Olaylar – Başvuran 1999 yılının Ekim ayında, Lahey’de bir kahve dükkânı sahibi olmuştur. Daha önce belediye başkanı tarafından dükkânın önceki sahibine “müsamaha kararı” olarak bilinen bir tebliğ belgesi gönderilmiş, bu belgede söz konusu dükkanın hafif uyuşturucu maddelerin satıldığı mevcut noktalardan biri olarak kaydedileceği belirtilmiştir. Yani belirli şartlar sağlandığı sürece bu dükkânda hafif uyuşturucu maddelerin satışına ilişkin herhangi bir idari işlem başlatılmayacaktır. Defalarca yapılan uyarıların ardından, 2001 yılının Temmuz ayında belediye başkanı “müsamaha kararı”nda belirtilen şartlara uyulmadığı gerekçesiyle dükkânın dokuz aylık bir süreyle kapatılacağına dair başvuranı bilgilendirmiştir. Başvuran iç hukukta bu karara itiraz etmiş ancak bir fayda sağlayamamıştır.
Başvuran Mahkeme önünde, iç hukukta diğerlerinin yanı sıra 6 § 1 maddesine ilişkin birçok ihlalde bulunulduğundan şikayet etmiştir.
Hukuki değerlendirme – Madde 6 § 1 (uygulanabilirlik): Sözleşme’nin yerleşik hükümlerinin ağır ihlallerden sorumlu olduğundan şüphelenilen kişilerin bu eylemlerinden dolayı aktif kovuşturmaya tabi tutulmasını gerektirdiği durumlar hariç, kovuşturma kararı verip vermemek Mahkeme’nin yetki alanında değildir. Kamu görevlisi, hafif uyuşturucuların satışına ilişkin yasakların ihlaline bir noktaya kadar veya belirli koşullar altında müsamaha göstermiş olmasına rağmen, bu kamu görevlisi kovuşturma hakkından feragat etmiş olsa da, kanunen yasaklanmış birtakım eylemleri gerçekleştirme “hakkı”nın ceza yoksunluğundan kaynaklandığını görememiştir. Bu şekilde bir feragat, belirli bir kişiye yazılı olarak tebliğ edilse de, kanuna uygun bir şekilde alınmış olan bir lisansla eş tutulamaz. Dolayısıyla, başvuranın davasındaki “anlaşmazlık” şüphe götürmez bir şekilde gerçek ve ciddi olsa da, en azından tartışmaya açık yönleri ile, iç hukukta tanındığı söylenebilecek bir “hak” ile ilgili değildir.
Sonuç: kabul edilemez (konu bakımından bağdaşmama)
Full & Egal Universal Law Academy