AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 4779/06
Sami DEĞERLİ ve diğer 10 başvuru / Türkiye
(bk. ekte isim listesi)
19 Mayıs 2015 tarihinde,
Başkan
Paul Lemmens,
Yargıçlar
Robert Spano,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Campo’un katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) Daire olarak, toplanarak, ayrıntıların ekte yer aldığı farklı tarihlerde yapılan yukarıda belirtilen başvurulara ilişkin gerçekleştirilen müzakerelerin ardından, aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY
1. Başvuran tarafların isim listesi ekte bulunmaktadır.
A. Davanın Koşulları
2. Başvurunun kendine özgü koşulları, başvuranlar tarafından ifade edildiği şekilde aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Başvuranlar, tümünün Türkiye sahil şeridinde bulunduğu taşınmazlarının mülkiyet haklarına sahiptirler.Maliklerin mülkiyet hakları, farklı tarihlerde, adli kararlar ile devlet hazinesi yararına iptal edilmiştir. Başvuranlara, herhangi bir tazminat ödenmemiştir. Olaylar ile ilgili olarak daha ayrıntılı bilgiler ekte bulunmaktadır.
B. İlgili İç Hukuk ve Uygulanması
3. Sahil şeridi alanı ile ilgili olarak, uyuşmazlığa dayanılarak Yargıtay’ın yaptığı içtihat değişikliği Altunay/Türkiye ((kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 42936/07, §§ 20-27, 17 Nisan 2012) kararında belirtilmektedir.
4. İçtüzüğüne ilişkin 6384 sayılı Kanun yani Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun (-bundan sonra “tazminat kanunu” olarak anılacaktır) Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiş olup 19 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tazminat Komisyonunun işlevi ile ilgili olarak hükümler, Turgut ve diğerleri kararının ((kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 4860/09, 26 Mart 2013) 19-26 paragraflarında yer almaktadır.
ŞİKÂYETLER
5. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1. No.lu Protokolün 1. maddesini ileri sürerek, devlet hazinesi yararına mülkiyet haklarının iptal edilmesinden ve bu durum ile ilgili tazminat ödenmemesinden şikâyet etmektedirler.
Bazı başvuranlar, Sözleşme’nin 6. ve 13. maddeleri alanında yerel mahkemeler önünde adil yargılanmadan yararlanmadıklarından ve tazminat taleplerine ilişkin başvuru yollarının bulunmamasından şikâyet etmektedirler.
29088/07 No.lu başvuruyu sunan başvuranlar, hukuki davanın süresinden de şikâyet etmektedirler.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
A. Başvuruların Birleştirilmesi Hakkında
6. Mahkeme, İçtüzüğü’nün 42. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, olayların ve başvurularda yöneltilen soruların hukuki konularının benzerlik taşımasını dikkate alarak, başvuruların birleştirilmesine karar vermiştir.
B. Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. Maddesinin İhlal Edildiği İddiası Hakkında
7. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1.maddesinde öngörüldüğü şekliyle, tazminat ödenmeksizin devlet hazinesi yararına mülkiyet haklarından yoksun bırakılmalarından şikâyet etmektedirler. Bazı başvuranlar, Sözleşme’nin 6. ve 13. maddelerini ileri sürerek, adil yargılamanın olmadığından ve tazminat taleplerine ilişkin başvuru yollarının bulunmadığında da şikâyet etmektedirler.
Mahkeme, bu şikâyetleri Sözleşme’ye Ek 1. No.lu Protokolün 1. maddesi açısından inceleyecektir. Somut olayda, Sözleşme’ye Ek 1. No.lu Protokolün 1. maddesinin ilgili kısımları aşağıdaki şekildedir:
"Her gerçek ve tüzel kişinin inat ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülklerinden yoksun bırakılabilir.”
8. Mahkeme, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, yalnızca iç hukuk yolları tüketildikten sonra kendisine başvurulabileceğini hatırlatmaktadır. Bu bağlamda Mahkeme, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca her başvuranın ulusal mahkemeler aracılığıyla taraf devletlere aleyhlerinde öne sürülen ihlalleri telafi etme ya da bu ihlallerden kaçınma imkânını sunması gerektiğinin altını çizmektedir (Vučković ve diğerleri/Sırbistan [BD], No. 17153/11, § 72, 25 Mart 2014).
9. Mahkeme, ilgili iç hukukun ve içtihadın incelenmesinden, orman sınırları içerisinde yer alan taşınmazlarından mahrum bırakılan kişiler için bir tazminat talep etme imkânının var olduğunu gözlemlemektedir. Öte yandan Mahkeme, Altunay başvurusu çerçevesinde incelemesine tabi tutulan içtihadi örneklerde Yargıtay’ın ve bazı yerel mahkemelerinin tüzel kişilerin mülkiyetlerinin korunması ve kamu yararı gereklilikleri arasında adil bir denge kurulması amacıyla Devlet Hazinesi lehine olan mülkiyet haklarından yoksun bırakılmaları gerekliliği ile ilgili olarak kendi içtihadına atıfta bulunduklarını gözlemleme imkânı bulmuştur. Mahkeme, Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi gereğince, yüksek mahkemenin tapu kaydında bulunan hatalardan Devlet’in sorumlu olduğunun öyle ki kadastro güncellenmesini yapan memurlarının hukuki durumların gerçeğini yansıtmayan veya dayanaktan yoksun ya da mülkiyet niteliği ile ilgili olarak hatalı kayıtlar düzenledikleri durumlarda Devlet’in bu sorumluluğunun ortaya çıkardığını kaydetmektedir (yukarıda belirtilen karar Altunay, § 26).
10. Öte yandan Mahkeme, bu hükmün yorumlanması ve uygulanması çerçevesinde Yargıtay’ın yerel mahkemeler önünde tazminat talebinde bulunmak için zamanaşımı süresi ve tazminat miktarının hesaplanış şekli konusunu yeniden ele aldığını tespit etmektedir. Hâlihazırda Mahkeme, mevcut içtihada göre, taşınmazının kıyı-kenar şeridinde bulunduğu gerekçesiyle devlet hazinesi yararına mülkiyet hakkından yoksun bırakılan kişinin, söz konusu taşınmazın gerçek değerine tekabül eden tazminat talebinde bulunabileceğini ve bu talebi mülkiyet hakkının iptal kararı kesinleştiği tarihten itibaren on yıl süre içerisinde sunabileceğini kaydetmektedir. Diğer yandan, yetkili mahkemenin tazminat miktarını söz konusu taşınmazın niteliğine, değerine, bu duruma ilişkin vergi miktarına ve benzer taşınmazların değerine göre değerlendirmesi gerektiği ulusal içtihattan anlaşılmaktadır (yukarıda belirtilen karar Altunay, § 27).
11. Mahkeme, Altunay kararında bu başvuru yolunun artık düzenli olarak kullanıldığını ve yerel mahkemelerinin Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesine ve kendi içtihadına atıfta bulunarak, yukarıda belirtilen hükmü genellikle uyguladığını tespit etmiştir. Dolayısıyla yerel içtihadın bu anlamda değerlendirerek hâlihazırda yerleşik olduğu savunulabilinir (yukarıda belirtilen karar, § 33).
12. Diğer yandan Mahkeme, hâlihazırda Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi dayanan tazminat yolunun, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kullanılabilecek ve kullanılması gerekli yeterli bir iç hukuk yolu düzeyine ulaştığını değerlendirmektedir (bk. yukarıda belirtilen Altunay kararında belirtilen yerel kararların örnekleri, §§ 26-27).
13. Dolayısıyla mevcut davalarda, başvuranlar Medeni Kanunu’nun 1007. maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunmak için bu içtihadi gelişmelerden yararlanabilirler. Bu bağlamda Mahkeme, başvuranların Türk mahkemeleri tarafından sırasıyla davalarında verilen kesin karar tarihlerinden itibaren on yıl süre içerisinde tazminat talebinde bulunabileceklerini gözlemlemektedir (yukarıda belirtilen karar Altunay, § 37).
14. Öte yandan Mahkeme, başvuranları bu başvuru yolunu tüketmeleri zorunluluğundan muaf tutacak nitelikte hiçbir özel koşul tespit etmemektedir.
15. Sonuç olarak bu şikâyet, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmelidir.
C. Hukuk Davası (başvuru No. 29088/07) Süresine İlişkin Sözleşme’nin 6. Maddesinin 1. Fıkrasının İhlal Edildiği İddiası Hakkında
16. 29088/07 No.lu başvuruyu sunan başvuranlar, yerel mahkemeler önünde hukuk davasının süresinden şikâyet etmektedirler. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasını ileri sürmektedirler. Somut olayda, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili kısımları aşağıdaki şekildedir:
“Herkes, (...) medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, (...) konusunda karar verecek olan (...) bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, (...) görülmesini istemek hakkına sahiptir.”
17. Mahkeme, başvuranlar tarafından sunulanlara benzer şikâyet hakkında (yukarıda belirtilen) Turgut ve diğerleri/Türkiye davasında daha önce karar verdiğini hatırlatmaktadır. Mahkeme, dava süresinin “makul süre” ilkesini ihlal ettiğini ileri süren ve davanın aşırı uzun süresine ilişkin Türkiye’de şikâyetlerini değerlendirebilecek bir mahkemenin bulunmamasından şikâyet eden başvuranların, öncelikle şikâyetlerinin giderilmesi için başvuranlara makul bir çerçeve sunabilen ve erişilebilir bir başvuru yolunun varlığı halinde, Sözleşme’nin 35. maddesine uyarınca, 9 Ocak 2013 tarihli ve 6384 sayılı Kanun ile kurulan tazminat komisyonuna başvurmaları gerektiği sonucuna varmıştır (yukarıda belirtelen Turgut ve diğerleri, § 56).
18. Somut olayda Mahkeme, başvuranların iç hukuk yollarını tüketmediklerini gözlemlemektedir. Mahkeme, mevcut durumda farklı sonuçlara ulaştırabilecek herhangi bir olay veya iddia tespit etmemektedir. Sonuç olarak bu şikâyet, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, Oybirliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş; 11 Haziran 2015 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Abel CamposPaul Lemmens
Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
No
Başvuru No
Başvuru Tarihi
Başvuranın Doğum Tarihi ve Doğum Yeri
Temsilci
Not
4779/06
09/01/2006
Sami DEĞERLİ
16/09/1949
İzmir
Müjgan ADALI
12 Temmuz 2005 tarihinde kesinleşmiş olan 5 Ekim 2004 tarihli Yargıtay kararı
18541/07
18/04/2007
Güzide ÇEVİK
01/06/1930
Konya
İmran YILMAZ
01/01/1928
Konya
Yılmaz YILDIZ
19/12/1937
Konya
Kamuran CEVLEK
01/01/1925
Reyhan CEVLEK
27/09/1934
Konya
Mustafa ADIGÜZEL
8 Mart 2007 tarihinde kesinleşmiş olan 9 Şubat 2007 tarihli Yargıtay kararı
29088/07
10/07/2007
Yıldırım Mete KARAKELLE
Ali Ekrem VULAŞ
Ayşe Naime ÖZÇİÇEK
Zübeyde Şebnem TALAYMAN
Ethem Ufuk TALAYMAN
Saba Zeynep GÜNEYLİ
Perihan GÜLSEVER
Ramiz GÜLSEVER
Can CANKO
Çetin SALMAN
Meral GÜNERİ
Saadet Ferihan GÜNERİ
Ahmet Ufuk GÜNERİ
Mehmet Duru GÜNERİ
Semra GÜMÜŞ
Gülhis Suzudil YEŞİL
Lütfiye Fügen ERDİKLER
Gönül ÖZPEKER
Mehmet Ersan GÜNEN
İlder GÜNEN
Dilber GÜNERİ
Fernur PEKÖZ
Emine Sevim ULUSAN
Selma ULUSAN
Yüksel BOŞDAŞ
Hasan ANIL
Hasan EGELİ
Haluk BEKİROĞLU
Nevin BANYOÇ
Dilek Yalçın KAYA
Gül OKUTAN
Perihan ÇAMLIDAĞ
Levent BANYOCU
Fahrünnisa BABÜR
Tamara CANKAT
Mediha Tunç ALP
Nüket OKAN
Selma ÇAYÖZ
Süheyla UZUNMAN
Nurhayat ULUBAŞ
Hayriye GÜNGÖR
Mehmet SAKÇI
Ömer Faruk BEK
Zeki Ateş ERTEK
Orhan ERSÖZ
Sevil KARATAŞ
Şükran ARAZ
Sevil DOĞRUL
Cem UZKAN
Tuncay BAŞOĞLU
Faruk MERMERCİOĞLU
Sebahat ALPASLAN
Nursel GÜLTEKİN
Sevgi ARAZ
Meral YAZGAN
Ayşe Türkan AKALIN
Türkan TUNCAY
Altan CİNDEMİR
Fügen BÜYÜKDOĞAN
Hatice Süheyla KORAL
Elhan Nazmiye ELTEK
Aziz GÜLER
Tomris KONÇAL
Ayperi BANYOCU
Kadir Hakan ÇAMLIDAĞ
İsmail KORU
Mehmet Erdur BEKİROĞLU
Neyran Özışık YILMAZ
İlker ULAŞ
12 Ocak 2007 tarihinde kesinleşmiş olan 30 Kasım 2006 tarihli Yargıtay kararı
49465/07
13/11/2007
Talat MARUFOĞLU
09/05/1946
Hatay
Züheyir EMİR
7 Haziran 2007 tarihinde kesinleşmiş olan 16 Mayıs 2007 tarihli Yargıtay kararı
53828/07
29/11/2007
Nursel YILMAZ
01/01/1969
Hatay
Zeynel KADAYIFÇI
24 Kasım 2007 tarihinde kesinleşmiş olan 14 Mayıs 2007 tarihli Yargıtay kararı
55049/07
12/12/2007
Ömer KOSİF
03/06/1944
İstanbul
Muzaffer KOSİF
01/03/1946
İstanbul
Ekrem KOSİF
01/01/1953İstanbul
Muzaffer TABU
15/10/1947
İstanbul
Sabih Fırat ERTEM
01/01/1961
İstanbul
İsmail Nejat ERTEM
13/11/1953
İstanbul
Mehmet Suat ERTEM
27/04/1955
İstanbul
Ahmet Murat ERTEM
26/02/1950
Adana
Yıldız TURGAY
01/08/1933
Ankara
İsmail Hakkı UMA
06/09/1913
Ankara
Mehmet Çağrı BAĞATUR
13 Haziran 2007 tarihinde kesinleşmiş olan 2 Nisan 2007 tarihli Yargıtay kararı
10374/08
22/02/2008
Saffet SÜMER
01/09/1946
Balıkesir
Sibel PORTELLA
08/11/1966
Cenova / İtalya
Serap YAŞAR
17/09/1969
Bursa
Şerif TOPUZ
12 Ocak 2008 tarihinde kesinleşmiş olan 12 Kasım 2007 tarihli Yargıtay kararı
24674/08
02/05/2008
Keziban COŞGUN
01/01/1924
Konya
Ayşe AVCI
01/10/1957
İzmir
Mediha KELEŞ
25/03/1947
İzmir
Fatma PALA
10/04/1953
İzmir
Feriha KARAYAKAR
01/10/1955
Konya
Resmiye BARLAS TÖRÜN
28 Şubat 2008 tarihinde kesinleşmiş olan 26 Aralık 2007 tarihli Yargıtay kararı
30757/08
24/06/2008
Ali DÖNMEZ
02/04/1951
Hatay
Ekrem DÖNMEZ
25 Aralık 2007 tarihinde kesinleşmiş olan 31 Temmuz 2007 tarihli Yargıtay kararı
2150/09
19/12/2008
Neriman YASASEVER
01/01/1925
İstanbul
Mehmet ULUÇ
27 Ekim 2008 tarihinde kesinleşmiş olan 5 Mayıs 2008 tarihli Yargıtay kararı
3596/09
02/01/2009
YENPORT DEPOCULUK VE TAŞIMACILIK TİCARET A.Ş.
İstanbul
Nejat ADAY
8 Mart 2007 tarihinde kesinleşmiş olan 8 Kasım 2007 tarihli Yargıtay kararı
Full & Egal Universal Law Academy