T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/111
Karar No : 2025/863
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
3- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2021/2373, K:2024/2889 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediyesi Harita ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı İmar ve Uygulama ve Etüt Şube Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı yazısına istinaden tesis edilen Aliağa Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün .. tarih ve E-... sayılı işlemi ile bu işlemlerin dayanağını oluşturan 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkındaki Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan "Bu şekilde devam eden arazi ve arsa düzenlemelerinin 10/7/2021 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekir." ile "Ancak idareler istediği takdirde yürürlükteki imar mevzuatına göre parselasyon planlarını yeniden yapabilir, onaylayabilir. 10/7/2019 tarihinden önce onaylanıp da parselasyon planında imar planı değişikliği ile yapılan düzeltme ve değişiklikler sonucunda, 10/7/2019 tarihinden sonra tekrar onaylanmak zorunda kalınan parselasyon planları, yürürlükteki İmar Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenir." ibarelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2021/2373, K:2024/2889 sayılı kararıyla;
Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan "Bu şekilde devam eden arazi ve arsa düzenlemelerinin 10/7/2021 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekir." ibaresi ile "10/7/2019 tarihinden önce onaylanıp da parselasyon planında imar planı değişikliği ile yapılan düzeltme ve değişiklikler sonucunda, 10/7/2019 tarihinden sonra tekrar onaylanmak zorunda kalınan parselasyon planları, yürürlükteki İmar Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenir." ibaresi yönünden;
Parselasyon işleminin amacının; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçimi ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak olduğu, düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amacın plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmak olduğu,
04/07/2019 tarihinde kabul edilen ve 10/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanun hükümleri ile arazi ve arsa düzenlemelerine ilişkin olarak pek çok köklü değişiklik yapıldığı,
7181 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle eklenen 3194 sayılı Kanun'un Geçici 19. maddesinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ilgili idare veya yetkili kurumca onaylanmış ancak tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon planlarında hesaplanmış olan düzenleme ortaklık payı ve kamu ortaklık payı kesintilerine göre yürütülen iş ve işlemlere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl süreyle devam edileceğinin hükme bağlandığı,
Davalı idarenin, imar politikaları, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarını gözeterek imar mevzuatına uygun olacak şekilde dava konusu Yönetmelikten önce yürürlükte bulunan Yönetmeliğin yerine yeni bir Yönetmelik getirmekte yetkili olduğunda kuşku bulunmadığı, ancak bu değişiklikleri yaparken ilgililerin haklarını ihlal etmeksizin haklı beklentileri koruyucu düzenlemeler yapmakla yükümlü olduğu,
Bu kapsamda, bir alanda yürürlükte olan mevzuat değiştirilirken yahut hiç düzenleme yapılmamış bir alanda ilk kez düzenleme yapılırken yürürlüğe girecek hükümlerin hangi tarihten itibaren uygulanmaya başlanacağının belirlenmesi için geçici hükümler getirilmesinin olanaklı olduğu,
Geçici maddelerin, düzenleme yapılmak istenilen alanda yetkili idari merci tarafından hazırlanan yeni mevzuat metni içerisinde yer alan ve yeni getirilen düzenleme uygulanmaya başlayıncaya veya yürürlüğe girinceye kadar geçecek süre içinde yapılacak işlem ve düzenlemeler ya da uyulacak ilke ve kurallar ile daha önceki düzenlemelerden doğan hakların korunmasına ilişkin hususları barındıran düzenlemeler olduğu,
22/02/2020 tarih ve31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkındaki Yönetmelik ile 02/11/1985 tarih ve 18916 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı ve 04/07/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanun değişikliğinden önce ilgili idare veya yetkili kurumca onaylanmış ancak tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon işlemlerinde önceki mevzuat hükümlerinin uygulanmaya devam edilebileceğinin geçici madde hükümleri aracılığıyla açıklığa kavuşturulmaya çalışıldığı,
Dava konusu 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin "Bu Yönetmelik öncesi onaylanan parselasyon planları" başlıklı Geçici 1. maddesinde; parselasyon planının, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye encümeni kararı, dışında il idare kurulu kararı veya parselasyon planını onaylamaya yetkili idarenin onayı ile 10/07/2019 tarihinden önce onaylanmış olması halinde; parselasyon planlarının bu tarihten önceki imar mevzuatına göre sonuçlandırılarak tescil işlemlerinin yapılabileceği, bu şekilde devam eden arazi ve arsa düzenlemelerinin 10/07/2021 tarihine kadar sonuçlandırılması gerektiği, bu sürenin büyükşehir belediyelerinde parselasyon planının ilçe belediye encümen kararıyla onaylanmasıyla başlayacağı, 10/07/2019 tarihinden önce onaylanıp da imar planı değişikliği nedeniyle parselasyon planında yapılan düzeltme ve değişiklikler sonucunda 10/07/2019 tarihinden sonra tekrar onaylanmak zorunda kalınan parselasyon işleminin ise yürürlükteki İmar Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenleneceği kuralına yer verildiği,
İdarelerin yönetmeliklerle yapacakları düzenlemelerin normlar hiyerarşisi gereği üst hukuk normlarına uygun olması, düzenlemenin kanunlarla idarelere tanınan yetkiler çerçevesinde ve kanunla belirlenen sınırlara bağlı olarak tamamlayıcı, açıklayıcı ve üst normların uygulanmasına yönelik olması gerektiği, Yönetmelik hükümleri ile idareye kanunla düzenlenmemiş bir yetkinin verilmesi veya verilen yetkinin sınırlarının genişletilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla İmar Kanunu'nda yer alan hüküm doğrultusunda "Bu şekilde devam eden arazi ve arsa düzenlemelerinin 10/7/2021 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekir." yolunda getirilen Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Parselasyonun, imar planı değişikliği ile yapılan düzeltme ve değişiklik sonucu tekrar onaylanması halinde eski mevzuat hükümlerinde yer verilen usule tabi tutulamayacağı, bu parselasyonun, ilk parselasyonun devamı niteliğinde olmadığı, dolayısıyla artık yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre tesis edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan "10/7/2019 tarihinden önce onaylanıp da parselasyon planında imar planı değişikliği ile yapılan düzeltme ve değişiklikler sonucunda, 10/7/2019 tarihinden sonra tekrar onaylanmak zorunda kalınan parselasyon planları, yürürlükteki İmar Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenir." hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan "Ancak idareler istediği takdirde yürürlükteki imar mevzuatına göre parselasyon planlarını yeniden yapabilir, onaylayabilir." ibaresi yönünden;
3194 sayılı İmar Kanunu hükmü ile 7181 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10/07/2019 tarihinden önce ilgili idare veya yetkili kurumca onaylanmış ancak tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon planlarına iki yıl süre ile devam edileceği düzenlenmiş iken dava konusu düzenleme ile 3194 sayılı Kanun'un anılan hükümlerine aykırı olarak parselasyon işlemine devam edilmesinin takdire bırakılması ve idarenin isteği halinde yeniden yürürlükteki mevzuata göre parselasyon yapabileceği düzenlemesi getirilerek Kanun'da idareye tanınan yetkiyi genişletecek ve değiştirecek nitelikte bir takdir yetkisi tanınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı,
İzmir Büyükşehir Belediyesi Harita ve CBS Dairesi Başkanlığı İmar ve Uygulama ve Etüt Şube Müdürlüğü ... tarih ve E... sayılı yazısına istinaden tesis edilen Aliağa Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün ... tarih ve E-.. sayılı işlemi yönünden;
İlçe Belediye Encümeni ve Büyükşehir Belediye Encümeni kararları ile onaylanıp askıya çıkarılan parselasyon planına yapılan itirazlardan birinin kabulü üzerine parselasyonun onaylanmak üzere yeniden Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderildiği ancak anılan idare tarafından 3194 sayılı Kanun'da 7181 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiğinden bahisle söz konusu parselasyon planının ilçe belediyesine iade edildiği, devamında davacı tarafından parselasyonun onaylanması istemiyle ilçe belediyesine yapılan başvurunun da ... tarih ve E-... sayılı işlem ile reddedildiği,
Dava konusu işlemin gerekçesinde ise; 3194 sayılı Kanun'un Geçici 19. maddesinde onaylanmış fakat tescil işlemi tamamlanmamış parselasyon planları bakımından önceki mevzuata göre hesaplanmış olan düzenleme ortaklık payı ve kamu ortaklık payı kesintilerine göre yürütülen işlemlere iki yıl süreyle devam edileceğinin belirtildiği, oysa parselasyon planının itirazlar üzerine yeniden düzenlendiği ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7/b maddesi uyarınca henüz kesinleşmemiş olduğu hususlarına yer verildiği,
Uyuşmazlıkta, 5216 sayılı Kanun'un 7/b maddesi uyarınca onaylanmış bir parselasyon planı bulunmadığından, anılan planın 3194 sayılı Kanun'un geçici 19. maddesi kapsamında olup olmadığının tespiti yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği,
Bu bağlamda, 3194 sayılı Kanun'un geçici 19. maddesinin gerekçesi incelendiğinde, kanun koyucu tarafından hükmün getiriliş amacının; "Teklifin çerçeve 9 uncu maddesiyle 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde parselasyon planlarının hazırlanmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Yeni ihdas edilen Geçici 19 uncu madde ile hâlihazırda parselasyon planına başlanmış ve parselasyon planları onaylanmış ancak tescil işlemleri tamamlanmamış imar uygulamalarında yeniden başa dönülmemesi, kaynak ve zaman kaybının önlenmesi ve halihazırda yürütülen imar uygulama çalışması kapsamında oluşturulmuş çözümlerin akamete uğratılmaması amaçlanmaktadır." şeklinde açıklandığı,
Öte yandan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde: "...Bu şekilde devam eden arazi ve arsa düzenlemelerinin 10/7/2021 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekir. Bu süre büyükşehir belediyelerinde parselasyon planının ilçe belediye encümen kararıyla onaylanmasıyla başlar." kuralına yer verildiği,
Bu durumda, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, büyükşehirlerde ilçe belediyelerince yapılan parselasyon planlarının, ilçe belediye encümeni kararı ve büyükşehir belediyesi encümeni kararı ile onaylanarak yürürlüğe gireceği ve itirazlar üzerine yeniden düzenlenen parselasyon planının kesinleşmemiş olduğu açık ise de; kanun koyucunun 3194 sayılı Kanun'un geçici 19. maddesini öngörürken kaynak ve zaman kaybının önlenmesi ve halihazırda yürütülen imar uygulama çalışmaları kapsamında oluşturulmuş çözümlerin akamete uğratılmaması yönündeki iradesi, parselasyon planlarının geç yürürlüğe girmesi sebebi ile ülkemizde bulunan kamulaştırmasız el atma sorunu, Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin geçiş süreci için öngörülen iki yıllık süreyi ilçe belediye encümeni kararından itibaren başlatıyor olması ve alana ilişkin parselasyon planının daha önce yetkili idare olan Büyükşehir Belediyesince de onaylandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işleme esas parselasyon planının 3194 sayılı Kanun'un geçici 19. maddesi kapsamında olmadığının söylenemeyeceği sonucuna ulaşıldığı,
Sonuç olarak, 3194 sayılı Kanun'un geçici 19. maddesinin kapsamında olan uyuşmazlıkta başkaca sebep gösterilmeksizin yalnızca mevzuat değişikliği sebebi ile davacının talebinin reddi yolundaki işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle,
Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan; "Bu şekilde devam eden arazi ve arsa düzenlemelerinin 10/7/2021 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekir." ibaresi ile "10/7/2019 tarihinden önce onaylanıp da parselasyon planında imar planı değişikliği ile yapılan düzeltme ve değişiklikler sonucunda, 10/7/2019 tarihinden sonra tekrar onaylanmak zorunda kalınan parselasyon planları, yürürlükteki İmar Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenir." ibaresi yönünden davanın reddine, "Ancak idareler istediği takdirde yürürlükteki imar mevzuatına göre parselasyon planlarını yeniden yapabilir, onaylayabilir." ibaresinin ve Aliağa Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, idarenin düzenleyici işlemlerinin kanunların uygulanmasını göstermek, kanuna dayanmak ve kanuna aykırı olmamak üzere yapıldığı, İmar Kanunu'nun geçici 19. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin zaman bakımından uygulanmasına yönelik esasların belirlendiği dava konusu Yönetmeliğin geçici maddesinin kanuna dayanma şartını taşıdığı, parselasyonun onaylanması ve tescil edilmesi işlemlerinin yıllara sari, uzun süren işlemler olduğu, çok maliyetli ve külfetli olması nedeniyle gecikmesi ya da tekrar yapılması durumunda kamu zararının oluştuğu, dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesi ile; başlamış işlemlerin aksamaması, başa dönülmemesi, alınan kararların bozulmaması, kamu zararları ile vatandaşların mülkiyet hakkının kısıtlanması suretiyle mağduriyetlerin oluşmaması ve devam eden işlemlerin anılan zararlar doğmadan neticelendirilmesinin amaçlandığı, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davacının taşınmazının bulunduğu alanda başlatılan parselasyon işleminde, o dönemde yürürlükte olan önceki Yönetmelik gereği belediye hizmet alanında kalan parselde kamu ortaklık payı olarak tüm parsel maliklerinin hisselendirildiği, ancak 7181 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte belediye hizmet alanlarının da düzenleme ortaklık payından karşılanacak alanlara dahil edildiği, sonraki süreçte hukuksal sorunlara yol açmamak ve kamulaştırma yükü oluşturmamak için alanda yapılan parselasyonun yeniden değerlendirilmesinin uygun görüldüğü ve parselasyon planının işçe belediyesine iade edildiği, mevzuat değişikliği ile düzenleme ortaklık payından karşılanan alanlara, belediye hizmet alanlarının da dahil edilmesi sebebiyle parselasyonun yeniden değerlendirilmek üzere ilçe belediyesine iade edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Aliağa Belediye Başkanlığı tarafından, uyuşmazlıkta davacının parselinin bulunduğu alanda parselasyon işlemlerine başlandığı ancak 10/07/2019 tarihinden önce onaylanmış geçerli bir parselasyon planı bulunmadığı, dolayısıyla parselasyonun Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin geçici 1. maddesi kapsamında önceki imar mevzuatına göre sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı, parselasyonun 10/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılması gerektiği, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan; "Bu şekilde devam eden arazi ve arsa düzenlemelerinin 10/7/2021 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekir." ibaresi ile "10/7/2019 tarihinden önce onaylanıp da parselasyon planında imar planı değişikliği ile yapılan düzeltme ve değişiklikler sonucunda, 10/7/2019 tarihinden sonra tekrar onaylanmak zorunda kalınan parselasyon planları, yürürlükteki İmar Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenir." ibaresi yönünden davanın reddi, "Ancak idareler istediği takdirde yürürlükteki imar mevzuatına göre parselasyon planlarını yeniden yapabilir, onaylayabilir." ibaresinin ve Aliağa Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2021/2373, K:2024/2889 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 17/04/2025 tarihinde, Yönetmelik hükümleri yönünden oybirliği, bireysel işlem yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Aliağa Belediye Başkanlığının ... tarih ve E-... sayılı işlemi yönünden;
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde: "Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye (…)(3) sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe (…) belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin "Parselasyon planlarının onayı" başlıklı 25. maddesinin 2. fıkrasında; "Parselasyon planları, parselasyon planına ait belgelerle beraber; büyükşehirlerde, Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında parselasyon planlarının büyükşehir belediyesince yapılması halinde büyükşehir belediyesi encümeni kararı ile; parselasyon planlarının ilçe belediyesince yapılması halinde, ilçe belediye encümeni kararı ve büyükşehir belediyesi encümeni kararı ile; diğer belediyelerde, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni kararı; dışında ise il idare kurulu kararı veya parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarenin onayından sonra yürürlüğe girer." hükmü yer almaktadır.
Anılan hükümler uyarınca; büyükşehirlerde parselasyon planlarını onaylamak büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında olduğundan ve parselasyon planları büyükşehir belediyesi encümeni kararı ile onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceğinden; ayrıca itirazlar üzerine yeniden düzenlenen parselasyon planının yeni bir plan niteliğini haiz olduğu dikkate alındığında davaya konu parselasyon planının, 3194 sayılı Kanun'un geçici 19. maddesinde belirtilen onaylanmış fakat tescil işlemi tamamlanmamış planlardan olmadığı açıktır.
Bu itibarla, Aliağa Belediye Başkanlığının ... tarih ve E-... sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu işlem yönünden temyiz istemlerinin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.