T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE:...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ...
TARİHİ: ...
NUMARASI:...
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN : ...
VEKİLİ: ...
KARŞI TARAF: ...
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
G.KARAR YAZIM TARİHİ: ...
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında gelişen ticari ilişki neticesinde varılan anlaşmada müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete fatura ve irsaliyelerde mevcut metre, kilogram ve miktarlardaki peçete ham, pike mamül, pike ham kareli, ham bez, müslin ham bezlerin satılması, satışa konu bu malların karşılığında da müvekkili şirkete borçlu şirketçe toplamda bakiye kalan 914.914,25-TL ödeme yapılması gerektiğini, bu konuda borçlu şirkete 14/01/2025 tarih .... fatura nolu ... irsaliye nolu, 14/12/2024 tarih ...fatura nolu ... irsaliye nolu, 21/11/2024 tarih ...fatura nolu ... irsaliye nolu, 14/11/2024 tarih ... fatura nolu ... irsaliye nolu e-faturalar ve irsaliyelerin tanzim edildiğini, müvekkili şirketin yerine getirmekle yükümlü olduğu edimini yerine getirdiğini, söz konusu malların müvekkili şirket tarafından satıldığını ve malların borçlu şirkete teslim edildiğini, fatura bedelinin ödenmesi yönünde müvekkili şirketçe borçlu şirkete bildirimler yapıldığını, karşılıklı görüşmeler gerçekleştirilmiş olsa da bugüne kadar belirtilen borç bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, borçlunun kaçma ihtimali olduğunu, borçlunun gayrimenkullerini satmakta ve kaçma ihtimalinin çok kuvvetli olduğunu, iş yerinde bulunmadığını ve telefonlara cevap vermediğini belirterek, günümüz şartlarında ve ticari hayatın hızlılığından ötürü borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 11/03/2025 tarihli değişik iş kararında; Salt fatura düzenlenmesinin fatura içeriği malın teslim edildiğinin ispatı için yeterli olmadığını, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerektiğini, somut olayda ihtiyati haciz talep eden satım sözleşmesine konu mal bedelleri için düzenlenen faturaların ödenmediğini iddia ettiğini, talebin fatura ve sevk irsaliyelerine dayalı olduğu sunulan sevk irsaliyesinde yer alan imzaların dosyanın tarafları dışındaki bir taşıyıcı firmanın şoförlerine ait olduğu, bunun dışında malın teslim edildiğini gösteren bir delil sunulmadığını, bu halde ihtiyati haciz talep eden tarafından mal teslimine ilişkin imzaların aleyhine ihtiyati haciz istenen ile bağlantısının ortaya konulamadığını, faturaya konu malların teslim edildiğine ilişkin karşı taraftan sadır olmuş bir kayıt sunulmamış olmasına göre ihtiyati haciz talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talepli dilekçesini tekrarla, yerel mahkemenin "E-İRSALİYE"nin de aynı E-fatura gibi görüldüğü üzere E-irsaliye ile E-faturalardaki malların borçluya gönderilmiş olduğunun açıkça ortada olduğunu, ancak yerel mahkemenin bu hususu gözetmediğini, hatalı bir şekilde "e-irsaliye"nin özelliğine, mahiyetine ve muhteviyatına aykırı olarak eksik incelemeyle karar verdiğini, "e-irsaliye" olarak sundukları karşı tarafın itiraz etmemesiyle kesinleşen malların teslim edildiğini gösteren ve ayrıca zaten ıslak imzalı da olan belgelere istinaden malların borçluya teslim edildiğinin açık ve net olarak görüldüğünü, yerel mahkemece dosya kapsamı ve alacaklı olduklarının net olarak ortada olduğu belliyken bu şekilde taleplerinin reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, ihtiyati haciz talepleri için alacaklarının ipotek ile teminat altında olmaması nedeniyle ihtiyati haciz kararının reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, mevcut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesinin yasal şartları oluştuğunu, sunulan faturalar ve irsaliyelerin; "e-fatura" ve "e-irsaliye" olduğunu, bu durumda faturaların ve irsaliyenin kesinleştiğini, e- irsaliyede ayrıca ıslak imza da bulunduğunu, malların teslim edildiğini, tüm bu kayıtların da zaten tarafların defterlerine işlendiğini, müvekkili şirketin yükümlü olduğu edimini yerine getirdiğini, karşı borçlu şirkete irsaliyelerde ve faturalarda mevcut malların teslim edilmiş olmasına rağmen borçlu şirkete satılan ve teslim edilen malların bedeli olan faturadaki bedelin borçlu şirketçe müvekkili şirkete tam olarak ödenmediğini, mevcut durumda söz konusu mal satışı ve belirtilen faturaya istinaden borçlu şirketin müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğu 914.914,25-TL borcu bulunduğunu, fatura bedelinin ödenmesi yönünde müvekkili şirketçe borçlu şirkete bildirimler yapıldığını, karşılıklı görüşmeler gerçekleştirilmiş olsa da bugüne kadar belirtilen borç bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından borçlu şirket yetkililerine birçok defa bildirimler yapılmış olmasına rağmen borçlu şirketçe belirttikleri bedelin halen ödenmediğini, yerel mahkemeye sunulan cari hesap ekstresi çıktısında da borcun görüldüğünü, taraflar arasında taleplerine konu edilen alacağın kaynağı olan ticari ilişkiden başkaca bir ilişki bulunmadığını, borçlunun kaçma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklı ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine göre ve özellikle talep dilekçesi ekinde sunulan delillerin ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde kanaat oluşturmadığı, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği kanaatiyle ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Mahkemesi'nin ... D.İş Esas, ... D.İş Karar sayılı dosyasında verilen ... tarihli değişik iş kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. ...
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.