T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/290
Karar No : 2025/821
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 10/06/2024 tarih ve E:2016/35404, K:2024/9539 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 10/06/2024 tarih ve E:2016/35404, K:2024/9539 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üyelik ve çeşitli suçlardan ceza davası açıldığı ve Yargıtay ...Ceza Dairesinin (ilk derece) E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği ve davacı hakkında yakalama kararı bulunduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen son soruşturmanın açılmasına dair karar içeriğinde yer alan tespitler yönünden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılarını gösteren iletişim dökümlerinde yer alan; davacı ile 30 arama/mesaj kaydı bulunan A.T.A. isimli şahsın açık kaynaklarda STV Yönetim Kurulu Başkan Vekili olduğu bilinen S.Y. isimli şahıs ile 1 arama/mesaj kaydının bulunduğu, davacı ile 4 arama/mesaj kaydı bulunan K.Ö. isimli şahsın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesislerinde müdür yardımcılığı görevi yaptığı, PDY üyesi savcı ve hâkimleri tesiste ücretsiz olarak ağırladığı, mevcut hükümet aleyhinde propaganda yaptığı, PDY yapılanmasına destek verdiği ve örgüt adına faaliyet yürüttüğü tespit edilen ve 17 Aralık sürecinin şahsın sorumlu olduğu tesislerde savcılar ve hâkimler tarafından tasarlandığı ve çalışanların buna tanık olduğu şeklinde ihbarda bulunan A.T. isimli şahıs ile 14 arama/mesaj kaydının bulunduğu ve aynı şahsın, hakkında PDY üyesi Cumhuriyet Savcısı şeklinde ifade bulunan S.P. isimli şahıs ile 58 arama/mesaj kaydının bulunduğu, davacının, ABD kaynaklı ... numaralı telefon ile doğrudan 9 irtibatının bulunduğu ve davacıyla iletişim kaydı olduğu belirtilen K.Ö. isimli şahsın, aynı telefon numarası ile 13 irtibatının bulunduğu, davacının, İspanya kaynaklı ... numaralı telefon ile doğrudan 18 irtibatının bulunduğu ve davacıyla iletişim kaydı olduğu belirtilen K.Ö. isimli şahsın, aynı telefon numarası ile 62 irtibatının bulunduğuna yönelik tespitlerin incelenmesinden, davacının söz konusu görüşmeleri örgütsel bir organizasyonun parçası olarak yaptığı değerlendirilerek, bu tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Ünvanlı görev yönünden, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinde hakim olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde HSK ... Dairesince ... tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak atandığı, HSK'da FETÖ/PDY terör örgütünün etkisinin kırılmasından sonra ise aynı Dairenin 15/01/2015 tarihli kararı ile de ... Ağır Ceza Mahkemesine hakim olarak atamasının yapıldığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde daha önce bu yönde bir tecrübesi olmadığı halde yargıda önemli bir temsil makamı olan Mahkeme Başkanı olarak görevlendirilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2010 yılında İran destekli terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle hakkında soruşturma başlatıldığı, daha sonra İran düşmanı Amerikan destekli FETÖ örgütü üyesi olmakla suçlandığı, her sanığın, yargılama bitene kadar suçsuz olduğu, hakkında ceza yargılaması devam ederken idari yönden tesis edilen işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararında da belirtildiği üzere, davacı hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Yargıtay ...Ceza Dairesinin (ilk derece) E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam etmekte olduğu anlaşılmıştır.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, ceza soruşturmasında terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilecek kararın beklenmesi gerekmemektedir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 10/06/2024 tarih ve E:2016/35404, K:2024/9539 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 14/04/2025, tarihinde oybirliği ile karar verildi.