının yeniden atanması konusunda davalı idarenin takdir yetkisini ciddi, inandırıcı ve kabul edilebilir nedenlere dayandırarak yeniden atamama yönünde kullanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bu durumda; idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullandığı anlaşıldığından davalı idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık, işlemlerin iptali yönünde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2019/4426, K:2020/4641 sayılı kararıyla;
Dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilen davacının Fetö/Pdy örgütü ile ilgisi bulunduğuna ilişkin iddia sonucunda davacıya herhangi bir ceza verilmesine gerek olmadığına karar verildiği, davacı hakkında etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle tesis edilen 1/30 aylıktan kesme cezasının ise Mahkeme kararıyla iptal edildiği,
Öte yandan, davacının 13/01/2017 tarihinde göreve gelmediği, sağlık raporunu süresinde disiplin amirine iletmediği ve ana bilim dalında huzur ve çalışma düzenini bozan davranışları ile ilgili olarak yapılan soruşturma neticesinde kınama cezası önerildiği ancak daha önce herhangi bir disiplin cezası almadığından uyarma cezası ile tecziye edilmiş ve bu işlemin iptali istemiyle açılan dava ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve K:... sayılı kararla reddedilmiş ise de söz konusu cezanın davacının ilişiğinin kesilmesine sebebiyet verecek nitelikte olmadığı,
Bu durumda, davacının görevinde başarısızlığı veya yetersizliği yönünden somut bilgi ve belge sunulamadığı da dikkate alındığında görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilen davacının Fetö/Pdy örgütü ile ilgisi bulunduğuna ilişkin iddia sonucunda davacıya herhangi bir ceza verilmesine gerek olmadığına karar verildiği ve davacının etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle hakkında tesis edilen 1/30 aylıktan kesme cezasının Mahkeme kararıyla iptal edildiği görüldüğünden, davacı hakkındaki diğer iddialar üzerinde durularak dava konusu işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının irdelenmesi gerektiği,
Olayda, davacının 13/01/2017 tarihinde göreve gelmediği, sağlık raporunu süresinde disiplin amirine iletmediği ve ana bilim dalında huzur ve çalışma düzenini bozan davranışları ile ilgili olarak yapılan soruşturma neticesinde kınama cezası önerildiği ancak daha önce disiplin cezası almadığından uyarma cezası ile tecziye edildiği ve açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da reddedildiği;
Diğer taraftan davacının görev yaptığı ana bilim dalındaki öğretim üyelerinin davacının ana bilim dalındaki çalışma barışını ve işleyişini bozduğu yönünde kanaat bildirdikleri, ayrıca davacının eşinin bölümde görevli öğretim üyesi ...'yü tehdit ettiği ve bu konu hakkında yapılan ceza yargılaması sonucu mahkumiyetine karar verildiği hususları birlikte dikkate alındığında, çalışma barışının zedelenmemesi gayesiyle takdir yetkisi dahilinde tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık, işlemlerin iptali yönündeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle,
(Kapatılan) ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtilen gerekçeyle ısrar edilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, eşi hakkında verilen yargı kararına istinaden ısrar kararı verilmesinin suçun şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, davacı hakkında hukuka aykırı işlemler yapan öğretim görevlilerinin beyanlarının esas alınmasının hakkaniyete aykırı olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı, Fetö/Pdy terör örgütüyle hiçbir ilgisi olmayan davacı hakkında açılan soruşturmanın makul sürede sonuçlandırılmayarak mağdur edildiği, dava konusu işlemin bölüm başkanı ... tarafından uygulanan mobbingin bir uzantısı olduğu, ısrar kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının durumunun hizmet gerekleri ve kamu yararı kriterlerine göre değerlendirilmesi sonucunda kurumdaki çalışmasında başarı kriterini sağlayamaması, disipline, hiyerarşiye ve hizmet akışına aykırı davranışlarda bulunması, akademik ve idari işleyişi olumsuz yönde etkilemesi, ana bilim dalındaki çalışma barışını ve işleyişi bozması, birlikte çalışmayı imkansız kılacak hal ve tutum içinde bulunması, akademik faaliyetlerin/hizmetin öğretim üyeleri, asistanlar ve idari personel tarafından gereği gibi yürütülmesini engellemesi, hukuka uygun işlemlere karşı şikayet yoluna başvurarak idarenin meşgul edilmesi şeklindeki somut gerekçelere dayanılarak dava konusu işlemlerin tesis edildiği, ayrıca davacının tek başına yapabileceği iki ameliyatı gerçekleştirmek için kurum dışı özel hastanede çalışan bir hekimi ameliyata çağırması da gözetildiğinde takdir yetkisinin hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun şekilde kullanıldığı, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı, 2013 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalına yardımcı doçent olarak atanmıştır.
Davacının Akdeniz Üniversitesi ile ilişiği olmayan eşi M.A.A.’nın 03/02/2017 tarihinde ana bilim dalı başkanının eşi olan ...’yü, bölüm sekreteri A.E.’yi arayarak “Prof. Dr. ... hocaya söyle eşimi taciz etmeyi bıraksın yoksa kötü olur” diyerek tehdit ettiği isnadıyla açılan ceza davasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla M.A.A. hakkında sübut bulan basit tehdit suçundan adli para cezasına kesin olarak hükmedilmiştir.
Davacının eşi tarafından ana bilim dalı sekreteri A.E. hakkındaki “yalan tanıklık” isnadıyla suç duyurusunda bulunmuş; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
... tarih ve ... sayılı yazı ile davacı hakkında “Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ve Milli Güvenlik Kurulunca Devlet’in milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ve iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu iddiası”yla disiplin soruşturması başlatılmış; ... tarih ve ... sayılı karar ile 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde elde edilen deliller itibarıyla davacıya herhangi bir ceza verilmesine gerek olmadığına karar verilmiş, davacı hakkında herhangi bir disiplin cezası verilmemiş olduğu dikkate alınarak suç duyurusunda bulunulmamıştır.
Davacı tarafından 2014 yılının Kasım ayında ... Derneği'nin bursunu kazanması üzerine Anabilim Dalı Başkanı ... ile sorun yaşamaya başladığı, TÜBİTAK 3001 Kök Hücre araştırma projesinin onaylanması ile sorunların artarak devam ettiği belirtilerek Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalında birlikte çalıştığı bölüm başkanı olan...’nün kariyerini engellemek ve istifaya zorlamak için sistematik biçimde psikolojik tacizine (mobbing) uğradığını iddia ederek 20/03/2017 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açmış, Mahkemece verilen ... tarih ve K:... sayılı kararla ...’nün bir kısım eylemlerinin sistematik ve kasıtlı olduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla bu karar kaldırılarak davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunda; davalının ...’nün bölüm başkanı olması sebebiyle 2547 sayılı Kanun’un 21. maddesi gereğince davacının mesai giriş çıkış saatlerini kontrol etmesinin, davacı tarafından alınan raporların değerlendirilmesinin, uygunluk durumunun tespitinin, ameliyat ve poliklinik programlarının düzenlenmesinin, yapılan operasyonlara uygun kodların girilip girilmediğinin, operasyonların denetlenmesinin, operasyonun tıbbi kurallara uygun yapılması ve komplikasyonların değerlendirilmesinin, ilgili kişilere gerekli uyarıların yapılmasının, bilimsel yayınların denetlenmesinin ana bilim dalı başkanının görevi içinde olduğu belirtilmiştir.
Davacı tarafından, Ana Bilim Dalı Başkanı ... hakkında “mobbing uygulama, iş ve çalışma hürriyetini ihlal, ayrımcılık yapma, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, görevi kötüye kullanma” iddialarıyla 23/03/2017 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuş, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ... tarih ve K:... sayılı görevsizlik kararı üzerine... hakkında Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulca ... tarih ve ... sayılı men-i muhakeme kararı verilmiş ve bu karar Danıştay Birinci Dairesinin 26/04/2018 tarih ve K:2018/683 sayılı kararıyla onanmıştır.
Davacının 12/01/2017 tarihinde raporlu olduğu halde ders verdiği, ... Ana Bilim Dalı ile ortak ameliyata girdiği, izinsiz olarak il dışına çıktığı ve ... Kliniğinden 2013'ten itibaren arşivlenen ameliyat defterlerini yetkili mercilerin izni olmadan aldığı, 12/01/2017-14/01/2017 tarihleri arasında kurum dışından almış olduğu istirahat raporunu ana bilim dalı başkanlığına bilgi vermeden mesai saatlerinde kurum dışına çıkarak aldığı, 13/01/2017 tarihinde ameliyat günü olmasına rağmen göreve gelmediği ve almış olduğu rapor hakkında 16/01/2017 tarihine kadar ana bilim dalı başkanlığına bilgi vermediği, 24/02/2017 tarihinde izinli olmasına rağmen ders anlattığı, 03/03/2017 tarihinde raporlu olmasına rağmen ameliyat yaptığı tespitleri hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında soruşturmacı tarafından davacının bölümdeki huzur ve sükunu, çalışma düzenini bozacak şekilde hiyerarşiye ısrarla uymadığı, bölüm başkanına gerekli hallerde başvurup yazılı veya sözlü izin almadan hareket ettiği, her kamu görevlisinin uymak zorunda olduğu mevzuatın emredici hükümlerine uymayarak kusurlu davrandığı gerekçesiyle kınama cezası önerilmiş, ancak daha önce herhangi bir disiplin cezası almaması nedeniyle bir alt ceza olan uyarma cezasıyla cezalandırılmış ve bu cezanın iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davada Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş ve bu kararda “çalışmakta olduğu Ana Bilim Dalında çalışma düzenini bozduğu dosya kapsamından anlaşılan davacı hakkında tesis edilen ... gün ... karar sayılı Disiplin Kurulu Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesine yer verilmiş, davacının bu karara yönelik istinaf başvurusu ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.
Davacı hakkında, eşi M.A.A.’yı bölümde görevli ...’yü tehdit etmeye azmettirdiği iddiasıyla 15/05/2017 tarihinde başlatılan disiplin soruşturması neticesinde “Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak” fiili dolayısıyla kınama cezası verilmiş, davacının 18/08/2017 tarihli itirazı üzerine Fakülte Disiplin Kurulunca verilen ... tarih ve ... sayılı kararla soruşturulan lehine hususların soruşturma raporunda değerlendirilmediği, soruşturma konusu olayın faili M.A.A. hakkında soruşturma açılıp açılmadığı, açıldı ise akıbeti hakkında inceleme yapılmadığı, fiili gerçekleştirenin bilgisine başvurulmadığı gerekçesiyle kınama cezasının reddi ile davacıya herhangi bir ceza verilmemesine karar verilmiştir.
Anabilim Dalı Başkanının davacı hakkında etik ihlal şikayeti üzerine "Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dahil etmek veya olan kişileri dahil etmemek" fiilini işlediği, bunun haksız yazarlık olduğu, bu sebeple etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle yapılan soruşturma sonucunda Fakülte Disiplin Kurulunun 03/04/2018 tarihli kararıyla 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmış, bu işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davada Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla "etik ihlali iddialarını incelemekle yetkili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu tarafından daha önce davacı hakkındaki etik ihlali iddialarının incelenerek esası hakkında karar verilmesi karşısında aynı iddialara ilişkin Rektörlük tarafından yeniden inceleme yapılamayacağı, ayrıca devam eden bir doçentlik başvurusu bulunan davacı hakkındaki iddiaları inceleme yetkisinin Üniversitelerarası Kurul Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunda olduğu ve Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından davacı hakkındaki iddiaların incelenerek neticesinde etik ihlalde bulunulmadığına karar verildiği anlaşılmış olup, Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 11. maddesi gereğince bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerde bulunduğu tespit edilen kişiler hakkında ilgili mevzuat uyarınca gerekli disiplin ve diğer idari, hukuki ve cezai işlemlerin yapılması için durumun Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirileceği düzenlendiğinden, bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulu tarafından etik ihlalde bulunmadığı tespit edilen davacı hakkında disiplin işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla da davalının istinaf başvurusu kesin olarak reddedilmiştir.
2547 sayılı Kanun'un 23. maddesinin 260 sayılı KHK ile değişik 1. maddesi uyarınca görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesi üzerine de temyizen bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yasa'nın dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Yardımcı Doçentliğe Atama" başlıklı 23. maddesinde "Bir üniversite biriminde açık bulunan yardımcı doçentlik, isteklilerin başvurması için rektörlükçe ilan edilir. Fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda dekan, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda müdürler; biri o birimin yöneticisi, biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür kendi yönetim kurullarının görüşünü de aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama, rektör tarafından yapılır. Yardımcı doçentler bir üniversitede her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için en çok 12 yıla kadar atanabilirler. Her atama süresi sonunda görev kendiliğinden sona erer." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının görev yaptığı Ana Bilim Dalında “eğitim”, “bilimsel araştırma” ve “sağlık hizmeti” sunulduğu; ekip çalışması ve koordinasyonun hasta haklarını ve sağlığını etkileyecek ölçüde önemli olduğu bu alanda hizmetin sağlıklı işlemesi gerektiği; ancak davacının görev yaptığı bölümde yukarıda aktarılan hususlardan da anlaşılacağı üzere akademik işbirliğinin ve çalışma barışının bozulduğu görülmektedir.
Bununla birlikte; davacı hakkında “Kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak” fiili dolayısıyla verilen uyarma cezasının idari yargı denetiminden geçerek kesinleştiği ve davacının eşinin adli yargı kararıyla sübut bulduğu belirlenen suçunun kamusal alana sirayet ettiği ve hizmetin iç işleyişini etkilediği görülmektedir.
Bu haliyle hizmetin sağlıklı işlemesi gayesiyle idarenin takdir yetkisi kapsamında hizmet gerekleri ve kamu yararı gözetilmek suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2019/4426, K:2020/4641 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.