T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 28/07/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)*
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/02/2025
NUMARASI : ...Esas - ... Karar
DAVACI : ... -...
DAVALI : ... -...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi ve .... Asliye Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ:
....Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile; "Buna göre her ne kadar .... Asliye Hukuk Mahkemesince iş bu davanın taraflarının tacir sıfatının bulunduğu nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, gelen yazı cevaplarına göre davalı ...'ın gelirinin tacir olma sınırının altında kaldığı ve esnaf olarak işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup davalının tacir olmadığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve belirtilen gerekçeler doğrultusunda, davalının tacir sıfatının bulunmaması, uyuşmazlık konusunun 6102 Sayılı TTK'da düzenlenmemiş olmasına ve tarafların ticari işletmesiyle ilgili olmamasına göre, davaya ticaret mahkemesinde bakılması düşünülemez. .. . Asliye Hukuk Mahkemesince davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; belirtilen gerekçeler neticesinde görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak mahkememizce de karşı görevsizlik kararı verilmiştir." denilmek suretiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
....Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile; "Davacı, zeytin fabrikası sahibi olduğu ve vergi kaydının bulunduğu, davalının da davacıdan zeytin yağı satın aldığı ve bedelinin ödenmediği iddiasıyla itirazın iptali davasının açıldığı, davalının zeytin yağı imalatına ilişkin vergi kaydının bulunduğu,somut olayda tarafların tacir sıfatının bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin, her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ve koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği, işbu davaya bakmakla ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından dosyaya görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiş ve ayrı ayrı verilen yetkisizlik kararları üzerine yargı yeri belirlenmesi için dosyanın dairemize gönderildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
HMK.nın 22 ve 23. maddeleri gereğince Dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır. HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede:
Dava, zeytinyağı alış verişi nedeniyle düzenlenen faturanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz edilmesi sonucu takibin durması üzerine açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nun 207.maddesinde satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir şeklinde tarif edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 2.maddesinde "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Dosya kapsamında ... Asliye Ticaret Mahkemesince yazılan müzekkerelere verilen cevaplara göre;
... Vergi Dairesinin 18/04/2025 tarihli yazılarında; ... (T.C....) vergi kimlik numaralı mükellefi ...'nın Kazanç Tespit Şekli Bilanço Esası, ... (... T.C.) vergi kimlik numaralı ...'ın Kazanç Tespit Şekli İşletme Hesabı Esası olup 2023,2024 yılları için beyan ettikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinin gönderildiği belirtilmiştir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25/04/2025 tarihli yazılarında; ... ve ...'ın müdürlüklerinde kaydının bulunmadığı belirtilmiştir.
... Esnaf ve Sanatkarlar odaları Birliği Başkanlığının 30/04/2025 tarihli yazılarında; ... TC Kimlik numaralı ...'nın 15,08.2001 tarihinde Esnaf Sicil kaydını sildirdiği, 16.03.2017 Tarihinde Sıvıyağ, Katıyağı İmalat Ticareti ve Şarkütericilik meslekleri ile ... Mah.... Biv.No... .../... adresinde tekrar sicil kaydını açtırarak ... Gıda Maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf odası üzerinden esnaf ve sicil kaydı devam ettiğini; ... T.C kimlik numaralı ..., Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğümüzde ... sicil no ile 10.03.2004 tarihinde Kamyon işletmesi Şoför mesleği ile ... Köyü Merkez Sk.No... .../... adresinde ... Şoförler ve Otomobilciler Esnaf odası üzerinden meslek kaydını açtırdığını, Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğünde Esnaf ve Sanatkarlar sicil kaydının halen devam ettiği belirtilmiştir.
Somut olayda, zeytinyağı alış verişi nedeniyle düzenlenen faturanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz edilmesi sonucu takibin durması üzerine açılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davacı ...'nın bilanço esasına, davalı ...'ın işletme hesabı esasına göre defter tutan vergi mükellefi olduğu ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden tacir sayılmadığı, ticaret sicil müdürlüğünde tacir kayıtlarının olmadığı,... Esnaf ve Sanatkarlar odalarına kayıtlı oldukları, dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığından, somut uyuşmazlığın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, ....Asliye Hukuk Mahkemesince işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilemesi doğru görülmemiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27/07/2026
tarihinde oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :28/07/2026
...
Başkan
...
¸e- imzalıdır
...
Üye
...
¸e- imzalıdır
...
Üye
...
¸e- imzalıdır
...
Katip
...
¸e- imzalıdır