T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/335
Karar No : 2025/724
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- (DAVALI): ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
II-DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı yanında müdahil ...'ın İstanbul Barosu Levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
...'ın 2012 yılında işlediği beyan edilen fiiller nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esasına kayden devam eden ceza kovuşturmasının bulunduğu, anılan dosya kapsamında sanık ve eylem sayısının birden fazla olması sebebiyle henüz bir karar verilmediği, müdahilin başvurusu üzerine mahkeme başkanı tarafından düzenlenen 17/05/2019 tarihli derkenarda "... henüz delillerin tam olarak toplanmadığı, mütalaaya tevdi edilemediği, bu haliyle yargılamanın bir müddet daha devam edeceğinin anlaşıldığı, ... sanığa atılı suçtan savunmasının 09.07.2013 tarihinde alındığı, suç vasfının sanık lehine değişme ihtimali, yargılamanın daha da sürecek olduğu, usulen tefrikinin mümkün olmadığı ..." ifadelerine yer verildiğinin görüldüğü, bu durumda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesi kapsamında müdahil hakkında ceza davasının devam ettiği ve kovuşturma altında bulunduğu görülmekte ise de, bu durumda bulunan kişilerin baro levhasına yazılması konusunda davalı idareye takdir yetkisi tanındığı, davalı idare tarafından da dosya kapsamı ve yargılamayı yürüten makamın verdiği bilgiler dikkate alınarak takdir yetkisinin ilgilinin levhaya yazılmasından yana kullanıldığı, dosya kapsamında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığını gösteren bilgi ve belgenin de yer almadığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili dairesine temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2023 tarih ve E:2021/6192, K:2023/5601 sayılı kararıyla;
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esasına kayden açılan davada, anılan Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla ilgilinin beraatine karar verildiği, beraat kararının istinaftan feragat nedeniyle 13/10/2021 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı,
İdari yargı denetimi, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olup ilgilinin baro levhasına yazılması hususunda ısrar kararı verildiği tarih itibarıyla, PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma, mala zarar verme, kamu malına zarar verme, terör örgütü propagandası yapma, toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahla katılma suçlarından hakkında açılmış ceza kovuşturması mevcut olduğundan, 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrasında tanınan takdir yetkisinin, mezkur suçlardan hakkında kovuşturma yürütülen ilgilinin baro levhasına yazılması yönünde kullanılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına uyarlık görülmediği,
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
...
d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
..." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."; 7. fıkrasında ise, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükümleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştaya temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlık, müdahil ...'ın İstanbul Barosu Levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararından kaynaklanmaktadır.
Dava konusu işlemin, müdahilin "avukatlık" mesleğinden "çıkarılması" sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, aksine söz konusu mesleği yapabilmesi için gerekli olan Baroya kayıt ile ilgili olduğu, bir başka deyişle henüz avukat olarak çalışma hakkı olmayan müdahilin bu meslekten çıkarılmasından da söz edilemeyeceği, dolayısıyla temyiz istemine esas teşkil eden kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında "meslekten çıkarılma" olarak değerlendirilemeyeceği, öte yandan avukatlık mesleğinin ticari faaliyet de olmadığı ve anılan fıkranın (e) bendi kapsamına da girmediği anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre işbu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu sonucuna varılmakta olup temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince verilen ilk kararın Danıştay Dairesince temyiz incelemesinin yapılmış olmasının ve temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
3. Kesin olarak, 27/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasında; "Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir." hükmüne, 66. maddesinde; "Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür.
Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartiyle, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davalı yanında müdahilin avukatlık mesleğini icra edebilmesi, baro levhasına yazılmasını zorunlu kıldığından, dava konusu işlemin mahiyeti nedeniyle belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü ile dava konusu işleme karşı açılan dava hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararın Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.