Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-223 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 11-47/1166-412
Karar Tarihi : 14.09.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Hale GÜNDÜZ, Buket ARI 10
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Denizbank A.Ş.
Temsilcisi: Av. İlker BIÇAKÇI
Levent Mah. Sümbül Sok. No:1 34340 Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - Denizbank A.Ş.
Büyükdere Cad. No:106 Esentepe/İstanbul
- Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş.
Salih Tozan Sok. Karamancılar İş Merkezi No:16 A Blok 34394
Esentepe/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Denizbank A.Ş. (Denizbank) ile Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş. 20
(Deniz Emeklilik) arasında imzalanan “Münhasır Acentelik Sözleşmesi”ne menfi
tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 19.08.2011 tarih ve 6076 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 19.08.2011 tarih ve 2011-4-223/MM-11-187.SY sayılı
Muafiyet Ön İnceleme Raporu 24.08.2011 tarih ve REK.0.18.00.00-130.01.03/409 sayılı
Başkanlık önergesi ile 11-47 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da, Denizbank ile Deniz Emeklilik arasında
27.06.2011 tarihinde imzalanan Acentelik Sözleşmesi’nin 5. maddesinde düzenlenen
rekabet yasağının 5 yılı aşan kısmının 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde
muafiyet alamayacağı görüşüne yer verilmiştir. 30
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
Deniz Emeklilik, hayat sigortası ile bireysel emeklilik branşlarında faaliyet göstermektedir.
Taraflar arasındaki işlem bireysel emeklilik ile sigorta ürünlerinin Türkiye’deki dağıtımına
ilişkin bir sözleşme olup, bildirime konu işlem kapsamında, ilgili ürün pazarı “hayat
sigortacılığı ile bireysel emeklilik ürünlerinde acentelik hizmetleri pazarı” olarak
belirlenmiştir.
Diğer yandan, bankalar yaygın şube ağları, kredi kullanarak tüketim ya da yatırımda
bulunacaklara ulaşmadaki stratejik konumları ve çoğu durumda kredi sürecinin içerdiği 40
bürokrasinin yarattığı belirsizlikten yararlanarak belli bir sigorta ürününün kredi müşterisine
pazarlanması aşamasında sahip oldukları inisiyatif imkanları nedeniyle, sigorta şirketlerinin
ürün kanallarında yer almaktadırlar. Mevcut dosya konusu bakımından, bankalar geniş bir
11-47/1166-412
2
müşteri kitlesine daha az maliyetle ulaşma ve çapraz satış yapma imkânları dolayısıyla
diğer serbest acentelerden farklılaştıkları için banka sigortacılığı hizmetlerinin de ayrıca
değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
Bildirime konu acentelik sözleşmesinde belirtilen faaliyetlerin ülkemizin tümünde satışı
yapılan sigortacılık ürünlerini kapsamakta olduğu ve ilgili ürünler açısından rekabetin ülke
çapında homojen dağıldığı hususu dikkate alınarak, mevcut dosya konusu bakımından, 50
ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Taraflara İlişkin Bilgiler
H.2.1.1. Denizbank A.Ş.
Denizbank, 1938 yılında, Türk denizcilik sektörüne finansman sağlamak üzere bir devlet
bankası olarak kurulmuştur. 1997 yılının başında, bir bankacılık lisansı olarak Zorlu
Holding tarafından Özelleştirme İdaresinden satın alınmıştır. Ekim 2006'da, Avrupa'nın
önde gelen finans gruplarından biri olan Dexia tarafından Zorlu Grubu'ndan satın alınan
Denizbank, halen Dexia çatısı altında faaliyetlerini sürdürmektedir.
Denizbank'ın 1997'de özelleştirilmesinin ardından, Denizbank mevcut bankacılık ürün ve 60
hizmetlerini tamamlamak üzere faktoring, finansal kiralama, yatırım ve portföy yönetimi
şirketlerine ek olarak Avusturya ve Rusya'da banka satın almıştır. 2003 yılında çeşitli
finansal hizmetleri aynı çatı altında sunan bir finans süpermarketi oluşturmak amacıyla
Denizbank Finansal Hizmetler Grubu kurulmuştur.
Denizbank Finansal Hizmetler Grubu'nda Denizbank'ın yanı sıra sekiz yerli ve üç
uluslararası finansal iştirak, dört yerli finansal olmayan iştirak ve Bahreyn'de bir şube
bulunmaktadır. DenizYatırım, EkspresYatırım, DenizYatırım Ortaklığı, DenizPortföy
Yönetimi, DenizTürev, DenizLeasing, DenizFaktoring, DenizEmeklilik, Intertech,
DenizKültür, Bantaş ve Pupa grubun yerli; Eurodeniz, DenizBank AG ve CJSC Dexia Bank
ise uluslararası iştirakleridir. 70
Grubun odaklandığı başlıca segmentler perakende müşteriler, küçük ve orta ölçekli
işletmeler, ihracatçılar, kamu ve proje finansmanı ile kurumsal müşterilerdir. Tarım, enerji,
turizm, eğitim, sağlık, spor, altyapı ve denizcilik grubun faaliyetlerinde öncelikli olarak
belirlediği pazarlardır. Grup, merkezi Viyana'da bulunan iştiraki Denizbank AG aracılığı ile
AB ülkelerinde faaliyet göstermektedir. CJSC Dexia Bank, Rusya ile ticaret yapan mevcut
müşterilere yurtdışında hizmet götürmekte ve çeşitli finansal gereksinimlerini
karşılamaktadır.
Grup, Türkiye'de toplumun tüm kesimlerine ulaşan bir hizmet ağına sahiptir. Yurtiçinde ve
Bahreyn'deki toplam 512 adet Denizbank şubesinin yanı sıra, Denizbank AG ve CJSC
Dexia Bank'ın toplam 12 adet şubesi bulunmaktadır. Ayrıca, Denizbank, alternatif dağıtım 80
kanalları sayesinde, gerek perakende gerekse kurumsal müşterilerine dünyanın her
köşesinden internet ortamında finansal işlemler yapma olanağı sağlamaktadır.
H.2.1.2. Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş.
Deniz Emeklilik 02.02.1998 tarihinde hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta ürünleri konusunda
faaliyet göstermek amacıyla Toprak Hayat ismiyle kurulmuş olup 01.05.2003 tarihinde
itibaren Global Yatırım Holding bünyesinde Global Hayat Sigorta adıyla faaliyetlerini
sürdürmüştür. 30.03.2007 tarihinde %99,6 oranında hisselerinin Denizbank tarafından
11-47/1166-412
3
satın alınmasıyla ismi Deniz Hayat Sigorta A.Ş. olarak değişmiştir. 24.09.2008 tarihinde
Hazine Müsteşarlığından Emeklilik şirketi kuruluş izni alan Deniz Hayat Sigorta A.Ş.
24.11.2008 tarihinde gerçekleştirdiği Genel Kurul toplantısı ile unvanını Deniz Emeklilik ve 90
Hayat A.Ş. olarak değiştirmiştir.
H.2.2. Bildirime Konu Sözleşme
“Münhasır Acentelik Sözleşmesi”, Denizbank şubelerinde münhasıran Deniz Emeklilik’in
hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin satış ve pazarlaması konusunda
Denizbank’ın acente olarak atanmasını öngören bir dağıtım anlaşmasıdır. Söz konusu
acentelik anlaşması ile Deniz Emeklilik, hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerini
Türkiye sınırları dâhilinde Deniz Emeklilik adına ve hesabına pazarlama hakkını
Denizbank’a vermektedir.
Bildirim Formu’nda yer verilen bilgilere göre, Deniz Emeklilik Türkiye içinde ve dışında
bireysel emeklilik, hayat, ferdi kaza ve ilgili diğer sigortaları yapmak, mevcut ve yeni 100
kurulabilecek sigorta branşlarında faaliyet göstermek, emeklilik ve sigortacılık mevzuatı
kapsamında her türlü sigorta ve reasürans işlemlerini yapmak ve ana sözleşmede yazılı
diğer faaliyetleri yerine getirmek üzere kurulmuş bir sigorta şirketidir. Denizbank ise
şubeleri vasıtasıyla mevzuata uygun olarak ticari, yatırım, bireysel ve diğer türlerde
bankacılık yapmakta, her türlü bankacılık alanına giren tüm faaliyetler ve ana sözleşmede
sayılan diğer faaliyetleri yerine getirmektedir. Bildirime konu Sözleşme uyarınca Deniz
Emeklilik, Denizbank’ın şubelerini 15 yıl boyunca kendi hayat ve ferdi kaza sigorta ve
bireysel emeklilik ürünlerini satmak için satım, dağıtım ve pazarlama kanalı olarak
kullanacaktır. Başka hiçbir şirketin hayat ve ferdi kaza sigorta ürünleri ile bireysel emeklilik
ürünleri Sözleşme’de açıkça belirtilmediği sürece Denizbank’ın şubelerinde 110
satılmayacaktır. Ayrıca Sözleşme’nin 5.7 ve 5.8A maddeleri uyarınca da Deniz Emeklilik
Denizbank ile rekabet halinde olan bir finansal kuruluş ile hayat sigortası ürünlerinin satışı
amacıyla bir anlaşma içine girmeyeceğini taahhüt etmektedir.
H.2.3. Değerlendirme
H.2.3.1. Risk Kriteri Bakımından Değerlendirme
Bildirime konu münhasır Acentelik Sözleşmesi için talep edilen menfi tespit/muafiyet
Denizbank’ın Deniz Emeklilik’te sahip olduğu %99,86 oranında hissenin Metlife Alico
Türkiye tarafından satın alınarak, Deniz Emeklilik’in kontrolünün Metlife Alico Türkiye’ye
geçmesinden sonraki duruma ilişkindir. Bu devirden sonra Denizbank ve Deniz Emeklilik
aynı ekonomik bütünlük içerisinde değerlendirilemeyecek olan iki ayrı teşebbüstür. 120
Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin
açıklanmasına Dair Kılavuz’da (Kılavuz) acentelik sözleşmelerine değinilmekte ve bu
sözleşmelerin rekabet hukuku açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır.
Söz konusu Kılavuz’da, AB’de olduğu gibi, müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği
sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamaların genellikle Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olmadıkları ve prensip olarak muafiyet rejiminin de konusunu
oluşturmadıkları kabul edilmektedir. Bu kapsamda teşebbüsler arasındaki ilişkinin
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkil
tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almaması olarak
belirlenmiştir. Acentenin bir mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin 130
müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirileceği, aksi halde, yani
acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü
11-47/1166-412
4
sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerektiği ve bu
durumda, sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici faktör olan
risk konusunda ise, Kılavuz’da, her bir olayın kendi özellikleri göz önünde bulundurularak
değerlendirileceği belirtilmekte, ayrıca bir acente ve müvekkil arasındaki ilişkide acentenin
risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiği
durumlara örnekler verilmektedir. Müvekkil ile acente arasındaki ilişkiye Kanun’un 4.
maddesinin uygulanmaması için acentenin örnek olarak sayılan bu ve benzeri risk veya 140
maliyetleri yüklenmemesi gerekmektedir.
Yukarıda özetlenen çerçevede, rekabet hukuku açısından, acente ile bağımsız karar
verebilen teşebbüs arasındaki ayırt edici unsurun acentenin yükümlülüklerini yerine
getirirken ticari ve mali riskin ne kadarını üstlendiği noktasında yattığı görülmektedir. Eğer
acente kendi üzerine risk alıyorsa, fonksiyon itibarıyla bağımsız teşebbüslere yaklaşır ve
rekabet kuralları açısından bağımsız teşebbüs olarak değerlendirilir. Hangi hallerde risk
üstlenildiğine örnek olarak aşağıdaki hususlar gösterilebilir:
- Ticari acentenin ticari faaliyetleri süresince bağımsız bir tacir gibi davranması,
- İşlemle ilgili ticari riskin acentenin üzerinde olması,
- Ticari acentenin elinde sözleşme konusu mallardan minimum miktarda stok bulunması, 150
- Ticari acentenin müşteriler için kendi hesabına olmak üzere ücretsiz servis hizmeti
vermesi,
- Ticari acentenin fiyatlar ve ticaret koşullarını belirleme yetkisi bulunması.
Acenteler daima müvekkilleri hesabına iş yaparlar. Acentelerin yapacağı işlemlerden
doğan hak ve borçlar müvekkillerine aittir. Sigorta acentelerinin de tabi olduğu Türk Ticaret
Kanunu’nun 102-123. maddeleri acentelik hakkındaki düzenlemelere ilişkindir. Söz konusu
madde hükümlerinde acentelerin müstakil hareket edemeyeceği hususu belirtilmiştir.
Dolayısıyla, acente niteliğinde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin müvekkillerinin
talimatları ve onların menfaatleri doğrultusunda iş görmelerinin kanundan doğan bir
yükümlülük olduğu ve hareket serbestîleri sınırlı olan acentelerin bağımsız hareket 160
edebilen kişiler karşısında belirleyici olma özellikleri olmadığı anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda da sigorta acentesi, “Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış
memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak
muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına
sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek
edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin
uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi” olarak tanımlanmakta ve 23.
maddesinde de bankaların sigorta acenteliği yapması için TOBB nezdindeki levhaya kayıtlı
olma ve Hazine Müsteşarlığından belge almaya zorunlu olmadığı düzenlenmektedir. Bu
çerçevede, bankalar da serbest acenteler gibi sigorta acentesi olarak faaliyet 170
gösterebilmektedir.
Bildirime konu Acentelik Sözleşmesi’nin düzenlemeleri çerçevesinde, Sözleşme’nin
konusu; Denizbank’ın acente olarak tayin edilmesi, Deniz Emeklilik’in hayat sigortası
ürünlerinin pazarlanması ve satımı ile ilgili olarak Acente’ye teknik yardım ve destekte
bulunması veya söz konusu hizmetlerin temin edilmesi ile Denizbank çalışanlarına Hayat
sigortası ürünlerinin dağıtım ağı üzerinden pazarlanması, tanıtımı ve satımı ile ilgili eğitim
desteği sağlanmasından ibarettir. Acente’nin ürünlerin kapsamı, primler veya diğer sigorta
şartlarının tadili ve yeniden oluşturulmasında hiçbir yetkisi bulunmamaktadır. Bildirime
11-47/1166-412
5
konu acentelik sözleşmesi ile Denizbank’ın acente olarak Kılavuz çerçevesinde açıklanan
riskleri üstlenmediği ve bağımsız davranmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşme ile 180
Denizbank’ın yükümlendiği edim Deniz Emeklilik tarafından üretimi ve pazarlaması yapılan
hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin müşterilere satışı ve sigorta primlerinin
tahsili ile sınırlıdır. Bunun dışında, riskler Deniz Emeklilik tarafından üstlenilmektedir.
Sonuç olarak, bildirime konu Acentelik Sözleşmesi’nin, müvekkil hesabına aracılık ettiği
ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamalar bakımından
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmayan bir sözleşme olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
H.2.3.2. Rekabet Yasağı ve Münhasırlıkla İlgili Sözleşme Maddelerinin
Değerlendirilmesi
H.2.3.2.1. Sözleşme Maddeleri
Bildirim konusu anlaşmada münhasırlık ve rekabet yasağı ile ilgili aşağıdaki maddeler yer 190
almaktadır.
“MÜNHASIRLIK
5.1 Acente, bu Sözleşme tarihi itibariyle doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Acente
tarafından Bölge içerisinde pazarlanan, tanıtımı yapılan, dağıtılan ve satılan Hayat
Sigortası ürünlerinin sadece Mevcut Ürünler'den ibaret olduğunu ve Yürürlük Tarihi
itibariyle olmaya devam edeceğini Sigortacı'ya beyan, kabul ve taahhüt eder.
5.2 Acente, Ürünler’in Dağıtım Ağı üzerinden ve Bankasürans Dağıtımı aracılığıyla
pazarlanması, satımı ve dağıtımı için Sigortacı'ya işbu Sözleşme'de yer alan koşullar
tahtında Sözleşmenin Süresi boyunca münhasır bir hak tanıdığını kabul, beyan ve taahhüt
eder. 200
5.3 Acente, doğrudan veya dolaylı olarak, (i) Madde 5,4 ve 5.1 i uyarınca izin verilmiş
Hayat Sigortası poliçesi ve ürünleri dışında herhangi bir Hayat Sigortası poliçesi veya
ürününü, Dağıtım Ağı veya Bankasürans Dağıtımı üzerinden Bölge içerisinde
pazarlamayacak, satmayacak veya dağıtmayacak ve (ii) Madde 5.6'ya göre Dağıtım Ağı
kapsamında olmadığı kabul edilen bir ağ dışında herhangi bir Hayat Sigortası poliçesi
veya ürününün, Bölge içerisinde üzerinden pazarlanması, satışı veya dağıtımı amacıyla
başka bir sigortacı ile herhangi bir acentelik veya dağıtım sözleşmesi imzalamayacak, bu
tür bir sözleşmeye taraf olarak kalmayacak ve bu tür bir sözleşmeden herhangi bir menfaat
sağlamayacaktır.
… 210
5.7 Madde 5.8'de sayılan sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla, Acente, Sigortacı'nın; (i)
Bölge içerisinde Dağıtım Ağı dışında başka bir dağıtım ağı vasıtasıyla Hayat Sigortası
poliçeleri ve ürünlerini pazarlayabileceği, satabileceği ve dağıtabileceğini ve (ii) Hayat
Sigortası ürünleri veya poliçelerinin satışı amacıyla üçüncü kişilerle doğrudan veya dolaylı
olarak anlaşmaya girebileceğini kabul ve teyit eder.
…
5.11 İşbu Madde 5'in münhasırlık hükümlerine halel gelmeksizin, Acente aşağıdaki
koşullara tabi olmak şartı ile bir üçüncü kişi sigortacıdan Stratejik Olmayan ürünler tedarik
edebilir. İşbu Madde 5.11'de öngörülen amaçlar anlamında, "Stratejik Olmayan Ürünler"
terimi, (i) Sigortacı'nın Acente'ye artık üretmek istemediğini yazılı olarak bildirdiği herhangi 220
bir Ürün; (ii) Acente'nin müşterilerine kendisinden bankacılık ürünleri almalarını sağlamak
için teşvik olarak teklif ettiği, yıllık brüt toplam primlerin %0.25'ini aşması beklenmeyen
herhangi bir sigorta ürünü; (iii) Acente'nin çalışanlarına teklif ettiği herhangi bir Hayat
11-47/1166-412
6
Sigortası ürünü veya (iv) Acente'nin kendi mali riskleri için temin ettiği herhangi bir sigorta
ürünü anlamına gelecektir; ancak yukarıdaki (i), (ii) ve (iii) durumunda Acente böyle bir
ürünü üçüncü kişi sigortacıdan temin etmeden önce (a) Sigortacı'ya söz konusu Ürün'ü
veya bir ürün teklif etmesi için otuz (30) gün verecek ve (b) bu süre boyunca Sigortacı ile
makul talep üzerine uygulanabilecek alternatif ürünler için görüşecek ve işbirliği yapacaktır.
Sigortacı yukarıda bahsedilen süre bitmeden önce Acente tarafından makul bir şekilde
kabul edilebilecek bir ürünü Acente'ye teklif ederse, Acente söz konusu ürünü üçüncü kişi 230
sigortacıdan temin etme hakkına sahip olmayacaktır.
…
5.13 Sigortacı, Acente'nin talebi üzerine özel olarak üretilmiş bir Yeni Ürün'ü piyasaya ilk
kez sürülmesinden itibaren bir (1) yıl boyunca münhasıran Acente aracılığı ile dağıtmakla
(ancak Sigortacı söz konusu Yeni Ürün'ü Acente'nin Bölge içerisinde Rekabet halinde
olduğu Finansal Kuruluşlar dışındaki kanallarda, istediği anda özgürce dağıtabilir) yükümlü
olacaktır.
5.14 Acente veya Bağlı Kuruluşları, doğrudan veya dolaylı olarak Sigortacı'dan başka bir
vasıta ile:
(i) Bölge sınırları içerisinde Hayat Sigortası'na ilişkin faaliyetlerde bulunamaz, bu 240
faaliyetleri yürütemez veya bu faaliyetlerle ekonomik olarak iştigal edemez;
(ii) Bölge sınırları içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak Hayat Sigortası'na ilişkin
faaliyetlerde bulunan herhangi bir tüzel kişinin yüzde ondan (% 10) fazla sermaye
ortaklığını iktisap edemez veya Bağlı Kuruluş'u haline gelemez ve
(iii) Bölge sınırları içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak Hayat Sigortası'na ilişkin
faaliyetlerde bulunan herhangi bir tüzel kişi ile birleşemez, ortak girişim veya benzeri
ilişkiler içerisine giremez.
…
5.15 Sigortacı veya Bağlı Kuruluşları doğrudan veya dolaylı olmak üzere Acente'den
başka bir vasıta ile 250
(i) Bölge sınırları içerisinde bankacılık hizmetlerine ilişkin faaliyetlerde bulunamaz, bu
faaliyetleri yürütemez veya bu faaliyetlerle ekonomik olarak iştigal edemez;
(ii) Bölge sınırları içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak bankacılık hizmetlerine ilişkin
faaliyetlerde bulunan herhangi bir tüzel kişinin % 10'dan fazla sermaye ortaklığını iktisap
edemez veya Bağlı Kuruluş'u haline gelemez ve
(iii) Bölge sınırları içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak bankacılık hizmetlerine ilişkin
faaliyetlerde bulunan herhangi bir tüzel kişi ile birleşemez, ortak girişim veya benzeri
ilişkiler içerisine giremez.
…
Bu maddeler ile sigortacı, belli istisnai durumlar dışında, acentenin rakip sigorta şirketleri 260
ile çalışmasını sözleşme süresince yasaklamış bulunmaktadır. Sözleşme’nin süresi, 3.1.
maddede 15 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre boyunca Denizbank, izin verilenler dışında
herhangi bir hayat poliçesi ve ürününü kendi dağıtım ağı üzerinden Türkiye Cumhuriyeti
sınırları dâhilinde pazarlamayacak, satmayacak ve dağıtmayacaktır. Ayrıca Denizbank
herhangi bir hayat sigortası poliçesi veya ürününün kendi üzerinden pazarlanması,
dağıtılması veya satışı amacıyla başka bir sigortacı ile herhangi bir acentelik veya dağıtım
sözleşmesi imzalamayacak, bu tür sözleşmelere taraf olarak kalmayacak ve böyle bir
11-47/1166-412
7
sözleşmeden herhangi bir menfaat sağlamayacaktır. Buna karşılık, sigortacı da bankacılık
faaliyetleri alanında acente ile rekabete girmeyecektir.
Söz konusu sözleşme maddeleri uyarınca Denizbank ve Deniz Emeklilik karşılıklı olarak 270
birbirlerinin rakip sigorta şirketi ve rakip banka ile çalışmalarını tamamen engellememekle
beraber büyük ölçüde sınırlandırmaktadırlar.
Ana şirket, acentesinin mal veya hizmetlerin satışıyla ilgili ekonomik faaliyetlerini belirleme
ve acentesine 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde kapsamı
çizilen sınırlamaların da ötesinde yükümlülükler getirme hakkına sahip olmakla beraber,
Kılavuz’da:
“Acentelik sözleşmeleri genellikle acente ile müvekkil arasındaki ilişkileri düzenleyen
hükümleri de içerir. Bu sözleşmeler özellikle müvekkilin sözleşme konusu işlemler için
müşteri veya bölge düzeyinde başka acente atamasını engelleyen (münhasır acente şartı)
ve/veya acentenin rakip teşebbüslerin acenteliğini, dağıtıcılığını yapmasını engelleyen 280
(rekabet etmeme şartı) sınırlamaları içerebilir. Münhasır acentelik şartı sadece marka içi
rekabetle ilgilidir ve genellikle rekabeti sınırlayıcı etki doğurmaz. Ancak sözleşme sonrası
rekabet yasağı da dahil olmak üzere rekabet etmeme yükümlülüğü markalar arası rekabet
ile ilgilidir ve şayet sözleşme konusu mal veya hizmetlerin satıldığı ilgili pazarda kapama
etkisine yol açıyorsa rekabeti sınırlayıcı etki doğurabilir ve sonuçta bu hüküm Kanun’un 4.
maddesi kapsamına girebilir.”
denilmektedir1.
Dolayısıyla, yukarıda aktarılan sözleşme maddelerinin, rekabeti kısıtlayıcı etki
doğurabileceği nazara alınarak bildirime konu anlaşmaya menfi tespit verilmesinin
mümkün olmadığı neticesine varılmıştır. 290
H.2.3.2.2. Mevcut ve Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) Düzenlenen Acentelik
Sözleşmeleri ile ilgili Rekabet Yasaklarının 4054 sayılı Kanun Karşısında Durumu
Yürürlükte bulunan TTK’nın Acentelik ile ilgili 8. Faslı’nda acentelere getirilen rekabet
yasakları şu şekilde düzenlenmiştir:
“III - İnhisar:
Madde 118 - Aksi yazılı olarak kararlaştırılmış olmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı
yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı için birden fazla acente tayin edemeyeceği gibi;
acente dahi aynı yer veya bölge içinde, birbirleriyle rekabette bulunan müteaddit ticari
işletmeler hesabına aracılık yapamaz.”
- 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek 6102 sayılı yeni TTK’da ise acentelere getirilen 300
rekabet yasakları ile ilgili düzenleme şu şekildedir:
“III - İnhisar
MADDE 104- (1) Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı
yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı
1 Kılavuzda ayrıca “Yukarıda sayılan ve benzeri mali veya ticari risklere müvekkil katlansa dahi,
acentelik anlaşması rekabeti sınırlayıcı işbirliği yapılmasına yardımcı oluyorsa Kanun’un 4. maddesi
kapsamına girebilir. Bu durum, özellikle, birkaç müvekkilin aynı acenteyi kullandığı ve acente aracılığı ile
önemli bilgileri birbirlerine aktardıkları zaman ortaya çıkabilir.” Denilerek acentelik anlaşmalarının rekabeti
sınırlayıcı bir işbirliğine yol açması halinde de Kanun kapsamına gireceği belirtilmektedir.
11-47/1166-412
8
gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari
işletme hesabına acentelik yapamaz.
…
III - Rekabet yasağı anlaşması
Madde 123- (1) Acentenin, işletmesine ilişkin faaliyetlerini, sözleşme ilişkisinin sona
ermesinden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve anlaşma 310
hükümlerini içeren ve müvekkil tarafından imzalanmış bulunan bir belgenin acenteye
verilmesi gerekir. Anlaşma en çok, ilişkinin bitiminden itibaren iki yıllık süre için yapılabilir
ve yalnızca acenteye bırakılmış olan bölgeye veya müşteri çevresine ve kurulmasına
aracılık ettiği sözleşmelerin taalluk ettiği konulara ilişkin olabilir. Müvekkilin, rekabet
sınırlaması dolayısıyla, acenteye uygun bir tazminat ödemesi şarttır.
(2) Müvekkil, sözleşme ilişkisinin sona ermesine kadar, rekabet sınırlamasının
uygulanmasından yazılı olarak vazgeçebilir. Bu hâlde müvekkil, vazgeçme beyanından
itibaren altı ayın geçmesiyle tazminat ödeme borcundan kurtulur.
(3) Taraflardan biri, diğer tarafın kusurlu davranışı nedeniyle haklı sebeplerle sözleşme
ilişkisini feshederse, fesihten itibaren bir ay içinde rekabet sözleşmesiyle bağlı olmadığını 320
diğer tarafa yazılı olarak bildirebilir.
(4) Bu maddeye aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu ölçüde geçersizdir.”
Mevcut TTK’da acentelerin aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça rakip şirketlerin
acenteliğini yapmaları yasaklanmaktadır. Yeni TTK’da da bu düzenleme geçerliliğini
korumakla beraber, sözleşme sonrası için de iki yıla kadar acentelerin yazılı olmak
koşuluyla rekabet yasağına tabi olabileceği düzenlenmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile TTK’nın acentelerle ilgili yukarıdaki maddeleri çelişiyor
görünmekle beraber, TTK’nın bu hükümleri -tarafların iddia ettiğinin aksine- emredici
olmadığından, tarafların 4054 sayılı Kanun’a uygun hareket etmelerinin önünde bir engel
bulunmadığı görülmektedir. 330
H.2.3.2.3. Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
2002/2 sayılı Tebliğ’i açıklayıcı Kılavuz’un yaklaşımı doğrultusunda acenteye tanınan ve
marka içi rekabeti ilgilendiren münhasırlığın rekabeti önemli ölçüde kısıtlayıcı bir etkisinin
olmadığı neticesine varılmıştır.
Sözleşme’de Denizbank’ın başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmasını engelleyen
hüküm ise aracılık hizmetleri pazarının bir parçası olan Denizbank’ı rakip sigorta
şirketlerine istisnai durumlar hariç kapatmakta ve markalar arası rekabeti etkilemektedir.
Diğer bir deyişle Denizbank acentelik hizmetlerini farklı sigorta şirketlerine sunabileceği bir
pazarda faaliyet gösteren bağımsız bir teşebbüs olup, rekabet yasağı acentenin bu
hizmetlerini sınırlandırmaktadır. Öte yandan Denizbank’a getirilen rekabet yasağı sınırlı bir 340
yasak olup sözleşmenin 5.11. maddesi uyarınca stratejik olmayan ürünlerde geçerli
değildir.
Sözleşme’nin, yukarıda belirtilen maddeleri çerçevesinde, Kanun’un 4. maddesi anlamında
bir teşebbüsler arası anlaşma niteliğinde olması ve tarafların aralarındaki dikey ilişki
nedeniyle, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği veya Kanun’un 5.
maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Öncelikle Deniz Emeklilik’in hayat branşlarındaki payı dosya mevcudu bilgilere göre, 2010
yılı için %... olup, pazarda … sırada yer almaktadır. Bireysel emeklilik alanında ise anılan
11-47/1166-412
9
şirketin pazar payı %... olarak ifade edilmektedir. Bildirimde bulunan taraflarca, 2011 yılı
Mayıs ayı sonu itibarıyla Deniz Emeklilik’in hayat sigortası ve ferdi kaza prim üretiminde 350
pazar payının %... ve bireysel emeklilik pazarında ise 2011 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla
pazar payının %... olduğu bildirilmiştir.
Öte yandan banka sigortacılığı (bankasürans) alanında Denizbank’ın hayat ve ferdi kaza
sigortası üretiminin tüm sektör üretimindeki pazar payı %..., bireysel emeklilik branşında
ise %... olarak hesaplanmıştır. Bu çerçevede, pazar payları 2002/2 sayılı Grup
Muafiyeti’nde öngörülen %40 eşiğinin altındadır.
Diğer taraftan Denizbank’a getirilen rekabet yasağının süresi 15 yıldır. 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesine göre alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet
etmeme yükümlülüğü grup muafiyetinden yararlanamamaktadır. Bu çerçevede, 15 yıl
süreli rekabet yasağı nedeniyle sözleşmenin bireysel muafiyet açısından 360
değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.
Herhangi bir rekabet kısıtlamasına bireysel muafiyet tanınması için iki olumlu iki olumsuz
koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir.
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanması
Bu hüküm çerçevesinde hangi hallerin ekonomik yarar sağladığının somut olayın
özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, üretim ve dağıtım
maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması,
yeni piyasalara girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin
bulunması ekonomik yararın sağlandığı hususlar arasında görülmektedir. 370
Bankalar sigortacılık hizmetlerinin farklı seviyelerinde faaliyet gösterirler. Sıklıkla da
sigortacılık hizmetlerinin dağıtım kanalında acente olarak yer alırlar. Banka sigortacılığı
olarak da adlandırılan, banka ve sigorta şirketleri arasındaki bu tür yakın ilişkiler, ölçek ve
kapsam ekonomisine imkân sağlayabileceği gibi, her iki tarafın da diğerinin müşteri
tabanına erişimini sağlaması, çapraz satış olanakları, diğer tarafın üstün marka imajından
fayda elde edilmesi ve dağıtım açısından ileriye doğru dikey bütünleşme v.b. avantajları da
sağlamaktadır.
İnceleme konusu olay bakımından ele alındığında, münhasır acentelik ilişkisi ile tek bir
sigorta şirketinin ürünlerine odaklanılarak, o konuda daha fazla teknolojik ve kurumsal
yatırım yapılabildiği gibi, tüketicilere verilen hizmette iyileştirmeler de yapılabilmektedir. 380
Bu itibarla inceleme konusu işlemin, Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine
uygun olduğu değerlendirilmektedir.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
Muafiyetin ikinci şartı; anlaşmanın tüketicilere ortaya çıkan objektif faydadan adil bir pay
alma imkânı tanıması gereğidir. Kanun'un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri
olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi için, yukarıda değinilen malların dağıtımı veya
hizmetlerin sunulmasından elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıtılması ve ortaya çıkan
ekonomik fayda ile tüketicinin elde edeceği menfaat arasında makul bir denge olması
gerekmektedir. Bu çerçevede; fiyat seviyesindeki düşüş, satış sonrası etkin hizmetler, ürün
çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın 390
sağlanması gibi koşullar tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamında
değerlendirilebilmektedir.
11-47/1166-412
10
Taraflarca yapılan açıklamalarda, acentelik sözleşmesi ile Deniz Emeklilik’i devralan
Metlife Alico’nun sektörel birikimi ile uzmanlaşmaya paralel olarak tüketicilere daha kesin
bilgiler verilebileceği, daha fazla teknolojik ve kurumsal yatırım sayesinde tüketicilere
verilen hizmette iyileştirmeler yapılabileceği ve Denizbank müşterilerinin daha kapsamlı
sigortacılık ürünlerine kavuşturulabileceği belirtilmektedir. Bu kapsamda, kurulan ilişkilerle
tüketici konumundaki müşterilerin ticari ve ekonomik sorunlarını ve endişelerini çözme
ihtiyaçlarını kolaylıkla gidermelerine yardımcı olunmasının amaçlandığı ifade edilmektedir.
Deniz Emeklilik’in hisselerini devralan Metlife Alico’nun devraldığı hisseler karşılığında bu 400
işin gelişmesi için Türkiye’ye sermaye getirdiği ve yatırım yaptığı, Metlife Alico’nun
uluslararası tecrübelerinden ve yapacağı yatırımlardan faydalanılıp müşterilere yeni
çözümler üretileceği ve ürünlerin sağlanmasında uzmanlaşmaya gidilebileceği hususları
da tüketicilerin sağlayacağı faydalar arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede, anılan
uygulamalarla Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan koşul da
sağlanmaktadır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
Muafiyetin üçüncü şartı, anlaşmanın veya kararın teşebbüslere ilgili piyasanın önemli bir
bölümünde rekabeti ortadan kaldırma imkânı tanımaması, bir başka deyişle sağlanan
ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlamasının rekabetin ortadan 410
kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamasıdır. Bu şartın amacı, rekabetin kısmen
sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve potansiyel rekabetin devamının
teminidir.
İnceleme konusu başvurunun etkilemesi muhtemel olan pazarlardan hayat, ferdi kaza ve
bireysel emeklilik sigortası acenteliği pazarı bakımından Deniz Emeklilik’in payı 2010 yılı
sonu itibarıyla sırasıyla %..., %... ve %...’tür. Sektördeki ilk beş şirketin toplam pazar payı
ise hayat sigortalarında yaklaşık %67, bireysel emeklilikte %79’dur. Öte yandan,
Denizbank’ın hayat sigortası ve bireysel emeklilik bakımından banka sigortacılığındaki
payı yaklaşık %...’tir. Hayat ve bireysel emeklilikte olduğu gibi banka sigortacılığı
pazarında da herhangi bir hâkim durum bulunmamaktadır. 420
Buna ek olarak, Denizbank herhangi bir şekilde müşterilerinin yararlanması gerektiğini
düşündüğü bir sigorta ürününün Deniz Emeklilik portföyünde bulunmaması halinde veya
stratejik olmayan ürünlerde münhasır çalışmama hakkını saklı tutmuştur. Bu durumun
gerçekleşmesi ve Deniz Emeklilik’in kendisinden talep edilen ürünleri sağlayamaması
halinde Denizbank bir başka sigorta şirketi ile çalışabilecektir. Öte yandan, kredilerle ilgili
sigortalarda acentelerin tüketicinin seçim özgürlüğünü engellemesi yasaktır. Kredi
teminatlarının sigortalanması söz konusu olduğunda tüketicilerin seçimlik hakkı
bulunmaktadır. Tüketici dilerse Denizbank’ın çalıştığı sigorta şirketi ile dilerse diğer bir
sigorta şirketi ile çalışmakta serbesttir. Ayrıca kredi piyasasında da hâkim durum olmadığı
için herhangi bir bankadan kredi alamayan bir tüketicinin, diğer bir bankaya geçmesinin 430
önünde ciddi bir engel bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, belirli türden dikey anlaşmaların oluşturduğu paralel ağlar ilgili pazarın
%50’sinden fazlasını kapsıyorsa veya anlaşmanın Kanunun 5. maddesinde düzenlenen
koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğu tespit ediliyorsa, Rekabet Kurulu çıkaracağı bir
tebliğ ile ilgili pazarda belirli sınırlamaları içeren dikey anlaşmaları grup muafiyetinin dışına
çıkarabilmekte veya belirli bir anlaşma için muafiyeti geri alabilmektedir. Ayrıca hayat
sigortalarının yaklaşık %70’inin banka kanalı ile dağıtıldığı göz önüne alınırsa banka
sigortacılığının paralel ağlarla kapatılmasının hayat sigortacılığını da önemli ölçüde
etkilemesi muhtemeldir.
11-47/1166-412
11
Bu çerçevede, ilgili pazara girişler ve ilgili pazardaki rekabet, birbiriyle rekabet halindeki 440
sağlayıcılar veya alıcılar tarafından uygulanan benzer nitelikteki dikey anlaşmaların
oluşturduğu paralel ağlar tarafından önemli ölçüde engellenmekte ise Kanun’un 5.
maddesindeki muafiyet şartlarının gerçekleşmesi mümkün değildir. Ancak bir sağlayıcının
bağlı pazar payı % 5’ten az ise, ilgili Kılavuz uyarınca grup muafiyeti kapsamındaki bir
anlaşma nedeniyle söz konusu sağlayıcının birikimli kapama etkisine önemli bir katkıda
bulunmadığı kabul edilebilmektedir.
Denizbank’ın tüm bankaların hayat sigortası ve bireysel emeklilik üretimi içindeki payı
sırasıyla %... ve %... civarındadır. Dolayısıyla, incelemeye konu münhasır acentelik
sözleşmesinin pazarın kapatılmasına önemli katkısı olmayacağı değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla Denizbank ve Deniz Emeklilik arasındaki bildirime konu Sözleşme’nin rekabet 450
yasağı maddesinin ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırmayacağı
neticesine varılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşul gereği, tüketicilere yansıtılan
ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde edilmesinde rekabeti daha az sınırlayan bir
yöntem mevcut ise anlaşmaya muafiyet tanınamayacaktır. Bu koşula aykırılık, ya izlenen
amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanması ya da rekabetin
sınırlanması gereğinin dahi bulunmaması halinde olabilir.
Bildirim konusu anlaşmada Denizbank’a getirilen rekabet yasağının yaratacağı muhtemel 460
rekabet karşıtı etkiler, pazarın rakip sigorta şirketlerine kapatılması ve mağaza içi
rekabetin (in-store inter-brand competition) ortadan kalkmasıdır. Taraflar, Denizbank’a
getirilen rekabet yasağının amacını Metlife Alico’nun sektörel birikimi ile uzmanlaşma
sağlanacak olması, teknolojik ve kurumsal alanda yapılacak olan yatırımlar sayesinde
verilen hizmette iyileştirmeler yapılacak olması ve Denizbank’ın müşterilerine daha
kapsamlı sigortacılık ürünleri sunabilecek olması şeklinde ifade etmişlerdir. Buna ek
olarak, taraflar, rekabet yasağı ile Metlife Alico’nun Türkiye’ye getirdiği sermaye ve yaptığı
yatırımın karşılığını alması ve Denizbank’ın elde edeceği çalışma know-how’ını başka
sigorta şirketleri ile yapılacak anlaşmalar ile kara çevirmesini engellemek olduğunu
vurgulamışlardır. Ayrıca Denizbank’ın güçlü bir teşebbüs olması nedeniyle çıkarları 470
doğrultusunda Sözleşme’de öngörülen 15 yıllık süre içerisinde herhangi bir zamanda
anlaşmayı sonlandırabileceği bu nedenle rekabet kuralları ile korunmaya ihtiyacı olmadığı,
uzun dönemli ilişkilerin istikrar ve güven ortamının gelişmesi açısında önem arz ettiği de
dile getirilmiştir. Taraflar son olarak, değişik iş modelleri kullanılmasına rağmen Avrupa’da
birçok ülkede Türkiye’deki uygulamalara benzer uygulamaların gözlemlendiğini, özellikle
İspanya, Almanya, Portekiz gibi ülkelerde uzun süreli rekabet yasağı veya münhasırlık
içeren anlaşmaların ilgili ürün pazarında çok yaygın olduğunu, bu ülkelerde bankasürans
işinin gelişmekte olduğunu ve şirket ihtiyaçları ile pazarın özellikleri dikkate alındığında
bankasürans işinin daha da gelişmesi için benzer sonuçları doğuran değişik uygulamaların
bulunduğunu belirtmişlerdir. Bankalar ile sigorta şirketleri arasında imzalanan münhasır 480
dağıtım anlaşmalarının uzun süreli olarak düzenlendiği ve bunun bir norm haline geldiği,
bu ve benzeri iş modellerinin Avrupa’daki düzenleyici kurumların dikkatini çekmediği,
bunun sebebinin ise pazarda kapanma etkisinin olmaması, rekabetin gereğinden fazla
sınırlanmaması ve bildirim yükümlülüğü bulunmaması olduğu da tarafların argümanları
arasında yer almaktadır.
11-47/1166-412
12
Esasen, ilgili pazar, çok fazla sayıda rakip firmanın faaliyet göstermesi nedeniyle, markalar
arası rekabetin önemli düzeyde bulunduğu, göreli yoğunlaşmanın düşük olduğu bir
pazardır. Öte yandan Denizbank’ın banka sigortacılığındaki payı da düşük seviyelerdedir.
Tüm bu bilgiler çerçevesinde, mevcut koşullarda, rekabetin Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla 490
sınırlanmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde, bildirimi yapılan Sözleşme’ye bireysel
muafiyet tanınmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Ancak, ilerleyen dönemlerde,
bu tür rekabet yasağı içeren anlaşmaların yarattığı paralel ağlarla pazarın rakip sigorta
şirketlerine önemli ölçüde kapatılması durumunda, muafiyetin tekrar gözden geçirilmesinin
uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Denizbank A.Ş. ile Deniz
Emeklilik ve Hayat A.Ş. arasında 27.06.2011 tarihinde imzalanan “Münhasır Acentelik
Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet 500
tanınmasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy