T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 06/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BODRUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2024
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali
Taraflar arasında görülen davada Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ve Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı gönderme ve görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı ...'ın '... Bodrum/MUGLA' adresinde bulunan taşınmazı Restoran işletmek üzere kiraladığını, ayrıca Bodrum Vergi Dairesi nezdinde vergi açılışını da yaptığını, restoran işletmelerinde birçok alanda elektrik ve elektrikli ürünler kullanılmasının yanı sıra aydınlatma ve sıcak Bodrum günlerinde klimanın kullanılabilmesi için elektrik aboneliğinin tesis edilmesi gerektiğini, davalı şirketin davacının abonelik ilişkisi kurmak istediği Bodrum ilçesi Muğla ilinde tek yetkili elektrik dağıtıcısı olduğunu, davalı şirketten başka bir kişi ya da kurumdan elektrik aboneliği tesis edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından adreste bulunan 0006338621 tesisat numaralı elektrik saati üzerinden elektrik aboneliği tesis edilmesinin talep edilmiş ise de önceki abonenin borcunun ödenmediği, bu borcun ödenmesi halinde abonelik tesis edilebileceğinin davacıya bildirildiğini, üçüncü bir şahsın borcundan dolayı davacı lehine abonelik tesis edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim dava tarihi itibariyle Ağustos ayı içerisinde bulunulduğunu ve turizm sezonunun sona ermek üzere olduğunu, davacının elektrik aboneliği tesis edilmemesi nedeniyle işletmesini açamadığını, bunun da davacı açısından telafisi güç ve imkansız zararlar doğurduğunu, davacının yiyecek ve içecek sektöründe faaliyet göstermek istediğini, davacının iş yerinin açılışını yapabilmek ve elektrik, su, doğalgaz, internet gibi hizmetlerden faydalanabilmek için ilgili kurumlara gerekli başvuruları yaptığını, aboneliklerinin başladığını, ancak elektrik enerjisi bağlantısının ise yapılmadığını, önceki abonenin borçları olduğundan bahisle abonelik başvurularının reddedildiğinin davacıya bildirildiğini, davalı şirketin elektrik enerjisi sağlayan tek şirket olduğunu ve elektrik aboneliği tesis edebilmenin tekelinde olduğunu, davalı şirketin tekelinde bulunan ve zaruri ihtiyaç olan elektrik enerjisi aboneliği için sözleşme yapmasının zaruri olduğunu, bu nedenle davalı şirketin davacı ile sözleşme yapmaya mecbur olduğunu, bu sözleşmeyi yapmak için alacaklı olmadığı kişilere mükellefiyet getirecek şekilde eski borçların abone olmayan davacıdan talep edilmesinin sözleşme hürriyetine engel teşkil ettiğini, tedbiren davacı lehine abonelik sözleşmesi/elektrik enerjisi tesis edilmesini talep ettiklerini, elektrik enerjisinin insani bir ihtiyaç olduğunu ve davacının iş yerini açabilmesi için zorunlu bir ihtiyaç olduğunu, arz ve izah olunan sebepler ve mahkemenin resen göz önünde bulunduracağı hususlar karşısında fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile 0006338621 tesisat numarası üzerinden dava sonuna kadar davacı lehine ivedilikle elektrik enerjisi sağlanması için abonelik tesis edilmesine, davanın kabulü ile, davacı ile bildirilen adreste bulunan taşınmazda 0006338621 tesisat numaralı elektrik saati üzerinden davacı lehine abonelik sözleşmesi imzalamamak suretiyle oluşturdukları muarazanın mennine, davacı lehine aboneli sözleşmesi tesis edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava konusu etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davalı şirket aleyhine açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar, derdestlik, kesin hüküm, yargı yolu ve husumet yönündeki itiraz ve ödemezlik def'ilerini sunmakla mahkemece re'sen gözetilecek diğer nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini, davalının faaliyetlerini, elektrik piyasası mevzuatlarına uygun olarak EPDK denetiminde gerçekleştirdiğini, abonelik başvurusunun nasıl yapılması gerektiğine ilişkin esasların Elektrik Piyasası Bağlantı Sistem ve Kullanım Yönetmeliği ile vesair mevzuat hükümlerinde düzenlendiğini, yönetmelik hükümleri çerçevesinde AG ve/veya YG seviyesinden dağıtım sistemine bağlantı yapılacak tesislerin elektrik enerjisi ihtiyaçlarının karşılanabilmesi yönündeki taleplerin kabulü için öncelikle sözleşmeye esas belgeler ve projeler ile birlikte davalı Şirkete 'Dağıtım Bağlantı Anlaşması' başvurusunda bulunulması, bağlantı anlaşmasının taraflarca imzalanmasına müteakiben görevli tedarik şirketine müracaat edilerek 'Perakende Satış Sözleşmesi' tesis edilmesi gerektiğini, bu itibarla görevli tedarik şirketi tarafından perakende satış sözleşmesi yapıldığının davalıya bildirimi akabinde davalı bünyesinde geçici kabul heyeti oluşturulmakta ve söz konusu tesisin kabul işlemleri gerçekleştirilerek tesise enerji tedarik edilebildiğini, söz konusu belgelerin noksanlığı halinde ise talep sahibinin başvurularının reddedildiğini, somut olaya gelindiğinde, ... adresinde bulunan abonelikte elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanmasına ilişkin olarak davacı adına davalı şirkete usulüne uygun bir elektrik aboneliği başvurusunun yapılmadığını, izah edildiği üzere bahsi geçen taşınmazın elektrik enerjisi ihtiyacına yönelik olarak Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin Bağlantı Başvurusu başlıklı 10. maddesinde belirtilen bilgi ve/veya belgelerle gerçek veya tüzel kişilikler tarafından başvuru yapılması durumunda söz konusu başvurunun 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ikincil mevzuatları kapsamında yayımlanmış olunan Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Elektrik Şebeke Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Elektrik Dağıtım Sistemi Yönetmeliği, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği, Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği ile Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik doğrultusunda dağıtım sisteminin enerji kalitesi, sürekliliği ve arz güvenirliği ve kullanıcı tesisinin can ve/veya mal güvenliği gibi hususlar göz önünde bulundurularak AG yada YG seviyesinden karşılanabilirliğinin değerlendirilebileceğini, davacı tarafça mevzuat hükümlerine uygun başvuruda bulunulmadan tedbir yolu ile abonelik bağlanmasının sağlanmasına yönelik taleplerin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, nitekim görevli tedarik şirketi ile ... arasında perakende satış sözleşmesi imzalanmasını müteakip 13.08.2024 tarih ve saat 15:29'daki elektriğin açılmasına yönelik görevli tedarik şirketi talebi üzerine 13.08.2024 tarihi saat 17:50 itibariyle sayaçtan abonelik açıldığını, arz ve izah edilen sebeplerle, haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve beyan etmiştir.
BODRUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 29/11/2024 TARİHLİ KARARINDA;
"Dava dosyasında, Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, davalının gerçek usulde ticari kazanç yönünden ikinci sınıf tüccar olarak mükellefiyet kaydının devam ettiğinin bildirildiği, bu hali ile tarafların tacir olduğu, dava konusunun ticari işletmelerini ilgilendirdiği anlaşılmış olduğundan, Mahkememizin görevsizliğine, HMK.115/2 md.uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesi ve süresinde talep halinde dosyanın görevli Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 20/02/2025 TARİHLİ KARARINDA;
"Somut olayda, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, Bodrum Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, davalının gerçek usulde ticari kazanç yönünden ikinci sınıf tüccar olarak mükellefiyet kaydının devam ettiğinin bildirildiği, bu hali ile tarafların tacir olduğu gerekçesi ile, her ne kadar görevsizlik kararı verilmiş ise de, Bodrum Vergi Dairesinin yazı cevabına göre, davacı ...'ın ikinci sınıf tacir olarak kaydının devam ettiği, ancak gelirinin yukarıda belirtilen hadleri yani esnaf sınırını aşmadığı anlaşılmıştır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.Davacı gerçek kişi olup tacir değildir. Buna göre, davacnın tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle davaya ticaret mahkemesinde bakılamayacağından açılan iş bu davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkememiz tarafından da karşı görevsizlik kararı verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE;
Dava; elektrik aboneliği tesisi talebini içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi” başlıklı 2 nci maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanun'da ve diğer Kanun'larda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile değişik TTK’nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesi tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmünü, 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası ise; “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükümlerini içermektedir.
6102 sayılı Kanun'un 12. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Aynı Kanun'un 15. maddesine göre ise ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. 5362 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde, esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
Somut olayımıza gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık önceki abonenin borcunu ödememiş olması nedeniyle yeni aboneye elektrik aboneliğinin verilmemesi hususundan kaynaklanmaktadır. Dosya arasında mevcut belgelere göre, davacının kazancının tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olduğu, işletme hesabı esasına göre deftere tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık konusu taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmadığı gibi eldeki davanın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı davalar arasında da bulunmadığı, dava genel hükümlere göre açıldığından davanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalının tacir sıfatı bulunmadığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek sonuçlandırılması gereklidir. Bu sebeple, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle,
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE.
2-Dosyanın merci tayini isteminde bulunan mahkemeye gönderilmesine.
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22/2 ve 362/1-c maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
**Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.**