T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO....
KARAR NO: ....
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE:....
KATİP: ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:...
TARİHİ: ..
NUMARASI: ...
DAVACI:...
VEKİLİ: Av....
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av....
DAVANIN KONUSU: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 23/05/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, sanayi kuruluşları, işletmeler ve tesislerin faaliyetlerinde belgelere uygun olup olmamasını kontrol edilmesini sağlamakta, işletmelere, çevre yönetim danışmanlık hizmeti verdiğini, ve davalı şirket müvekkilinden çevre yönetim danışmanlık hizmeti aldığını, müvekkili ile davalı, 02/01/2023 tarihinde "Çevre Danışmanlık Sözleşmesi" yaparak 01/01/2023-31/12/2023 tarihleri aralığında müvekkilinin bedeli karşılığında davalıya çevre yönetimi hizmeti vermesi için anlaştığını, davalının, müvekkilinden 2023 yılında 12 ay olmak üzere bir yıl boyunca çevre yönetim ve danışmanlık hizmeti aldığını ve müvekkili şirketin aylık olarak verdiği danışmanlık hizmetini ayrı ayrı faturalandırıldığını, faturaların bedelinin toplamda 70.296,63 TL değerinde olduğunu, ancak davalının verilen hizmete yönelik herhangi bir ödeme yapmadığını, fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve davalı şirket tarafından borca yönelik itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davalı şirketin malları kaçırma, gizleme ve bu maksatla alacaklı müvekkili şirketin haklarını ihlal etme niyetinde olduğu anlaşıldığından davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 10/03/2025 tarihli ara kararında; " ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde sunulan e arşiv faturasında aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığı, e-fatura sureti sunulmuş ise de; faturanın tek taraflı düzenlenen belge olduğu, dilekçe ekinde sunulan belgelerin İİK'nun 68/a maddesinde sayılan belgelerden olmadığı, bu nedenle alacağın muaccel olduğunun anlaşılamadığı, dolayısıyla taraflar arasında sözleşme bulunup bulunmadığı, faturaya konu hizmetin verilip verilmediği, fatura bedelinin ödenip ödenmediği, dolayısıyla talep edenin alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç olduğu, fatura konusu işin yapıldığına dair karşı taraftan sadır olmuş imzalı, bağlayıcı bir belge sunulmadığı, ayrıca borçlu tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığı, ihtiyati haczin yasal şartları için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İİK 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz kurumunun uygulanabilmesinin şartları somut olayda tek tek incelendiğinde; İhtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerektiğini, dava konusu alacağın niteliği, konusu para alacağı olan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması olduğunu, davalının, müvekkiline para borcu bulunduğunu, ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması ve alacağın varlığının yaklaşık ispat ile ispatlanmış olması gerektiğini, müvekkilinin, davalı ile arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, her fatura kesimini takip eden ay içinde muaccel hale geldiğini, taraflar arasında akdedilen, müvekkili şirketin temsilcisinin ve davalı şirketinin temsilcinin imzaladığı, 02/01/2023 tarihli "Çevre Danışmanlık Sözleşmesi"nin 5.e. Maddesindeki "Fatura her ay sonu kesilir ve takip eden ay içinde ödeme yapılır." hükmü uyarınca müvekkilinin davalıdan olan para borcunun muaccel olduğunu, Yerel mahkeme her ne kadar "Taraflar arasında sözleşme bulunup bulunmadığı, faturaya konu hizmetin verilip verilmediği, fatura bedelinin ödenip ödenmediği, dolayısıyla talep edenin alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç olduğunu, faturanın tek taraflı düzenlenen belge olduğu, ihtiyati haczin yasal şartları için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine" şeklinde hukuka aykırı hüküm kurulduğunu, İİK'nın 258. maddesi/1. fıkrası 2. cümlesi hükmü uyarınca; “ Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.” bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından ve aşağıdaki Yargıtay kararından hareketle, taraflarına sunulan tarafların imzası bulunan Çevre Danışmanlık Sözleşmesi ve faturalar gözetilerek ihtiyati haciz talebinin kabulünün gerektiğini, bu aşamada ihtiyati hacze ilişkin yaklaşık ispat şartının yerine getirildiği, alacağın muaccel olduğu İİK m. 257'deki tüm şartların gerçekleştiğini, yerel mahkeme her ne kadar ara kararında ihtiyati haciz talebinin reddine gerekçe olarak; "Ayrıca borçlu tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığını" gerekçe gösterse de muaccel alacaklar için verilecek ihtiyati haciz kararında borçlunun mal kaçırması, mallarını gizlemesi koşulu aranmadığını, nitekim İİK'nın 257/II. maddesine göre vadesi gelmemiş alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun belli bir yerleşim yerinin olmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya hazırlanması, kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gerektiğıini, istinafa konu davada ise alacağın vadesi gelmiş muaccel alacak olduğunu, bu nedenlerle .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı 10.03.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle alacağın varlığının ve miktarının bu aşamada yargılamayı gerektirdiği nazara alındığında ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında verilen 10/03/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 22/05/2025
....Başkan
....Üye
....Üye
...Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.