AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no: 34460/08
Abdulkadir DEMİR / TÜRKİYE
Başkan,
Ledi Bianku,
Hâkimler,
Nebojša Vučinić,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 23 Ocak 2018 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
8 Nisan 2008 tarihinde yapılan başvuruyu göz önüne alarak,
Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere cevaben başvuran tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Abdulkadir Demir, 1933 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Diyarbakır’da ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde Diyarbakır Barosuna bağlı Avukat A. Çağer tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Davanın konusu, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuran 20 Şubat 2001 tarihinde, mülkiyetlerine kamulaştırmasız el atılması sebebiyle Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tazminat davası açmıştır.
5. Yerel mahkeme 29 Mayıs 2001 tarihinde, başvurana gecikme faizi hariç olmak üzere toplamda 14.428.0400.000[1] Türk lirası (TRL) ödenmesine karar vermiştir.
6. Karar, 10 Aralık 2001 tarihinde Yargıtay tarafından onanmıştır.
7. Başvuran 25 Nisan 2002 tarihinde, hükmedilen tazminatı almak için icra takibi başlatmıştır.
8. İdare 5 Mayıs 2006 tarihinde, başvurana 39.714 Türk liralık kısmi ödeme yapmıştır.
9. Birecik İcra Mahkemesi 22 Nisan 2008 tarihinde, idarenin halen 9.479,75 yeni Türk lirasına tekabül eden ödenmemiş borcu bulunduğunu tespit etmiştir.
B. İlgili İç Hukuk
10. Aşağıda belirtilen Tazminat Komisyonu ile ilgili iç hukuk ve uygulamaya ilişkin açıklama Turgut ve Diğerleri/Türkiye (k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013; Demiroğlu ve Diğerleri/Türkiye (k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013 ve Yıldız ve Yanak/Türkiye (k.k.), no. 44013/07, 27 Mayıs 2014 davalarında bulunabilir.
ŞİKÂYETLER
11. Başvuran esas olarak Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, yetkililerin ulusal mahkeme tarafından verilen kararları tam anlamıyla icra etmemesi ve geciktirmesi konusunda şikâyetçi olmuştur.
12. Başvuran ek olarak, yerel mahkemelerin vermiş olduğu kararlarında yeterli gerekçe göstermemesi ve söz konusu mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olmaması sebebiyle Sözleşme’nin 6. maddesinin ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur. Sözleşme’nin aynı maddesi kapsamında başvuran ayrıca, mülkiyetiyle ilgili olan kamulaştırma işlemlerinin makul bir süre içinde sonuçlanmadığı hususunda şikâyetçi olmuştur.
13. Başvuran son olarak, Sözleşme’ye Ek 7 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin ihlal edildiği konusunda şikâyetçi olmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi hakkında
14. Başvuran, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında, yerel mahkemelerin arazisine kamulaştırmasız el atılmasından dolayı belli bir miktar tazminat ödenmesine ilişkin kararlarının ulusal makamlarca tam olarak icra edilmemesinden şikâyetçi olmuştur.
15. Hükümet 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğuna ve kararların icra edilmemesine ilişkin başvuruların ele alınması amacıyla Tazminat Komisyonunun kurulduğunu kaydetmiştir. Hükümet dolayısıyla, başvuranın Tazminat Komisyonuna herhangi bir başvuru yapmaması nedeniyle, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu ileri sürmüştür.
16. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun uygulanmakta olduğunu gözlemlemektedir. Ardından, Mahkeme Demiroğlu ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013) davasındaki kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Mahkeme, bu kararı verirken, özellikle, bu yeni hukuk yolunun muhtemel surette (a priori) erişilebilir olduğunu ve kararların icra edilmemesiyle ilgili şikâyetler için makul bir tazmin imkânı sunabildiğini değerlendirmiştir.
17. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, Hükümete önceden tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları, yine de normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir.
18. Hükümetin başvuranın 6384 sayılı Kanun ile getirilen yeni iç hukuk yoluna başvurmadığına ilişkin itirazını göz önünde bulundurarak Mahkeme, Demiroğlu ve Diğerleri (yukarıda anılan, §§ 24-36) ve Turgut ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davalarında vardığı sonucu yinelemektedir.
19. Mahkeme yukarıdaki hususlar ışığında, başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
B. Diğer Şikâyetler
20. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında, ulusal mahkemelerin vermiş olduğu kararlarında yeterli gerekçe bulunmaması ve ulusal mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olmaması konusunda şikâyetçi olmuştur. Başvuran ek olarak, mülkiyetiyle ilgili kamulaştırma işlemlerinin makul bir süre içinde sonuçlanmadığı hususunda şikâyetçi olmuştur. Başvuran, son olarak Sözleşme’ye Ek 7 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
21. Mahkeme, elinde bulunan tüm bilgi ve belgeler ışığında ve şikâyette bulunulan hususların görev alanına girdiği ölçüde, Sözleşme veya Ek Protokoller’de belirtilen hak ve özgürlükler açısından herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığı kanaatine varmıştır. Dolayısıyla Mahkeme, başvurunun bu kısımlarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 15 Şubat 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
[1]. 14.428,04 yeni Türk lirasına tekabül etmektedir. 1 Ocak 2005 tarihinde yeni Türk lirası (TRY), eski Türk lirasının (TRL) yerini alarak tedavüle çıkmıştır. 1 yeni Türk lirası = 1.000.000 eski Türk lirası.
Full & Egal Universal Law Academy